ayrılma ile cümle
ayrılma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Hatta Nagarjuna, boşluğu gerçeklik kavramından ayrılmaz bir ifade olarak açıklamaktadır.Oresme ser i stedet selv den absolutte tomhed som et rum.
Mustafa oradan da ayrılmak zorunda kalır.Men Mustafa må ikke forlade Danmark.
Grubun popülaritesi 1983 yılında davulcu Phil Rudd'ın gruptan ayrılmasının ardından azalmaya başladı.AC/DC's popularitet havde en tilbagegang, kort tid efter at trommeslageren Phil Rudd forlod bandet i 1983.
Dil her zaman insan benliğinin ayrılmaz bir parçasıdır.Sproget har formentlig til alle tider været et redskab til at skelne mellem ulige nationer.
Ölüm kişilerin yok oluşu değil beden ve ruhun birbirinden ayrılmasıdır.For muslimer betyder døden, at legeme og sjæl adskilles.
Wuhu şehri dört semt ve dört ilçeye ayrılmaktadır.Wuhu administrerer fire bydistrikter og tre amter.
Aşama ayrılması patlayıcı tutturucularla ve hava basıncıyla tetiklenen itici sistemle gerçekleştirilir.En tændsats' funktion er at detonere sekundære eksplosiver med trykbølge.
Üniversiteye dönünce Doktor, kasayı kontrol eden Nardole'a bir süre ayrılması için izin verir.Når køretøjet er købt, sørger Autorola for transport til Frankfurt, hvor køber afhenter.
Ben yarimden ayrılmam Götürseler asmaya (Mani) Sürü ne?Hvordan advarer vi vore efterkommere om det affald, vi har efterladt?
Görice Sancağı dört kazaya ayrılmaktaydı.Vansjø har fire tilløbselve.
Şehir, 11 semte ayrılmaktadır.3. division afløstes af 11.
Nijerya'nın güneydoğu illerinin Biafra Cumhuriyeti adı altında ülkede ayrılmak istemesi sebebiyle çıkmıştır.Bugten fik navnet "biafra-" efter regionen Biafra i Nigeria.
Richards'ın ayrılmasından sonra, takımı Renault'a satılmasına kadar üç yıl boyunca Rocco Benetton yönetti.Etter Richards' avgang ledet Rocco Benetton teamet i tre år til det ble solgt til Renault.
26 Ekim 2006'da Ferrari, Brawn'ın takımdan ayrılması gerektiğini açıkladı.26. oktober 2006 annonserte Ferrari at Brawn skulle forlate teamet.
Verdiğim sözü yerine getirinceye kadar senden ayrılmayacağım."Men det blir ikke utført noen likvideringer her uten samtykke fra meg.»
2. Kural: Gruptan ayrılmak yasaktır.10: Forbud mot skilsmisse Can.
2003 yılında gitarist ve vokalist Mark Jansen'ın After Forever adlı gruptan ayrılmasının ardından kurulmuştur.Bandet ble startet av gitarist og vokalist Mark Jansen i 2003 etter at han forlot bandet After Forever.
Resmî olarak hiçbir forma numarası Ravens tarafından emekliye ayrılmamıştır.Ravens har ingen offisielle pensjonerte numre.
Bu arada, imparatorluğun topraklarının ayrılması da devam etti.I mellomtiden fortsatte svekkelsen av rikets besittelser.
Ortak atadan bir ayrılma söz konusudur.Ordet må ha blitt nedarvet fra et felles urspråk.
Gobi-Altay ili 18 ilçeye (сум, sum) ayrılmaktadır.Av disse har atten eller nitten blitt bevart mer eller mindre i fullstendig utgave.
Her ilçe mahallelere (хороо, horo) ayrılmakta olup toplam 121 adettir.Hvert distrikt er delt inn i khorooer (mongolsk: хороо), som det totalt er 121 av.
Sanming şehri iki semt, bir ilçe düzeyi şehir ile dokuz ilçeye ayrılmaktadır.Sanming administers to distrikter, ett byfylke og ni fylker.
Katolik kilisesi ayrılmayı kabul etmedi.Den katolske kirken ble forbudt.
Lesacut tekrar geri gelir ve hiç beklemeden ayrılmalarını işaret eder.Den har bare tatt en pause og lover å komme tilbake når vi minst venter det.
Ben Ali'nin ayrılmasından sonra, yeni bir seçim 60 gün içinde yapılacaktı.Dersom valgdeltakelsen blir under 60 prosent skal en ny valgrunde avholdes innen 60 dager.
İlçeler ek olarak 118 belediyeye ayrılmaktadır.Kretsene er videre delt opp i 118 kommuner.
Bu anlaşmazlık daha sonradan ayrılmaları ile sonuçlanacaktır.Denne forskjellsbehandlingen skulle senere føre til problemer.
Grup hiçbir zaman resmi olarak ayrılmadı.Bandet har aldri offisielt blitt oppløst.
Bu, birçok sanatçının Arjantin'den ayrılmasına yol açtı.Denne førte til at flere medlemmer av juntaen i Argentina ble dømt.
O da bu kasabaya iş bulmak arzusuyla ve mümkün olduğu kadar çabuk ayrılmak isteğiyle gelmiştir.Han hevdet også at de hadde ønsket å bli ferdig med saken så snart som mulig og komme seg videre.
Ahal ili, dokuz ilçe ile iki ilçe statülü şehre ayrılmaktadır.Hos Nineta vittata er dette dobbelt så langt som bredt (se bilde).
Köşkten ayrılmalı mıdır yoksa kalmalı mıdır?Dette være seg å reise av gårde eller å bli igjen i byen.
New Jersey, 13'ü koloni döneminde oluşturulmuş 21 ilçeye ayrılmaktadır.New Jersey er oppdelt i 21 fylker (counties), hvorav 13 stammer fra kolonitiden.
Yazov durumu öğrenince askerlerin şehirden ayrılmasını emreder.Da Jazov fikk vite dette, beordret han troppene ut av Moskva.
Avustralya anakarası altı eyalet (state) ve üç iç federal bölgeye (federal territory) ayrılmaktadır.Det australske fastland (inkludert Tasmania) omfatter alle seks delstatene og tre av de føderale territoriene.
Ama sadelikten hiç ayrılmadım."Jeg følte aldri noen opprørstrang.»
DNA ipliklerinin birbirine sarılmış olması uzun DNA ipliklerinin birbirnden ayrılmasını güç kılar.Sammentvinningen mellom DNA-strengene gjør det vanskelig å separere lange segmenter.
Abisinin yanına taşındı ve ayrılmaz bir ikili oldular.Han etterfulgte sin far Eadbald, og ble selv etterfulgt av begge sine sønner.
Ne var ki, kimse İtalya'dan ayrılmak istemedi.Ingen av dem hadde villet forlate landet.
Yükselen Yahudi aleyhtarlığı dolayısıyla Nazi Almanyasından ayrılmak zorunda kaldı.På grunn av sin jødiske bakgrunn måtte han forlate det nasjonalsosialistiske Tyskland.
Lamphun, sekiz ilçe ("amphoe"), 51 bucak ("tambon") ve 551 köye ayrılmaktadır.Lamphun består av åtte distrikter (amphoe) og 51 underdistrikter (tambon), samt i alt 551 landsbyer (muban).
Bugün, atmosferik termodinamik hava tahmini ayrılmaz bir parçasıdır.I dag er atmosfærisk termodynamikk en svært viktig del av værvarsling.
Sezon sonunda takımdan ayrılma kararı aldı.Derfor valgte han å forlate laget etter én sesong.
Bunu anlamak için ayrılma ve birleşme ayçıları incelenir.Alle løper til for å se den fremmede.
Danimarka, 1978'de geri dönebilmek için bu noktada yarışmaya katılmamayı ve ayrılmayı seçti.Danmark trakk seg fra konkurransen dette året og skulle ikke komme tilbake igjen før i 1978.
1948 yılında ordu'dan ayrılmaya karar verdi.Han tok avskjed fra militæret i 1948.
Bölge Batı ve Doğu Türkistan olarak ikiye ayrılmaktadır.Regionen er delt opp i Vest- og Øst-Turkestan.
Fakat ne yazık ki Olimpos’tan ayrılma vakti de gelir.Han trakk seg fra deltagelse i OL.
Nijerya'nın güneydoğu illerinin Biafra Cumhuriyeti adı altında ülkede ayrılmak istemesi sebebiyle çıkmıştır.Bukta har fått navn etter regionen Biafra i Nigeria.
Her yıl kuruldan 1-2 editör ayrılmakta, 3-4 editör eklenmektedir.3-4 konserter i året trakk i gjennomsnitt 3-400 publikummere.
Wonsan, 40 semte ("dong") ve 15 köye ("ri") ayrılmaktadır.Byen er delt inn i 45 dong (nabolag) og 14 ri (landsby).
Geezer 1997 yılında Ozzfest için tekrar Sabbath'a dönmüş, ve ondan sonra da ayrılmamıştır.Han ble så med i Sabbath igjen i 1997 for å spille på Ozzfest, og har siden vært med bandet.
Orta Finlandiya, altısı şehir olmak üzere 23 belediyeye ayrılmaktadır.Mellersta Finland består av 23 kommuner, hvorav seks er bykommuner.
Bu pozisyonlar da, saha içindeki dizilime göre kendi içerisinde ayrılmaktadır.Viktigere er at tegnets innhold i seg selv er tilfeldig.
Finlandiya, tarihsel olarak İsveç'in bir parçası olduğu dönemde birkaç vilayete ayrılmaktaydı.Området som i dag utgjør Finland, var fra historisk tid en del av det svenske kongeriket.
Gül'ün annesi ve babası ayrılmanın eşiğine gelmiştir.Her kom Greys mor og søster for å bo sammen med dem.
Bu sayede cenaze evine verilen yük azaltılarak taziyeye gelenlere daha fazla zaman ayrılması sağlanmaktadır.Dette gir de som sitter i buret bedre tid til å diskutere.
Edirne Eyaleti altı sancağa ayrılmaktaydı.Provinsen er delt inn i 6 distrikter.
Huai'an şehri dört semt ile dört ilçeye ayrılmaktadır.Huai'an administrerer fire distrikter og fire fylker.