ayrılmak ile cümle
ayrılmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
İsa o zaman Onikilere, ‹‹Siz de mi ayrılmak istiyorsunuz?›› diye sordu.А Моисей ни е заповядал в закона да убиваме такива с камъни; Ти, прочее, що казваш за нея?
İsa o zaman Onikilere, ‹‹Siz de mi ayrılmak istiyorsunuz?›› diye sordu.Рече ж Ісус дванайцятьом: Чи й ви хочете йти?
İsa o zaman Onikilere, ‹‹Siz de mi ayrılmak istiyorsunuz?›› diye sordu.Тогда Иисус сказал двенадцати: не хотите ли и вы отойти?
İsa o zaman Onikilere, ‹‹Siz de mi ayrılmak istiyorsunuz?›› diye sordu.ויאמר ישוע אל שנים העשר היש את נפשכם גם אתם לסור ממני׃
İsa o zaman Onikilere, ‹‹Siz de mi ayrılmak istiyorsunuz?›› diye sordu.فقال يسوع للاثني عشر ألعلكم انتم ايضا تريدون ان تمضوا.
İsa o zaman Onikilere, ‹‹Siz de mi ayrılmak istiyorsunuz?›› diye sordu.耶 穌 就 對 那 十 二 個 門 徒 說 、 你 們 也 要 去 麼
İsa o zaman Onikilere, ‹‹Siz de mi ayrılmak istiyorsunuz?›› diye sordu.耶穌 就 對 那 十二 個 門徒 說 、 你 們 也 要 去 麼
Katar'dan ayrılmak ya da ailemi terk etmek istemiyorum, ama elimde başka ne seçenek var ki?Ik wil niet weg uit Qatar en weg van mijn familie, maar wat voor keuze heb ik?
Katar'dan ayrılmak ya da ailemi terk etmek istemiyorum, ama elimde başka ne seçenek var ki?Je ne veux pas quitter le Qatar et ma famille, mais est-ce que j'ai le choix ?
Katar'dan ayrılmak ya da ailemi terk etmek istemiyorum, ama elimde başka ne seçenek var ki?Nie chcę opuszczać Kataru ani mojej rodziny, ale jaki mam inny wybór?
Katar'dan ayrılmak ya da ailemi terk etmek istemiyorum, ama elimde başka ne seçenek var ki?No quiero dejar Qatar o a mi familia pero, ¿qué opciones tengo?
Katar'dan ayrılmak ya da ailemi terk etmek istemiyorum, ama elimde başka ne seçenek var ki?Δεν θέλω να φύγω από το Κατάρ ή να αφήσω την οικογένειά μου, αλλά τι επιλογή έχω;
[kendi dilinde]: Ben yoldan ayrılmak istemiyorum.Je ne bougerai pas d'ici.
[kendi dilinde]: Ben yoldan ayrılmak istemiyorum.남자: 지나가야 한다고.
[kendi dilinde]: Ben yoldan ayrılmak istemiyorum.الرجل: لا أريد أن أبتعد عن الطريق.
[kendi dilinde]: Ben yoldan ayrılmak istemiyorum.男(母国語): やめろ、この野郎!
Kolejden ayrılmak zorunda kalmış, geri dönmeye çalışıyordum.Así, que me retiraron de la universidad y yo trataba de volver.
Kolejden ayrılmak zorunda kalmış, geri dönmeye çalışıyordum.Bila sem izpisana iz kolidža. Skušala sem se vrniti nazaj.
Kolejden ayrılmak zorunda kalmış, geri dönmeye çalışıyordum.Donc je suis virée de l'Université, je continue à essayer de revenir en arrière.
Kolejden ayrılmak zorunda kalmış, geri dönmeye çalışıyordum.Ich war also nicht mehr auf dem College, ich versuchte wieder zurückzukehren.
Kolejden ayrılmak zorunda kalmış, geri dönmeye çalışıyordum.Ik kon dus niet meer naar de universiteit maar bleef proberen.
Kolejden ayrılmak zorunda kalmış, geri dönmeye çalışıyordum.Jadi saya keluar dari universitas, saya terus berusaha untuk kembali.
Kolejden ayrılmak zorunda kalmış, geri dönmeye çalışıyordum.Jag var tagen ur college, och jag försökte flera gånger börja igen. De sa, "Du kommer inte att gå ut college."
Kolejden ayrılmak zorunda kalmış, geri dönmeye çalışıyordum.Khi tôi bị rút khỏi đại học, tôi cứ cố gắng quay lại.
Kolejden ayrılmak zorunda kalmış, geri dönmeye çalışıyordum.Kivesznek tehát az egyetemről, próbálok visszajutni.
Kolejden ayrılmak zorunda kalmış, geri dönmeye çalışıyordum.어쨌든 대학을 그만두었다가 학교로 되돌아 가려고 노력하고 있었지요.
Kolejden ayrılmak zorunda kalmış, geri dönmeye çalışıyordum.M-au retras de la colegiu, dar eu tot încercam să continui.
Kolejden ayrılmak zorunda kalmış, geri dönmeye çalışıyordum.Minut oli siis poistettu collegesta. Yritin päästä takaisin.
Kolejden ayrılmak zorunda kalmış, geri dönmeye çalışıyordum.Odsunięto mnie od studiów, ale próbowałam wrócić.
Kolejden ayrılmak zorunda kalmış, geri dönmeye çalışıyordum.Quindi lascio l'università, continuo a cercare di tornarci.
Kolejden ayrılmak zorunda kalmış, geri dönmeye çalışıyordum.Saio da faculdade, tento sempre regressar, mas dizem-me:
Kolejden ayrılmak zorunda kalmış, geri dönmeye çalışıyordum.Så jeg bliver taget ud af college, Jeg bliver ved med at prøve at komme tilbage.
Kolejden ayrılmak zorunda kalmış, geri dönmeye çalışıyordum.Takže jsem vypadla z vysoké a snažila jsem se dostat zpět.
Kolejden ayrılmak zorunda kalmış, geri dönmeye çalışıyordum.Takže som vypadla z vysokej a snažila sa tam vrátiť.
Kolejden ayrılmak zorunda kalmış, geri dönmeye çalışıyordum.Με βγάζουν λοιπόν από το κολέγιο και προσπαθώ να επιστρέψω.
Kolejden ayrılmak zorunda kalmış, geri dönmeye çalışıyordum.Извън колежа съм, опитвайки се да вляза отново.
Kolejden ayrılmak zorunda kalmış, geri dönmeye çalışıyordum.Меня исключили из колледжа, я пыталась вернуться назад.
Kolejden ayrılmak zorunda kalmış, geri dönmeye çalışıyordum.Отож я, відсторонена від університету, не полишаю спроб повернутись до навчання.
Kolejden ayrılmak zorunda kalmış, geri dönmeye çalışıyordum.אילצו אותי לפרוש מהלימודים והמשכתי לנסות לחזור.
Kolejden ayrılmak zorunda kalmış, geri dönmeye çalışıyordum.لذا فقد تم فصلي من الجامعة، وقد بقيت أحاول العودة لها
Kolejden ayrılmak zorunda kalmış, geri dönmeye çalışıyordum.みんなに言われました 「卒業は無理だよ
Konuşmamı bitirmeden önce bir söz söyleyerek aranızdan ayrılmak istiyorum.Aber bevor ich heute meinen Vortrag beende, möchte ich noch etwas loswerden.
Konuşmamı bitirmeden önce bir söz söyleyerek aranızdan ayrılmak istiyorum.Ale než ukončím mé dnešní povídání, chci vám tu nechat jedno úsloví.
Konuşmamı bitirmeden önce bir söz söyleyerek aranızdan ayrılmak istiyorum.오늘 발표를 마치기 전에 한가지 말씀을 드리고 싶어요.
Konuşmamı bitirmeden önce bir söz söyleyerek aranızdan ayrılmak istiyorum.Mais avant de terminer, Je veux vous quitter avec un dicton.
Konuşmamı bitirmeden önce bir söz söyleyerek aranızdan ayrılmak istiyorum.Ma prima di concludere il mio discorso vorrei lasciarvi con una massima.
Konuşmamı bitirmeden önce bir söz söyleyerek aranızdan ayrılmak istiyorum.Mas antes de terminar a minha palestra, quero deixar-vos uma frase.
Konuşmamı bitirmeden önce bir söz söyleyerek aranızdan ayrılmak istiyorum.Nhưng trước khi tôi kết thúc buổi nói chuyện hôm nay, Tôi muốn gửi lại các bạn một câu nói.
Konuşmamı bitirmeden önce bir söz söyleyerek aranızdan ayrılmak istiyorum.Pero antes de terminar mi charla de hoy quiero dejarles un dicho.
Konuşmamı bitirmeden önce bir söz söyleyerek aranızdan ayrılmak istiyorum.Voordat ik mijn toespraak vandaag beëindig, ga ik jullie nog een spreekwoord vertellen:
Konuşmamı bitirmeden önce bir söz söyleyerek aranızdan ayrılmak istiyorum.И прежде чем я закончу выступление, я хочу познакомить вас с одним изречением.
Konuşmamı bitirmeden önce bir söz söyleyerek aranızdan ayrılmak istiyorum.Но преди да завърша моята беседа днес, искам да ви оставя с една поговорка.
Konuşmamı bitirmeden önce bir söz söyleyerek aranızdan ayrılmak istiyorum.לפני שאסיים את השיחה שלי היום, אני רוצה להשאיר אתכם עם אמירה אחת.
Konuşmamı bitirmeden önce bir söz söyleyerek aranızdan ayrılmak istiyorum.,لكن قبل أن أنهي حديثي اليوم أريد أن أترككم مع مقولة
Konuşmamı bitirmeden önce bir söz söyleyerek aranızdan ayrılmak istiyorum.皆さんに覚えておいてほしい言葉があります 「銃に弾を込めるのは遺伝だが
Kralın huzurundan ayrılmak için acele etme. Kötülüğe bulaşma. Çünkü o dilediği her şeyi yapar.Älä ole kerkeä luopumaan hänestä, äläkä asetu pahan asian puolelle, sillä hän tekee, mitä vain tahtoo.
Kralın huzurundan ayrılmak için acele etme. Kötülüğe bulaşma. Çünkü o dilediği her şeyi yapar.Chớ vội lui ra khỏi trước mặt người ; đừng ghì mài trong sự ác , vì vua làm điều chi đẹp_lòng mình .
Kralın huzurundan ayrılmak için acele etme. Kötülüğe bulaşma. Çünkü o dilediği her şeyi yapar.Chớ vội lui ra khỏi trước mặt người; đừng ghì mài trong sự ác, vì vua làm điều chi đẹp lòng mình.
Kralın huzurundan ayrılmak için acele etme. Kötülüğe bulaşma. Çünkü o dilediği her şeyi yapar.Eile nicht zu gehen von seinem Angesicht, und bleibe nicht in böser Sache; denn er tut, was er will.
Kralın huzurundan ayrılmak için acele etme. Kötülüğe bulaşma. Çünkü o dilediği her şeyi yapar.Förhasta dig icke att övergiva honom, inlåt dig ej på något som är ont; han kan ju göra allt vad han vill.