ayrılma ile cümle

ayrılma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Fakat bu parlak dönemin ardından eşinden ayrılması sanatçıyı sessiz bir dönem geçirmeye zorladı.Mezitím, pro uklidnění manžela poslala telegram o úspěšné cestě.
Şehre dönen Jake ile kısa süreli bir ilişkisi olur, ama Jake yine ayrılmak zorunda kalır.Další den se s nimi indiáni spojí, ale Jake odchází pryč.
Ülke üç farklı iklim kuşağına ayrılmaktadır.Podnebí Jižní Ameriky se dělí na tři podnebné pásy.
Çift 2010 yılında ayrılma kararı aldı.Dvojice se rozvedla v roce 2010.
Oyunun tek oyunculu kısmı bir Amerikan polisiyesi gibi bölümlere ayrılmaktadır.Sdílí to samé jméno s jednou americkou herečkou.
Hükümdar, onları çağırıp tehdit eder, onlarsa inançlarından ayrılmak istemezler.O svoje věřící se věrně staral a nezanedbával je.
Ancak maddi imkansızlıklar nedeniyle 1 sene sonra ayrılmak zorunda kaldı.Provoz ale musel o rok později z finančních důvodů ukončit.
Ancak beş yıl sonra anne ve babasının ayrılması üzerine Gaitana ve annesi Ukrayna'ya geri dönmüşlerdir.Zde žila pět let a poté se vrátila zpět na Ukrajinu se svou matkou.
Andre Antonie İstanbul’dan ayrılmak zorunda kaldı.Otec Antonia pocházel z Neapole.
Doğu Afrika Topluluğu, Afrika Ekonomik Topluluğu'nun ayrılmaz bir parçasıdır.VS je jedním z pilířů Afrického hospodářského společenství.
Bu arada gitarist Chris DeGarmo, 1998 yılında turne sırasında Queensryche 'dan ayrılma kararı almıştır.Během této doby oznámil zakládající člen Chris DeGarmo, že opouští Queensrÿche.
Ona ufak hediyeler şunlar ve ayrılmadan önce ona mutluluklar dilerler.Přinášejí jí dary a přejí mnoho štěstí, pak odejdou.
Selenge ili 17 ilçeye (сум, sum) ayrılmaktadır. ^ Selenge Aimag Statistical Office.Kapitola Šlapanov, s. 10. Český statistický úřad.
Tohumları meyvelerinin kurutulup, ayrılmasıyla elde edilir.Jedovaté rostliny sbíráme a sušíme odděleně.
Fakat burada da maddi sıkıntılar sebebiyle ayrılmak zorunda kalmıştır.Poté stejně kvůli mechanickým potížím odstoupil.
TOT fenomenleri, FOK (bilme hissi) olaylarından ayrılmalıdır.Lidské vědění je odvozeno od smyslového vnímání (sensualismus).
Ne olursa olsun hiç ayrılmayacaklardır.Ale ani přesto bez sebe nemohou být.
Şehir, 11 semte ayrılmaktadır.Oblast se dělí na 11 obštin.
Bu projeler için ayrılması planlanan kaynaklar savaş yıllarında kullanıldı.Peníze, které původně na tento účel byly sebrány, během války ubyly.
Tayvan ili, üç il şehri ile 11 ilçeye ayrılmaktadır.Tři se ale vešli do elitní jedenáctky.
Tahttan ayrılmasından yaklaşık 12 yıl sonra 1090 civarında Konstantinopolis'te öldü.Zemřel v Konstantinopoli kolem roku 1090.
Ya'an şehri, iki semt ile altı ilçeye ayrılmaktadır.Rok je rozdělen do dvou polovin a šesti období.
Bu kendine özgü sistem henüz karmaşa hâlindeydi ve okuldan ayrılma oranı çok yüksekti.Její program vystoupení se začal čím dál tím více plnit a bylo pro ni příliš těžké zůstat na státní škole.
Güney Hwanghae, bir şehir ("si") ile 19 ilçeye ("gun") ayrılmaktadır.Jižní Hwanghe se dělí na hlavní město a 19 okresů.
Ben Ali'nin ayrılmasından sonra, yeni bir seçim 60 gün içinde yapılacaktı.După plecare lui Ben Ali noi alegeri au fost convocate în termen de 60 de zile.
Sonunda Geumhwa'nın oğulları onu kıskanmaya başladı ve Jumong, Dongbuyeo'dan ayrılmak zorunda kaldı.În cele din urmă, fii lui Geumwa au devenit geloși, iar Jumong a fost forțat să părăsească Dongbuyeo.
Bu eserlerinde çok kere muzik geleneklerinden radikal olarak ayrılmaktadır.De multe ori el se îndepărtează radical de la tradiția muzicală.
Annesine hâlâ çok bağımlıdır ve yanından ayrılmaz.Este încă dependent de mamă și stă aproape de ea.
Şehir, 11 semte ayrılmaktadır.Drumuri despărțite 11.
Rusya Federasyonu 9 zaman dilimine ayrılmaktadır.Federația Rusă se întinde pe 11 fuse orare.
2011 yılında Nick ve Chris, yoğun programları nedeniyle gruptan ayrılmak zorunda kaldı.La mijlocul anului 2011, Thomas și Salih au plecat din cauza programelor foarte încărcate.
Ülke üç farklı iklim kuşağına ayrılmaktadır.Ele separă trei zone de climă distincte.
Fakat ne yazık ki Olimpos’tan ayrılma vakti de gelir.Mai târziu este alungată din Olimp.
Zamanla dilden çeşitli ayrılmalar oldu.Limbile diferă foarte mult din punctul de vedere al cazurilor.
Süreç, işe son verilmesi ya da kişinin ayrılması ile sonuçlanır.Concedierea reprezintă eliberarea dintr-o funcție sau îndepărtarea din serviciu a unui angajat.
Fakat ayrılmaları gerekiyordu.Trebuia să plece.
Xianyang şehri üç semt, bir ilçe düzeyi şehir ve 10 ilçeye ayrılmaktadır.Orașul la nivel de prefectură Nanyang administrează 3 zone, 1 district la nivel de oraș și 10 districte.
Bölgeler, ek olarak belediyelere ayrılmaktadır.Prin urmare, districtele sunt in acelasi timp si municipalităti:
Williams gruptan ayrılmayı kabul etti.Simpson a ales să părăsească formația.
İzzet kabul etmez ve bir an evvel artık oradan ayrılması gerektiğine karar verir.Lua totul prea în serios, până când și-a zis că trebuie să înceteze.
1948 yılında 2000 lik Yahudi nüfus, kuşatılmış ve zorla bölgeden ayrılmaya zorlanmıştır.În 1948, populația sa era de în jur de 2,000 de evrei ce au fost asediați și forțați să plece în masă.
Diğer bir ayrılmaz karakter de köpeği İdefiks'tir.Este vorba despre un personaj cu o jumătate fiind pisică, iar cealaltă câine.
Bunun üzerine kulüp yönetimiyle bir araya gelerek kulüpten ayrılma dileğinde bulundu.Pentru ca clubul să nu ajungă în faliment, au căutat să se unească cu alt club.
Şili idari olarak 15 bölge (regiones), 54 il (provincias) ve 346 belediyeye (comunas) ayrılmaktadır.Astfel, țara este împărțită în 15 regiuni (regiones), 54 de provincii (provincias) și 346 de comune (comunas).
Departmanlar ise belediyelere ayrılmaktadır.Departamentele sunt divizate în provincii.
Ronaldinho'nun takımdan ayrılması ile Messi, 10 numaralı formayı giymeye başladı.Cu plecarea lui Ronaldinho de la club, Messi a moștenit tricoul cu numărul 10.
Perekop Kıstağı ile Herson Oblastı'na bağlanmaktadır ve Kerç Boğazı ile Kuban'dan ayrılmaktadır.Ea este unită cu regiunea Herson prin Istmul Perekop și separată de Kuban prin Strâmtoarea Kerci.
Rusya'dan ayrılma niyetini bildirince, Rusya Parlamentosu buna ret cevabı verdi.Deși a solicitiat o comandă în timpul campaniei din Rusia, Împăratul l-a refuzat.
Selim ve Narciso dans ettikleri partnerlerine birlikte balodan ayrılmayı teklif ederler.Atât Narciso cât și Selim își conving partenerele lor să plece cu ei.
Fakat iki aşık birbirlerinden ayrılmayı kabul etmezler.Cei doi iubiți se despart.
O gün, pek çok fotoğraf çekmiştim ve kasabadan ayrılmak üzereydim.Așa că, am ieșit în oraș în seara aceea și m-am distrat puțin.
Venediklilerin, şehrin savunmasından ayrılmaları, Rumları büsbütün perişan etmişti.Venețienii nu și-au dat seama cât de scumpă a fost apărarea orașului.
10 Ayrılmanın ardından ilk katılım.10 Prima apariție după dezmembrare.
Bu birimlerde bir veya daha fazla köy ve mahalleye ayrılmaktadır.Multe dintre aceste persoane au o legătură mai aproape sau mai departe cu acest sat.
Marie odasından ayrılmayı kabul etmez.Maria se gândește la plecare.
Fakat halife Irak'tan ayrılmak istememekteydi.Al-Qasim a refuzat să părăsească Israelul.
Bu durum, mahalleden bazı mahallerin ayrılmasından kaynaklanmaktadır.Acest fapt se datorează întoarcerii unei părți din populația refugiată.
Afife Hanım, ayrılmak zorunda kaldı.Distribuitorii de timbre au fost nevoiți să părăsească orașele.
1905 - Norveç'te düzenlenen referandumda, İsveç'ten ayrılma kararı çıktı.Adoptarea definitivă s-a petrecut la un an după separarea Suediei de Norvegia în 1905.
Şahıslara ait köleler ikiye ayrılmaktadır.Demonii există în inimile oamenilor 2.

İlgili Sayfalar