ayrılma ile cümle
ayrılma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Dört kardeşi vardır, fakat ebeveynlerinin ölümünden sonra ayrılmak zorunda kalmışlardır.שלושת אחיו היו יורשי עצר אך נפטרו לפני מותו של אביהם.
Köşkten ayrılmalı mıdır, yoksa kalmalı mıdır?אך האם ידבק בעבודה או שמא יוותר גם עליה?
Grup hiçbir zaman resmi olarak ayrılmadı.הם מעולם לא התגרשו באופן רשמי.
Fakat ne yazık ki Olimpos’tan ayrılma vakti de gelir.אך בפועל הוחלט להמשיך לקיימו במקביל לטורניר האולימפי.
Fakat ayrılmaları gerekiyordu.הייתי חייבת לעזוב.
Müdür Pope'un ordan ayrılması gerekiyordu.כתוצאה מכך האפיפיור בנדיקטוס יצא מהפגישה מוקדם.
Mebuslukla devlet memurluğu birbirinden ayrılmalıdır.במדינה נהוגה הפרדת הרשויות.
Hatta bunun için ordudan ayrılmayı bile göze almışti.תחת זאת היא בחרה לעזוב את הצבא.
Ama sadelikten hiç ayrılmadım."לעולם אל תשאיר אותי לבד".
Ancak sağlık problemlerinden ötürü oradan ayrılmak zorunda kaldı.אולם נאלצה לעזוב את התחום בגלל סיבות רפואיות.
Gemi batarken adam, eşinin cesedinden ayrılmaktansa ölmeyi tercih eder.אך אם תשאלו לדעתי, הייתי מעדיפה למות בזרועותיה של המינקת שלי.
Bunlar İtalya'dan ayrılmak üzere salıverildiler.נדרש לצאת מאיטליה.
Çok geçmeden okuldan ayrılmak zorunda kaldı.התלמיד הושעה מבית הספר באופן מיידי.
Nathan'ın ailesinden ayrılmasından sonra ise evlenirler.כשהגיעה גם החברה לטרזין, הם נישאו.
Diploten: Kromozomların sentromerleri ayrılmamıştır.פרק 11: בנוגע למכפלות אינסופיות של סינוסים.
İstifanın hemen sonrasında, emekliliğe ayrılma kararı aldı.מיד לאחר מכן הוא הודיע על פרישה.
Bunlar üç ana bölüme ayrılmaktadır.הן מחולקות לשלושה מבנים עיקריים.
İkizlerin uteroda ayrılma derecesi onların iki zigota bölündüğü zamana bağlıdır.התשובות בנוגע למה על המאמינים לעשות בתקופת ההיעלמות נחלקות לשתי גישות.
Riley, Organizasyondan ayrılma kararı alır.לילי מחליטה גם היא לעזוב את הלהקה.
Hokkaidō ise 14 alt prefektörlüğe (支庁 shichō) ayrılmaktadır.למשל, הוקאידו מחולק לארבע עשרה נפות, המשמשות כסניפים (shichō 支庁) של המחוז.
Hangi olayın onun şirketten ayrılmasını hızlandırdığı belirsizdi.עזיבתו העלתה תהיות בנוגע לסיבה שהוא עזב.
Bu eserlerinde çok kere muzik geleneklerinden radikal olarak ayrılmaktadır.על פי יחידה זו מתחלקות בקביעות יצירות מוזיקליות.
Ancak kısa bir süre sonra Lewington takımdan ayrılmak zorunda kaldı.כעבור זמן קצר עזב רובסון את הקבוצה.
Gazetecilerin otelden ayrılmasına izin verilmedi ve bazı kaynaklara göre "insan kalkanı" olarak kullanıldılar.על מנת שלא לעורר חשד, הם יצאו החוצה כאילו "עצרו" חשודים.
Tüccarın kızına aşık oldu fakat tüccar iflas edince ayrılmak zorunda kaldı.תכנן עם מוני עסקת סמים, אבל היא נכשלה עקב גניבת המשלוח.
Asla yoldan ayrılma.נמנע מלצאת אל הרחוב.
İlk dönem ve ikinci dönem olarak ikiye ayrılmaktadır.במהלך העונה הראשונה היא ועידן נפרדים.
Sezon bitimi sözleşmesi uzatılmadığından takımdan ayrılmak zorunda kaldı.ההערכה הייתה כי הוא יאלץ להחמיץ את שארית העונה.
Bugün bu okullar diğer okulların ayrılmaz bir parçası haline gelmişlerdir.חדרים אלה עדיין מהווים חלק מבית הספר כיום.
Bu tür roller artık onun ayrılmaz bir parçası olacaktır.הוראה הפכה להיות חלק בלתי נפרד מחייה.
Lescaut onlarain hemen bu evden ayrılmalarını söyler.בעל הבית מודיע להם שעליהם לעזוב את ביתו מיד.
Danimarka, 1978'de geri dönebilmek için bu noktada yarışmaya katılmamayı ve ayrılmayı seçti.דנמרק החליטה לפרוש מהתחרות, והיא חזרה אליה רק ב-1978.
Bu uluslararası olayın ortasında, Kontrol'ün sağ kolu George Smiley emekliye ayrılmak zorundadır.כתוצאה מהתקרית הבינלאומית שנוצרה נאלצים קונטרול וג'ורג' סמיילי, איש ימינו, לפרוש מהשירות.
Ayrılmadan önce Vali "Günümüzde ya ölürsün ya da öldürürsün.אז אמרתי לעצמי: עכשיו, קונראד, עליך להיות גבר או למות.
2. sezonun sonunda diziden ayrılmaktadır.בסוף העונה השנייה בורח מהמשטרה.
İstifa bir kişinin çalıştığı işten ayrılmasıdır.הוא מתאים את הפתרון לאדם איתו הוא עובד.
DDP, onu WWF'den ayrılmaması için ikna etti.הוא דיבר על כך שגולדברג סירב להילחם נגדו ב-WCW.
Carlos ayrilmadan gelir ve birbirlerine son bir daha veda ederler.(התחושה של) לחזור לנעורים ולהיפרד מהם יותר מפעם אחת.
(Ach, Vater, Vater, eilt! - Baba, baba, hemen ayrılmak hazırlan).ראו: נדבה, אבא אחימאיר, עמ' מח.
Ancak kısa süre sonra görevinden ayrılmak zorunda kaldı.כעבור זמן קצר סיים את תפקידו.
Marie odasından ayrılmayı kabul etmez.ריצ'רד מחליט לעזוב את הבית.
Durum ve etkileşim bir birinden ayrılmayacak iki parçadır.מצבים נוספים הם שני חלקי ושט שאין קשר ביניהם.
1954'te ise yaşından dolayı bu görevden ayrılmak zorunda kaldı.През 1954 г. е принуден да напусне тази длъжност поради напредналата си възраст.
2.3.0 (8 Kasım, 2001) : Veritabanı ve tablo görünümlerinin küçük parçalara ayrılması.2.3.0 (8 ноември 2001 г.): Показване на базите данни и таблиците, разделено в малки секции.
Temmuz 2012’de, WHATWG ve W3C bir çeşit ayrılmaya karar verdiler.2012 – Candidate Recommendation През юли 2012 г. WHATWG и W3C прекратяват съвместната си работа.
Bazı kazazedeler ise yaptıkları sal ile adadan ayrılmaya çalışır.Направен е опит да се напусне острова със сал.
Bunlar İtalya'dan ayrılmak üzere salıverildiler.Двамата са изгонени от Италия.
Eldivenlerinden ayrılmaz.Разкопча ръкавите.
Klasik ve modern dönemlere ayrılmakla birlikte bu ayrım bazen belirsizdir.Най-често се разделя на класически и модерен период, въпреки че това разделение понякога не е достатъчно ясно.
Edgar Allan Poe, kuzeni Virginia ile ilk defa ordudan ayrılmasından dört ay sonra, Ağustos 1829'da karşılaştı.Едгар Алън По за първи път среща Вирджиния през август 1829, четири месеца след като излиза от армията.
Ziyaret edecekseniz en az 3-4 saat ayrılması gerekmektedir.Препоръчително е да се изчакат поне 3 – 4 минути.
Sauckel, ilk öğretimini yerel okullarda aldı ve annesinin hastalanması üzerine ayrılmak zorunda kaldı.Заукел учи в местните училища и напуска рано, когато майка му се разболява.
Ayrılmalarından sonra 2011 ocak-şubatta tekrar birlikte görüldüler.Те обявяват повторно, че са разделят през февруари 2011 година.
Sair ona "Sana elveda; gecmisin hayaleti" der ve Stella'nin oradan ayrilmasini ister.Казва му „Доскоро, момче!“ и го отхвърля.
Bunlar üç ana bölüme ayrılmaktadır.Разделена е на 3 основни части.
TOT fenomenleri, FOK (bilme hissi) olaylarından ayrılmalıdır.С тези „явления“ се занимава псевдонауката парапсихология.
Hristiyan mezhepleri, üçe ayrılmaktadır.Западнохристиянските църкви се разделя на три групи.
Görevinden erkenden ayrılma talebi kabul edilince Roma politik yaşamına geri döndü.Удовлетворена е молбата му да бъде освободен от задълженията си и се връща в римската политика.
Arap yazışma dili, Arap halk dillerinin farklı türlerinden belirgin bir biçimde ayrılmaktadır.Поради големият брой имигранти е напълно възможно да се чуят и други диалектни форми на арабския.
2. sezonun sonunda diziden ayrılmaktadır.В края на втори сезон той се мести.