Ana içeriğe geç
Sözlük

ayrılma ile cümle

ayrılma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Sanırım on dakika önce ayrılmalıydık.I think we should've left ten minutes ago.
Ayrılmadan önce ayakkabılarını temizlemeyi unutmayacağını nasıl ümit ederim?How I hope you don't forget to clean the shoes before leaving!
İşten ayrılmadan önce kart basmayı unutma.Don't forget to clock out before you leave work.
Buzağının, annesinden ayrılması gerekir.The calf should be separated from its mother.
Onlar yakında ayrılmaz oldular.They soon became inseparable.
Şimdi ayrılman gerekiyor mu?Do you need to leave now?
Tom ceketini aldı ve ayrılmak için hazırlandı.Tom got his coat and prepared to leave.
Karısından ayrılmak istiyor.He wants to separate from his wife.
O, kasabadan ayrılmadan önce onu görmeyi umuyordu.He was expecting to see her before he left town.
Benim hemen ayrılmam gerekiyor mu?Do I need to leave immediately?
Ayrılma zamanı mı?Is it time to leave?
Ayrılmadan önce ne kadar zamanımız var?How much time do we have before we leave?
Bugün biz ayrılmadan önce tüm hataların onarılması gerekir.All bugs should be fixed today before we leave.
Onun gece boyunca otelden ayrılıp ayrılmadığını biliyor musun?Do you know if he left the hotel during the night?
Tom ve Mary'nin ayrılma nedenini bilmiyorum.I don't know the reason why Tom and Mary don't get along.
Senin kadar çok buradan ayrılmak istiyorum.I want to leave here as much as you do.
En kısa zamanda buradan ayrılmak istiyorum.I want to leave here as soon as possible.
Kısa sürede ayrılmalıyız.We should be through soon.
Tom ve Mary ayrılmaya karar verdi.Tom and Mary decided to break up.
Tom ve Mary ayrılmadılar.Tom and Mary didn't get along.
Tom karısından ve çocuklarından ayrılmayı istemiyordu.Tom didn't like being separated from his wife and children.
Tom erken ayrılmamızda ısrar eden kişiydi.Tom was the one who insisted that we leave early.
Tom erken ayrılmayı öneren kişiydi.Tom was the one who suggested leaving early.
Mary önce makyaj yapmadan asla evden ayrılmaz.Mary never leaves her house without first putting on makeup.
Erken ayrılmamızı tavsiye etti.He advised us to leave early.
Biz ayrılmak istemiyoruz.We don't want to be separated.
Tom kasabadan ayrılmayacağına söz verdi.Tom promised he wouldn't leave town.
Boston'dan ayrılmanız muhtemelen zor olacak.It's probably going to be hard for you to leave Boston.
Boston'dan ayrılmak istiyorum.I want to leave Boston.
Tom gerçekten partiden erken ayrılmak istemiyordu ama bir şey oldu.Tom didn't really want to leave the party early, but something came up.
Tom ayrılmadan önce odayı kolaçan etti.Tom took one last look around the room before he left.
Sessiz olmazsan ayrılmanı isteyeceğim.If you're not quiet, I'm going to ask you to leave.
Ve şimdi ayrılmak zorundasın.And now you have to leave.
Ayrılmanızı istemek zorunda kalacağım.I'll have to ask you to leave.
Erken ayrılmamız Tom'un önerisiydi.It was Tom's suggestion that we leave early.
Ben erken ayrılmamız gerektiğini Tom'a önerdim.I suggested to Tom that we should leave early.
2.30'a kadar Boston'dan ayrılmadık.We didn't leave Boston until 2:30.
Hemen ayrılmalısın.You must leave now.
Şimdi ayrılmak zorundasın.You have to leave now.
Hemen ayrılman gerekir.You need to leave immediately.
Hemen buradan ayrılmalısın.You must leave here at once.
Hemen buradan ayrılmak zorundasın.You have to leave here at once.
Hemen buradan ayrılman gerekir.You should leave here at once.
Hemen buradan ayrılmalıyız.We must leave here at once.
Hemen buradan ayrılmak zorundayız.We have to leave here at once.
Buradan hemen ayrılmamız gerekir.We should leave here at once.
Hemen ayrılmalıyız.We must leave at once.
Hemen ayrılmamız gerekir.We should leave at once.
Bu nedenle ayrılmalıyız.That's why we must leave.
Bu yüzden ayrılmamız gerekir.That's why we need to leave.
Tom şirketten ayrılmaya karar verdi.Tom has decided to leave the company.
Tom bana şirketten ayrılmak istediğini söyledi.Tom told me he wanted to quit the company.
Tom şirketten ayrılmaya kararlıydı.Tom was determined to leave the company.
Tom bana senin okuldan ayrılmayı planladığını söyledi.Tom told me you were planning on dropping out of school.
Onlara Mary'nin ülkeden ayrılmasına izin vermeyeceğimi söyle.Tell them I won't allow Mary to leave the country.
Biz biraz daha erken ayrılmak zorundayız.We have to leave a bit earlier.
Acele et! Ayrılmak zorundayız.Hurry up! We have to leave.
Ayrılmadan önce ailesiyle kucaklaştı.She hugged her parents before she left.
Senin ayrılmanı bekliyoruz.We're waiting for you to leave.
O bana uygun değil çünkü ben saat 5'te ayrılmak zorundayım.That doesn't suit me because I have to leave at 5 P.M.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
ayrılma ile cümle - Sayfa 6 - ayrılma kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App