Ana içeriğe geç
Sözlük

ayrılma ile cümle

ayrılma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Ayrılmak zor.Leaving is hard.
Önümüzdeki Pazartesi gezin için ayrılmadan önce acilen seninle konuşmam gerekiyor.I need to speak with you urgently before you leave for your trip next Monday.
Eğer ayrılmazsanız, polisi arayacağım.If you don't leave, I'm calling the cops.
Tom geldiğinde ayrılmak üzereydim.I was just about to leave when Tom arrived.
Ayrılmaya henüz hazır olduğumuzu sanmıyorum.I don't think we're ready to leave yet.
Bunu, yaptığımız bilimsel araştırmanın ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz.We view this as an integral part of the scientific research we are doing.
Tom'un ayrılmak istemediği açıktı.It was clear that Tom didn't want to leave.
Ben ayrılmak için hazır değilim.I'm not ready to leave.
Keşke bu kadar erken ayrılmak zorunda kalmasaydım.I wish I didn't have to leave so soon.
Siz ikiniz gerçekten ayrılmazsınız.You two are really inseparable.
Ayrılmamızı istemiyorum.I don't want us to separate.
Tom bana yapabileceğimi söylemeseydi erken ayrılmazdım.I wouldn't have left early if Tom hadn't told me I could.
O şimdi ayrılmalı.He must leave now.
Asla ayrılmayacağım.I'll never quit.
O ayrılmayacak.He's not gonna quit.
Biz konuşana kadar ayrılmayacağım.I'm not leaving until we talk.
Tom'un gerçekten okuldan ayrılmak istediğini düşünüyor musun?Do you think Tom really intends to drop out of school?
Tom'u ayrılmaya ikna etmek kolay değildi.It wasn't easy to convince Tom to leave.
Fadıl, Leyla ile çok vakit geçirmeye başladı. Ayrılmazlardı.Fadil started spending a lot of time with Layla. They were inseparable.
Fadil ona ayrılmasını söyledi.Fadil told her to leave.
Tom şimdi ayrılmak zorunda değil, değil mi?Tom doesn't have to leave now, does he?
Buradan ayrılmak çok zor olacak.It's going to be very tough to leave here.
Buradan hiç ayrılmak istemiyorum.I don't want to ever leave here.
Tom ayrılmak istediğini söyledi.Tom said he wanted to leave.
Ayrılmana gerçekten gerek yok.There's really no need for you to leave.
Tom'u ayrılmamaya nasıl ikna ettin?How did you convince Tom not to leave?
Gerçekten ayrılmak istediğine inanamıyorum.I can't believe you really want to leave.
Tom ayrılmak istemediğini söyledi.Tom said he didn't want to leave.
Onlar ayrılmak istemiyorlar.They don't want to leave.
Yerinde olsaydım ayrılmazdım.I wouldn't quit if I were you.
Belki de ayrılmalıyız.Maybe we should quit.
Neden ayrılmamız gerekiyor?Why should we leave?
Tom ayrılmamızı rica etti.Tom asked us to leave.
Hava kararmadan önce eve dönmek istiyorsak şimdi ayrılmak zorundayız.We have to leave now if we want to get home before dark.
Ayrılmak istedim.I wanted to quit.
Erken ayrılmaya çalıştım.I tried to leave early.
Gerçekten partiden erken ayrılmak istemiyordum, ama bir şey çıktı.I didn't really want to leave the party early, but something came up.
Daha erken ayrılmalıydım.I should've left sooner.
Doğaçlama cazın ayrılmaz bir parçasıdır.Improvisation is an integral part of jazz.
Erken ayrılmak zorunda olan kişi benim.I'm the one who has to leave early.
Ayrılmamız gerektiğini düşünüyorum.I think that we should be leaving.
Tom, Mary'nin ayrılmasını bekliyor.Tom is waiting for Mary to leave.
Tom hiç ayrılmak istemedi.Tom didn't want to leave at all.
Tom, Mary'nin ayrılmayı planladığını bilmiyordu.Tom didn't know that Mary was planning to leave.
Asla Boston'tan ayrılmak istemedik.We never really wanted to leave Boston.
Ben asla gerçekten Boston'dan ayrılmak istemedim.I never really wanted to leave Boston.
Mary, Tom'a ayrılmaması için yalvardı.Mary begged Tom not to leave.
Tom'un ayrılmasını istedim.I wanted Tom to leave.
Sağlık nedenleriyle ayrılmak zorunda kaldım.I had to quit for health reasons.
Ayrılmadan önce seni arayacağım.I’ll call you before I leave.
Ayrılmamızda bir sakınca var mı?Do you mind if we leave?
Leyla restorandan ayrılmaya hazırlanıyordu.Layla was getting ready to leave the restaurant.
Dünyadan ayrılma acı çekmeyi gerçekten engelliyor mu?Does detachment from the world really prevent suffering?
Tom onu ​​gördüğümde ayrılmaya hazırlanıyordu.Tom was getting ready to leave when I saw him.
Tom ayrılmadan önce binadan ayrıldım.I left the building before Tom did.
Boston'dan ayrılmak istiyor musun?Do you want to leave Boston?
Leyla, Sami'den ayrılmak istedi.Layla wanted to leave Sami.
Tom erkenden ayrılmaya karar verdi.Tom decided to leave early.
Tom ayrılmayı reddediyor.Tom is refusing to leave.
Öğretmen öğrencilerin iki veya üç gruba ayrılmalarını istedi.The teacher asked the students to split off into groups of two or three.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod