ayrılma ile cümle
ayrılma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
1972 yılında kurulmuş olup her biri birkaç adet metropoliten ilçeye ayrılmaktadır.各都市州は1974年に創設され、それぞれ、いくつかの区(メトロポリタン・バラ、英: Metropolitan borough)に分けられた。
Asla yoldan ayrılma.決して振ってはいけない。
Diğer kültürler, çeşitli sebeplerden dolayı buradan ayrılmak zorunda kalmıştır.人間もまた、多くの理由から変身した。
Müslüman olduktan sonra kızı ve eşinden ayrılmak zorunda kalmıştır.同曲のヒット後、離婚により妻や娘とは別居した。
Daha sonraları peygamber onu himayesine almış, ömrü boyunca da peygamberin yanından ayrılmamıştır.趙の藺相如は自ら志願して秦への使者として立ち、璧を奪われることなく帰国した(完璧の故事)。
Saraburi, 13 ilçe ("amphoe"), 111 bucak ("tambon") ve 965 köye ayrılmaktadır.サラブリー県は13の郡(アンプー)に分かれ、その下に111の町(タンボン)と、965の村(ムーバーン)がある。
Ayrılmaya hazırız.いつでも出かけられます。
Verdiğim sözü yerine getirinceye kadar senden ayrılmayacağım."我總不離棄你,直到我成就了向你所應許的」。
Gündüz ve gece boyunca sayısız gemi Panama Kanalı'na girmek veya ayrılmak için köprünün altından geçmektedir.一整天下来,会有许许多多的船只因为要进入巴拿马运河或离开巴拿马运河而在桥下通过。
Oradan ayrılmak zorunda kalan Doktor, Amelia'ya beş dakikada döneceğine söz verir.博士被迫离开,但向艾美莉亚保证,自己将在5分钟回来。
Uvurhangay ili 19 ilçeye (сум, sum) ayrılmaktadır.和仁(和仁(かずひと)) 聲 - 淺川悠 19歲。
Gemi batarken adam, eşinin cesedinden ayrılmaktansa ölmeyi tercih eder.当船舱开始破裂,丈夫宁死也不愿与妻子的遗体分离。
1985 yılında Mobutu, annesi ve erkek kardeşleriyle birlikte Kasaï'den ayrılmasına izin verdi.1985年,蒙博托下令齊塞克迪及其母親和兄弟離開开赛。
Babasının vasiyeti üzerine, babası ölünce de babasının topraklarından ayrılmamıştır.因為父親荀肸早死,荀勗惟有依靠舅父生活。
Artık ayrılmaları için bir neden yoktur.現在引申為沒有留下任何理由而離開。
Tümden ayrılmış bir parçasın, bedenden ayrılmış bir elsin ancak; bari bundan sonra bizden ayrılmasan ne olur.不但這樣,並且在你我之間,有深淵限定,以致人要從這邊過到你們那邊是不能的;要從那邊過到我們這邊也是不能的。
10 Ayrılmanın ardından ilk katılım.10 分裂後首次參賽。
Ana Lucia görevinden ayrılmaya karar verir ve sonunda bir havaalanında güvenlik görevlisi olarak işe başlar.安娜-露西亞離開了警隊,找到了一份在機場做保安的工作。
Temmuz 2012’de, WHATWG ve W3C bir çeşit ayrılmaya karar verdiler.2012年 HTML5 – 候选推荐 2012年7月,WHATWG和W3C的工作产生一定程度的分离。
Bu tarihten sonra Romalılar bölgeden bir daha ayrılmadılar.此後羅馬人並未放棄這個地區。
Rabi Avrupa’da çalışmak için 1 yıllığına City College’den ayrılma izni için başvuruda bulundu.為了到歐洲留學,拉比迫不及待地向紐約市立學院申請一年的休假。
Ancak onlar da bir söz koparmadan ayrılmaya niyetli değillerdi.當時,他們並不需要任何傳譯。
Elyazması iki bölüme ayrılmamıştır.但兩封奏疏都沒能上呈。
Hinggan aymağı, iki ilçe düzeyi şehir, bir ilçe ile üç sancağa ayrılmaktadır.東半段:西行二線道;東行三線道。
1948 yılında 2000 lik Yahudi nüfus, kuşatılmış ve zorla bölgeden ayrılmaya zorlanmıştır.1948年,住在该区的大约2,000名犹太人被包围,被迫全体离开。
Gobi-Altay ili 18 ilçeye (сум, sum) ayrılmaktadır.順治十八年,登進士,授直隸真定縣知縣。
Aysu: Erduoğmuş'u sevdiği halde ayrılmaları gerekmiştir.及至靈太后意欲廢黜元叉,猶豫未決之時,穆紹贊成。
O halde onlar doğmayı karışma, yok olmayı ise ayrılma olarak adlandırsalar iyi ederler."由於牠們沒有鳴管,故其叫聲只限於咕嚕聲及嘶嘶聲。
Gül'ün annesi ve babası ayrılmanın eşiğine gelmiştir.《God Laughs》是關於她的父母離異。
Birinci evre iki, ikinci evre ise üç alt evreye ayrılmaktadır.聲處,唯有二種:於前三,除異熟。
Kule, Osmanlıdan ayrılmak isteyen Sırplara ibret vermek için yaptırılmış daha sonra anıta çevrilmiştir.後來因為擔任失卻之陣保護神器者而忘記自己心中最大的願望(建立一個太平盛世)。
Oradan ayrılmakta iken, çingeneler de günlük işlerine gitmektedirler.遊人如欲攀登雞公嶺,多從逢吉鄉出發。
Laiklik ise din ve dünya işlerinin ayrılmasıdır.生卒年及其生平皆不詳。
Immortal, grup üyelerinin kişisel nedenlerinden ötürü 2003 yazında ayrılmak için karar aldı.費奧於2004年因家庭問題,正式宣佈退出國家隊。
İnkonsekant'larda kendi içinde 2'ye ayrılmaktadır.就應身中自開為二。
Oğlunun kendisinden ayrılmasına dair en ufak bir düşünce bile bir çılgınlık nöbetine girmesi için yeterlidir.覺新的唯一的兒子因腦膜炎離開人世,使得他益加消沉。
Artık Şam'dan ayrılmak zamanı gelmiştir.不久,谢敏去职。
Çoğunluk raporu Ekonomik olarak bağlı bir Ayrılma Planı sundu.他们想用一种完全计划的经济模式来代替。
Kasım ayında Papa, haçlı seferinin bir sonraki bahar için ayrılmasını ertelemek zorunda kaldı.隔年十月,天皇遷都春日率川宮。
1835-1836: Teksas Devrimi, Teksas'ın Meksika'dan ayrılması.到1835年底,得克萨斯人驱逐了所有来自得克萨斯州的墨西哥军队。
Müdür Pope'un ordan ayrılması gerekiyordu.波茨总督也找了理由离开。
Edgar Allan Poe, kuzeni Virginia ile ilk defa ordudan ayrılmasından dört ay sonra, Ağustos 1829'da karşılaştı.埃德加·坡第一次见到堂妹弗吉尼亚是在1829年8月,四个月前,他刚从军队退伍,而弗吉尼亚当时只有七岁。
Şehir, 11 semte ayrılmaktadır.下設11區。
Tom bu ayrılmadan kötü etkilenince, Tom’un arkadaşları kızkardeşi Rachel’dan yardım ister.Tom無法接受這個慘痛的事實,他的朋友不得不打電話請Tom的妹妹安慰他。
Bunun üzerine Menşevik'lerin lideri Georgi Plehanov, Bolşevik'lerden ayrılmak istedi.孟什维克领袖格奥尔基·瓦连京诺维奇·普列汉诺夫呼吁脱离布尔什维克。
On ay boyunca kendilerine avlanmayı ve erkek ayılardan korunmayı öğreten annelerinin yanından ayrılmazlar.諸將咸諫,以慕容永未有釁,連歲征役,士卒疲怠,請俟他年。
Görevden ayrılması için oluşan baskıların ardından 1954 yılında istifa etmiştir.后被迫害排挤,1954年被迫离职。
Ancak sağlık problemlerinden ötürü oradan ayrılmak zorunda kaldı.但是仅仅一周后,他因为健康原因被迫离职。
Ayrılma tepkimeleri de E1 ve E2 şeklinde adlandırılır.β脫去反應又可分成E1和E2反應。
Bölgeler, ek olarak belediyelere ayrılmaktadır.除各府省等。
Rusya Federasyonu 9 zaman dilimine ayrılmaktadır.日本氣象廳則於晚上9時評估其已消散。
1948 yılında ordu'dan ayrılmaya karar verdi.1948年,離家從軍。
Baganur, ek olarak dört mahalleye (horo) ayrılmaktadır.復四出援鄰,聲威壯甚,疆土乂安。
Sonunda Muazzam Eşref'in Şam'dan ayrılmasına izin verdi.最終趙煦亦准許范百祿離去。
Ben, ailemden ayrılmak istiyorum" dedi.我一定要離家出走』。
Ahal ili, dokuz ilçe ile iki ilçe statülü şehre ayrılmaktadır.(顏色圖例) 奈培與貝爾為兩種無維度單位,用於定義在對數尺度上的相對幅度。
(Ach, Vater, Vater, eilt! - Baba, baba, hemen ayrılmak hazırlan).《一個好爸爸》(英文:Run, Papa, Run!
Sweet, ayrılmadan önce B-Dup'u çeteden kovdu.明蒂离去前亲了海扁王。
Hamamatsu idari olarak yedi semte ayrılmaktadır.”乃嚴鼓將士七百人出。
Fakat devre sonuçlanmadan ayrılmak zorunda kalmıştır.但是,他卻在入侵準備完成之前先行離世。