Ana içeriğe geç
Sözlük

ayrılma ile cümle

ayrılma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Mary ile ayrılmak istemedim.I didn't want to split up with Mary.
Tom'un niçin ayrılmak istediğini anlayamadım.I couldn't understand why Tom wanted to leave.
Ayrılmadan önce dosyalarımı düzenlememe yardım edebilir misin?Can you help me organize my files before you leave?
2.30'da ayrılmayı planladığımızı bilmiyordum.I didn't know you were planning to leave at 2:30.
Tom'un ayrılmak istediğini sanmıyorum.I don't think Tom wants to leave.
Ayrılmayı düşünüyorum.I've been thinking about leaving.
Boston'dan ayrılmaya karar verdim.I've decided to leave Boston.
Emekliye ayrılmaya karar verdim.I've decided to retire.
Ayrılmak zorunda kalıncaya kadar yaklaşık bir saatim var.I've got about an hour until I have to leave.
Boston'dan ayrılmak zorundayım.I've got to leave Boston.
Boston'dan hiç ayrılmadım.I've never left Boston.
Öbür güne kadar ayrılmayı planlamıyorum.I don't plan on leaving until the day after tomorrow.
Yarın sabah ayrılmayacağım.I won't leave tomorrow morning.
Asla senden ayrılmayacağım.I'm never going to leave you.
Ayrılmaya karar verip vermediklerini bilmiyorum.I don't know if they've decided to leave.
Sadece Boston'dan ayrılmayı düşünüyorum.I just want to get out of Boston.
Tom'un evden ayrılmadığını biliyorum.I know Tom didn't leave the house.
Buradan ayrılmam gerekiyor.I must leave here.
Bence ayrılmalıyız.I think we should break up.
Tom Mary'ye mümkün olduğunca erken ayrılmasını tavsiye etti.Tom advised Mary to leave as soon as possible.
Sanırım her ikimizde ayrılmalıyız.I think we both should leave.
Sanırım burada ayrılmalıyız.I think we should get out here.
John geldiğinde Tom ve Mary ayrılmak üzereydiler.Tom and Mary were about to leave when John arrived.
Bence sen Tom'dan ayrılma.I think you'd better stick with Tom.
Ayrılman için hiçbir sebep yok.There's no reason for you to quit.
Seninle ayrılmak bir hataydı.It was a mistake to break up with you.
Ayrılmadan önce seni ararım.I'll phone you before I start.
Onsuz asla evden ayrılmam.I never leave home without it.
Ayrılmak için çok erken.It's too early to leave.
Tom Mary'nin neden ondan ayrılmak istediğini bilmediğini söyledi.Tom said he didn't know why Mary wanted to break up with him.
Ayrılmadan önce senin için yapabileceğim bir şey var mı?Is there anything I can do for you before I leave?
Ben ayrılmadan önce yapacak bir sürü işim var.I've got a lot of work to do before I can leave.
Binadan ayrılmam gerekmiyor.I'm not supposed to leave the building.
Ayrılma zamanı olduğundan o kadar emin değilim.I'm not so sure it was time to leave.
Gözümün önünden ayrılmana asla izin vermem.I'd never let you out of my sight.
Tom erken ayrılmak zorunda olduğunu söyledi.Tom said he had to leave early.
Tom herkesin ayrılmasını istedi.Tom asked everyone to leave.
Ayrılmanı isterim.I'd like for you to leave.
Tom bize ayrılmamızı söyledi.Tom told us to leave.
Ayrılmak üzereydim.I was about to leave.
Git ve o ayrılmadan önce ona elveda de.Go and say goodbye to him before he leaves.
Yarın ayrılmak zorundayız.We have to leave tomorrow!
Otelden ayrılmaya karar verdim.I decided to leave the hotel.
Okuldan ayrılmaya karar verdim.I decided to leave the school.
Emily okuldan ayrılmaya karar verdi.Emily decided to leave the school.
Okuldan ayrılmak istiyorum.I want to leave school.
Mümkün olduğu kadar çabuk ayrılmayı planlıyoruz.We plan to leave as soon as possible.
Tom erken ayrılmamız gerektiğini düşündü.Tom thought we should leave early.
Tom ve Mary ayrılmak üzereler.Tom and Mary are about to leave.
Tom ve Mary henüz ayrılmadılar.Tom and Mary haven't left yet.
Tom ve Mary ayrılmaya karar verdiler.Tom and Mary decided to leave.
Bizim için ayrılma zamanı.It's time for us to leave.
Sen ayrılmak zorunda değilsin.You don't have to leave.
Tom ayrılmaya hazır değil.Tom's not ready to quit.
Tom ayrılmak için kalktı.Tom got up to leave.
Ayrılman gerek.You need to leave.
Tom'a ayrılmasını söyle.Tell Tom to leave.
Tom ayrılmak zorundaydı.Tom had to split.
Biz ayrılmak zorundaydık.We had to leave.
Tom Mary'nin onun gözünün önünden ayrılmasına asla izin vermemeliydi.Tom never should've let Mary out of his sight.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod