ayrılma ile cümle
ayrılma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Asla Boston'tan ayrılmak istemiyorum.I never want to leave Boston.
Tom okuldan ayrılmayı düşündüğünü söylüyor.Tom says he's considering dropping out of school.
Neden okuldan ayrılmaya karar verdin?Why did you decide drop out of school?
Leyla, Sami'den ayrılmaktan söz ediyordu.Layla mentioned the break-up to Sami.
Tom işinden ayrılmayı düşündüğünü söylüyor.Tom says he's considering quitting his job.
İstediğiniz zaman ayrılmaktan çekinmeyin.Feel free to leave anytime you want to.
Lütfen neden ayrılmak istediğinizi söyleyin.Please tell me why you want to leave.
Ayrılmak ister misin?Would you like to leave?
Ayrılmamızı mı tercih ederdin?Would you prefer that we leave?
Tom, Mary'nin ayrılmak istediğini fark etti.Tom realized that Mary wanted to leave.
Hâlâ işinden ayrılmayı planlamıyor musun?Aren't you still planning to quit your job?
Sami kasabadan ayrılmak istedi.Sami wanted to leave the town.
Sami kasabadan ayrılmak istiyordu.Sami wanted to leave the town.
Buna inanamıyorum. Leyla zaten benden ayrılmak mı istiyor?I can't believe it. Layla wants to break up with me already?
Şimdi ayrılmamızı ister misin?Do you want us to leave now?
Tom ayrılmakta istekliydi.Tom was anxious to leave.
Tom ayrılmanı söylüyor.Tom wants you to leave.
Yakında ayrılmak isterim.I'd like to leave soon.
Tom Alice'den ayrılması gerektiğini Mary'nin John'a söylediğini biliyordu.Tom knew that Mary told John that he should break up with Alice.
Ayrılmaya hazırlanıyoruz.We're getting ready to leave.
Evden ayrılmak istemiyorum.I don't want to leave the house.
Tom ne zaman ayrılmak istiyor?When does Tom want to leave?
Tom Mary'yi okuldan ayrılmaması için ikna etmeye çalışacak.Tom will try to persuade Mary not to drop out of school.
Erken ayrılmamış olsaydı Tom'a ne olurdu.What would've happened to Tom if he hadn't left early?
Sami o gün ayrılmayı planlıyordu.Sami planned to leave that day.
Tom ayrılmalı.Tom should leave.
Tom evden ayrılmak istemiyor.Tom doesn't want to leave the house.
Tom ayrılmak zorunda olduğunu fark etti.Tom realized he had to leave.
Tom, Mary'nin ayrılması gerektiğini fark etti.Tom realized Mary had to leave.
Tom ayrılmadan önce yaptığını şeyi bitirmek zorunda.Tom has to finish what he's doing before he can leave.
Tom ne zaman ayrılmak istediğini söyledi?What time did Tom say he wanted to leave?
Tom ayrılmak zorunda olduğunun farkında değildi.Tom didn't realize he had to leave.
Tom evden ayrılmak istemedi.Tom didn't want to leave the house.
Tom, Mary'yi ayrılmaması için ikna etmeye çalışacaktır.Tom will try to persuade Mary not to leave.
Tom daha yeni ayrılmaya hazırlanıyor.Tom is just getting ready to leave.
Sami ayrılmak istemedi.Sami didn't want to leave.
Sami ayrılmak istemiyordu.Sami didn't want to leave.
Sami gruptan ayrılmak istiyordu.Sami wanted to quit the band.
Sami, Leyla'nın gruptan ayrılmasına kızmıştı.Sami was angry that Layla quit the band.
Yarına kadar ayrılmayacağım.I'm not leaving until tomorrow.
Tom'un erken ayrılmak zorunda kalacağını anlamadım.I didn't realize Tom was going to have to leave early.
Tom'un neden ayrılmamı istediğini bilmiyorum.I don't know why Tom wanted me to leave.
Tom yarın sabah ayrılmaya karar verdi.Tom has decided to leave tomorrow morning.
Bence Tom ayrılmak üzere.I think Tom is about to leave.
Tom'un ayrılmamıza bir itirazı yoktu.Tom had no objection to our leaving.
Boston'dan ayrılmaya karar verdik.We've decided to leave Boston.
Tom ve ben ayrılmaya karar verdik.Tom and I've decided to break up.
Tom Mary'ye ne zaman ayrılması gerektiğini sordu.Tom asked Mary what time she had to leave.
Tom erken ayrılmamalıydı.Tom shouldn't have left early.
Tom, Mary'ye ayrılmaya hazır olduğunu söyledi.Tom told Mary that he was ready to leave.
Tom ayrılmanın vakti geldiğini söyledi.Tom said it was time to leave.
Hiç ayrılmak istemiyorum.I don't ever want to leave.
Tom erken ayrılmamızı önerdi.Tom suggested we leave early.
Ben ayrılmamaya karar verdim.I've decided not to leave.
Boston'dan ayrılmaya hazırım.I'm ready to leave Boston.
Tom ayrılmaya hazır olduğunu söyledi.Tom said he's ready to leave.
Tom ayrılma vakti olduğunu biliyor.Tom knows it's time to leave.
Henüz Boston'tan ayrılmadım.I haven't left Boston yet.
Tom ayrılmam için bana el hareketi yaptı.Tom gestured for me to leave.
Tom'dan ayrılması istendi.Tom has been asked to leave.