ayrılmak ile cümle
ayrılmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
4
ORT. KELİME
Tom ayrılmak için isteksizdir.Tom is reluctant to leave.
Boston'dan ayrılmak zorundasın.You have to leave Boston.
Asla Boston'dan ayrılmak istemedim.I never wanted to leave Boston.
Treni yakalamak için erkenden ayrılmak zorundayım.I have to leave early to catch the train.
Ayrılmak istiyor musun?Do you want to leave?
Bugün ayrılmak istiyorum.I want to leave today.
Şimdi ayrılmak mı istiyorsun?Do you want to leave now?
Tom ayrılmak istemedi.Tom didn't want to leave.
Ben Tom'dan ayrılmak istemiyorum.I don't want to leave Tom.
Senden ayrılmak istemiyorum.I don't want to leave you.
Kasabadan ayrılmak istemiyorum.I don't want to leave town.
Sen neden ayrılmak istiyorsun?Why would you want to leave?
Boston'dan ayrılmak istemiyorum.I don't want to leave Boston.
Kim buradan ayrılmak isterdi?Who'd ever want to leave here?
Tom Mary'den ayrılmak istemiyor.Tom doesn't want to leave Mary.
Tom Mary'den ayrılmak istiyor.Tom wants to break up with Mary.
Tom avukatlıktan ayrılmak istedi.Tom wanted to quit practicing law.
Buradan ayrılmak istiyorsun, değil mi?You want to leave here, don't you?
Şimdi ayrılmak istediğinden emin misin?Are you sure you want to leave now?
Asla bu odadan ayrılmak istemiyorum.I don't ever want to leave this room.
Sana teşekkür etmeden ayrılmak istemedim.I didn't want to leave without saying thank you.
Ayrılmak istemiyorum.I don't want to quit.
Sanırım, Tom bu kadar erken ayrılmak istemedi.I think Tom didn't want to leave so early.
Gerçekten kız arkadaşınla ayrılmak istiyor musun?Do you really want to break up with your girlfriend?
Okuldan ayrılmak istediğine kesinlikle emin misin?Are you absolutely sure you want to drop out of school?
İş tamamlanmadan ayrılmak istemedim.I didn't want to leave before the work was completed.
O ayrılmak üzere.She's about to leave.
Biz erken ayrılmak zorundayız.We've got to leave early.
Ayrılmak zorundayız.We have to split.
Ayrılmak zorunda değildin.You didn't have to leave.
Mary ile ayrılmak istemedim.I didn't want to split up with Mary.
Tom'un niçin ayrılmak istediğini anlayamadım.I couldn't understand why Tom wanted to leave.
Tom'un ayrılmak istediğini sanmıyorum.I don't think Tom wants to leave.
Ayrılmak zorunda kalıncaya kadar yaklaşık bir saatim var.I've got about an hour until I have to leave.
Boston'dan ayrılmak zorundayım.I've got to leave Boston.
John geldiğinde Tom ve Mary ayrılmak üzereydiler.Tom and Mary were about to leave when John arrived.
Seninle ayrılmak bir hataydı.It was a mistake to break up with you.
Ayrılmak için çok erken.It's too early to leave.
Tom Mary'nin neden ondan ayrılmak istediğini bilmediğini söyledi.Tom said he didn't know why Mary wanted to break up with him.
Tom erken ayrılmak zorunda olduğunu söyledi.Tom said he had to leave early.
Ayrılmak üzereydim.I was about to leave.
Yarın ayrılmak zorundayız.We have to leave tomorrow!
Okuldan ayrılmak istiyorum.I want to leave school.
Tom ve Mary ayrılmak üzereler.Tom and Mary are about to leave.
Sen ayrılmak zorunda değilsin.You don't have to leave.
Tom ayrılmak için kalktı.Tom got up to leave.
Tom ayrılmak zorundaydı.Tom had to split.
Biz ayrılmak zorundaydık.We had to leave.
Tom ceketini aldı ve ayrılmak için hazırlandı.Tom got his coat and prepared to leave.
Karısından ayrılmak istiyor.He wants to separate from his wife.
Senin kadar çok buradan ayrılmak istiyorum.I want to leave here as much as you do.
En kısa zamanda buradan ayrılmak istiyorum.I want to leave here as soon as possible.
Biz ayrılmak istemiyoruz.We don't want to be separated.
Boston'dan ayrılmak istiyorum.I want to leave Boston.
Tom gerçekten partiden erken ayrılmak istemiyordu ama bir şey oldu.Tom didn't really want to leave the party early, but something came up.
Ve şimdi ayrılmak zorundasın.And now you have to leave.
Şimdi ayrılmak zorundasın.You have to leave now.
Hemen buradan ayrılmak zorundasın.You have to leave here at once.
Hemen buradan ayrılmak zorundayız.We have to leave here at once.
Tom bana şirketten ayrılmak istediğini söyledi.Tom told me he wanted to quit the company.