ayrılmak ile cümle

ayrılmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Genelde, Finlandiya’dan ayrılmak için belli bir süre tanınır.Обычно вам предоставляется срок, в течение которого вы должны покинуть Финляндию.
Genelde, Finlandiya’dan ayrılmak için belli bir süre tanınır.في العادة يتم منحك فترة محددة، يتوجب عليك خلالها مغادرة فنلندا.
Genelde, Finlandiya’dan ayrılmak için belli bir süre tanınır.在限定期内,如果您不主动离开芬兰,警察局或边防局会对您执行强制出境。
Harbiden de ne yaptığımı öğrenmişti. Ve gerçekten de benden ayrılmak istemişti.Il savait effectivement ce que je faisais et il voulait rompre avec moi à cause de ça.
Hatta dün, arkadaşlarım bizim evdeydi ve ayrılmak istediklerindeBahkan kemarin, saat teman-teman saya datang berkunjung ke rumah dan mereka akan pulang,
Hatta dün, arkadaşlarım bizim evdeydi ve ayrılmak istediklerindeHier encore, j'avais invité des amis à la maison et quand ils voulûrent partir,
Hatta dün, arkadaşlarım bizim evdeydi ve ayrılmak istediklerindeIgår, hade jag vänner hemma på besök och när de skulle gå,
Hatta dün, arkadaşlarım bizim evdeydi ve ayrılmak istediklerindeVčeraj so me doma obiskali prijatelji, ko pa so hoteli oditi, sem po nesreči rekel:
Hatta dün, arkadaşlarım bizim evdeydi ve ayrılmak istediklerindeWczoraj odwiedzili mnie moi przyjaciele i kiedy chcieli już wychodzić, odruchowo powiedziałem:
Hatta dün, arkadaşlarım bizim evdeydi ve ayrılmak istediklerindeحتى أمس، كان أصدقائي يزورونني في المنزل وعندما أرادوا الرحيل،
Her iki sistemin de yetersiz olması mümkündür ve ülkeler veri bulunurluğu bakımından ayrılmaktadır.Begge systemer er formentlig ufuldstændige, og tilgængeligheden af data er forskellig fra land til land.
Her iki sistemin de yetersiz olması mümkündür ve ülkeler veri bulunurluğu bakımından ayrılmaktadır.Beide systemen zijn waarschijnlijk gebrekkig, en de beschikbaarheid van gegevens verschilt per land.
Her iki sistemin de yetersiz olması mümkündür ve ülkeler veri bulunurluğu bakımından ayrılmaktadır.É provável que ambos os sistemas sejam imperfeitos e os países diferem quanto à disponibilidade de dados.
Her iki sistemin de yetersiz olması mümkündür ve ülkeler veri bulunurluğu bakımından ayrılmaktadır.Kumpikaan järjestelmä ei todennäköisesti ole täydellinen, ja tietojen saatavuus vaihtelee maittain.
Her iki sistemin de yetersiz olması mümkündür ve ülkeler veri bulunurluğu bakımından ayrılmaktadır.Nici unul dintre cele dou≤ sisteme nu este perfect, iar disponibilitatea datelor difer≤ de la o †ar≤ la alta.
Her iki sistemin de yetersiz olması mümkündür ve ülkeler veri bulunurluğu bakımından ayrılmaktadır.Oba systémy sú pravdepodobne nedokonalé a krajiny sa líšia v dostupnosti údajov.
Her iki sistemin de yetersiz olması mümkündür ve ülkeler veri bulunurluğu bakımından ayrılmaktadır.Verjetno sta oba sistema nepopolna, države pa se razlikujejo glede razpoložljivosti podatkov.
Her iki sistemin de yetersiz olması mümkündür ve ülkeler veri bulunurluğu bakımından ayrılmaktadır.Възможно е двете системи да са несъвършени и да съществуват различия между страните в предоставянето на данни.
Hiç ayrılmak istemez.E non se ne vuole mai andare.
Hiç ayrılmak istemez.Il ne veut plus en partir.
Hiç ayrılmak istemez.I nie chce wcale wyjść.
Hiç ayrılmak istemez.Şi nu vrea să mai plece niciodată.
Hiç ayrılmak istemez.Δεν θέλει καθόλου να φύγει.
Hiç ayrılmak istemez.І він ніколи її не залишає.
Hiç ayrılmak istemez.Он не хочет уходить.
Hiç ayrılmak istemez.Той никога не иска да си тръгва.
İkinci kademe uçaklar birkaç türe ayrılmaktadır.Auf der zweiten Stufe werden Flugzeuge in mehrere Typen unterteilt.
İkinci kademe uçaklar birkaç türe ayrılmaktadır.Au rang deux, les avions sont divisés en plusieurs types.
İkinci kademe uçaklar birkaç türe ayrılmaktadır.Na druhé úrovni jsou letouny rozděleny do několika typů.
İkinci kademe uçaklar birkaç türe ayrılmaktadır.Na poziomie II samoloty podzielono na różne typy.
İnceleme için parçalara ayrılmak istemezsin, değil mi?Annars tar vi isär dig och undersöker dig del för del.
İnceleme için parçalara ayrılmak istemezsin, değil mi?Chyba nie chcesz, żebyśmy cię rozebrali na części i pooglądali?
İnceleme için parçalara ayrılmak istemezsin, değil mi?Ellers skiller vi dig ad og undersøger dig del for del.
İnceleme için parçalara ayrılmak istemezsin, değil mi?Et kai halua, että sinut revitään osiin ja tutkitaan?
İnceleme için parçalara ayrılmak istemezsin, değil mi?Não queres ser desmontado membro a membro, e examinado, certo?
İnceleme için parçalara ayrılmak istemezsin, değil mi?Non vorrai essere smembrato ed esaminato pezzo per pezzo, vero?
İnceleme için parçalara ayrılmak istemezsin, değil mi?No querrás que te desmiembre para que te examine, ¿verdad?
İnceleme için parçalara ayrılmak istemezsin, değil mi?Θες να σε κομματιάσουμε και να σε εξετάσουμε;
İnceleme için parçalara ayrılmak istemezsin, değil mi?Ты ведь не хочешь, чтобы тебя разобрали по кусочкам и изучили?
İsa o zaman Onikilere, ‹‹Siz de mi ayrılmak istiyorsunuz?›› diye sordu.Atunci Isus a zis celor doisprezece: ,,Voi nu vreţi să vă duceţi?``
İsa o zaman Onikilere, ‹‹Siz de mi ayrılmak istiyorsunuz?›› diye sordu.Då sade Jesus till de tolv: »Icke viljen väl också I gå bort?»
İsa o zaman Onikilere, ‹‹Siz de mi ayrılmak istiyorsunuz?›› diye sordu.Da sprach Jesus zu den Zwölfen: Wollt ihr auch weggehen?
İsa o zaman Onikilere, ‹‹Siz de mi ayrılmak istiyorsunuz?›› diye sordu.Disse allora Gesù ai Dodici: «Forse anche voi volete andarvene?»
İsa o zaman Onikilere, ‹‹Siz de mi ayrılmak istiyorsunuz?›› diye sordu.Ðức Chúa Jêsus phán cùng mười hai sứ đồ rằng: Còn các ngươi, cũng muốn lui chăng?
İsa o zaman Onikilere, ‹‹Siz de mi ayrılmak istiyorsunuz?›› diye sordu.Ðức_Chúa_Jêsus phán cùng mười_hai sứ đồ_rằng : Còn các ngươi , cũng muốn lui chăng ?
İsa o zaman Onikilere, ‹‹Siz de mi ayrılmak istiyorsunuz?›› diye sordu.Entonces Jesús dijo a los doce: --¿Queréis acaso iros vosotros también
İsa o zaman Onikilere, ‹‹Siz de mi ayrılmak istiyorsunuz?›› diye sordu.Jésus donc dit aux douze: Et vous, ne voulez-vous pas aussi vous en aller?
İsa o zaman Onikilere, ‹‹Siz de mi ayrılmak istiyorsunuz?›› diye sordu.Jesus sa da til de tolv: Vil også I gå bort?
İsa o zaman Onikilere, ‹‹Siz de mi ayrılmak istiyorsunuz?›› diye sordu.Jesus sagde da til de tolv: "Mon også I ville gå bort?"
İsa o zaman Onikilere, ‹‹Siz de mi ayrılmak istiyorsunuz?›› diye sordu.예수께서 열 두 제자에게 이르시되 너희도 가려느냐
İsa o zaman Onikilere, ‹‹Siz de mi ayrılmak istiyorsunuz?›› diye sordu.Lalu Yesus bertanya kepada kedua belas pengikut-Nya, "Apakah kalian juga mau meninggalkan Aku?
İsa o zaman Onikilere, ‹‹Siz de mi ayrılmak istiyorsunuz?›› diye sordu.Monda azért Jézus a tizenkettõnek: Vajjon ti is el akartok-é menni?
İsa o zaman Onikilere, ‹‹Siz de mi ayrılmak istiyorsunuz?›› diye sordu.Niin Jeesus sanoi niille kahdelletoista: "Tahdotteko tekin mennä pois?"
İsa o zaman Onikilere, ‹‹Siz de mi ayrılmak istiyorsunuz?›› diye sordu.Perguntou então Jesus aos doze: Quereis vós também retirar-vos?
İsa o zaman Onikilere, ‹‹Siz de mi ayrılmak istiyorsunuz?›› diye sordu.Reče torej Jezus dvanajsterim: Ali hočete tudi vi oditi?
İsa o zaman Onikilere, ‹‹Siz de mi ayrılmak istiyorsunuz?›› diye sordu.Tedy řekl Ježíš ke dvanácti: Zdali i vy chcete odjíti?
İsa o zaman Onikilere, ‹‹Siz de mi ayrılmak istiyorsunuz?›› diye sordu.Tedy rzekł Jezus do onych dwunastu: Izali i wy chcecie odejść?
İsa o zaman Onikilere, ‹‹Siz de mi ayrılmak istiyorsunuz?›› diye sordu.Vtedy povedal Ježiš tým dvanástim: Či azda i vy chcete odísť?
İsa o zaman Onikilere, ‹‹Siz de mi ayrılmak istiyorsunuz?›› diye sordu."Willen jullie niet ook liever weggaan?" vroeg Jezus aan Zijn twaalf discipelen.
İsa o zaman Onikilere, ‹‹Siz de mi ayrılmak istiyorsunuz?›› diye sordu.Ειπε λοιπον ο Ιησους προς τους δωδεκα Μηπως και σεις θελετε να υπαγητε;

İlgili Sayfalar