ayrılma ile cümle

ayrılma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Köy, Altınoluk'tan ayrılma bir köydür.Село моє повинне бути селом, пустелею.
Artık ayrılmaları için bir neden yoktur.Мотивів безвиході в ній вже немає.
Çoğunluk raporu Ekonomik olarak bağlı bir Ayrılma Planı sundu.План мав на меті миттєвий відхід від централізованої планованої економіки.
Adam hala sevgilisine aşıktır fakat sevgilisinin ayrılma kararını anlayışla karşılar.Вона іде на бій сама, знаючи, що її коханий тепер житиме.
Tetrat'taki homolog kromozomlar birbirinden ayrılmaya başlar.Через певний час гомологічні хромосоми починають відходити одна від одної.
Ama sadelikten hiç ayrılmadım."Я ніколи не нудьгую».
Çok geçmeden okuldan ayrılmak zorunda kaldı.Незабаром він залишив школу.
Kısa süre sonunda kişisel problemler nedeniyle buradan da ayrılmak zorunda kaldı.Після цього колектив на деякий час відійшов від справ з причин особистого характеру.
Dolayısıyla bu topraklardan ayrılmama koşuluyla azat edilmişlerdir.Лише за цієї умови обіцяли пропустити через свою територію.
Birçok insan benim bugün, yarın ayrılmak istediğimi biliyor.Багато що відкладає на завтра.
Birinci Dünya Savaşı öncesi, Paris. Bir Fransız olan Jim ve Avusturyalı Jules ayrılmaz arkadaşlardır.Джим (Анрі Сер), француз, і Жюль (Оскар Верне), австрієць — нерозлучні друзі.
Süreç, işe son verilmesi ya da kişinin ayrılması ile sonuçlanır.Процедура мала тривати до врятування чи до останнього чоловіка.
"Olcan’ın en doğru yaptığı iş Fenerbahçe’den ayrılmak oldu.Потрібні були великі зусилля, щоб зупинити «Юнкерси».
Bu kızların birbirlerinden ayrılmaları anlamına gelmektedir.Це віддаляє дівчат одну від одної.
(Ach, Vater, Vater, eilt! - Baba, baba, hemen ayrılmak hazırlan).Изѧславь, Ізѧслав, Їзѧслав; по-батькові: давньорус.
Askere alınan kişinin ayrılmadan önce en az 4 yıl hizmet etmiş olması zorunludur.Після закінчення був зобов'язаний не менше 4 років відслужити у війську.
Muoth sevgilisini dövmekte, buna rağmen sevgilisi onun peşinden ayrılmamaktadır.Мало цього, його кохана несподівано залишає його.
Muhtemelen bu olay Musaşi'nin ayrılmasını teşvik etti.Ось це, мабуть, і обурювало Мішина.
Evden ayrılır ayrılmaz yağmur yağmaya başladı.Не встиг він вийти з дому, як пішов дощ.
Tom, Mary'nin ayrılmasını istedi.Том хотів, що Мері пішла.
Bana şirketten ayrılmak istediğini söyledi.Він сказав мені, що хоче піти з компанії.
Tom ayrılmayı reddediyor.Том відмовляється йти.
Gelibolu Sancağı dört kazaya ayrılmaktaydı.Геліболу Санджак розділили на чотири дистрикта.
Bütün gece Tina'nın başında beklemiş ve ancak sabah yanından ayrılmaya başlamışlardır.Stáli u Tiny celou noc a teprve ráno začali odcházet.
Plana göre her cumhuriyetin birlikten ayrılma hakkı vardı.Podle ústavy měla též každá republika garantované právo vystoupit ze SSSR.
Hristiyan mezhepleri, üçe ayrılmaktadır.Křesťané byli rozděleni na tři části.
Hatta bunun için ordudan ayrılmayı bile göze almışti.Tím získal možnost z armády odejít.
1985 yılında Mobutu, annesi ve erkek kardeşleriyle birlikte Kasaï'den ayrılmasına izin verdi.V roce 1985 Mobutu umožnil, aby s matkou a bratry opustili Kasaï a vycestoval do exilu v Bruselu.
Grubun bir önceki davulcusu Mike Portnoy'un gruptan 2010 yılında ayrılmasından sonra gruba dahil olmuştur.V tomto složení zůstali až do roku 2010, kdy z kapely odešel bubeník Mike Portnoy.
Fakat daha sonra diziden ayrıldı, ayrılma sebebi ise evini özlemiş olmasıydı.Ale brzy byl kontrakt zrušen, protože se obával, že se mu bude stýskat po domově.
En sonunda Josephine'den ayrılmaya karar verdi.Nakonec se však přece jen rozhodli pro Josefa Hoffmanna.
Grup hiçbir zaman resmi olarak ayrılmadı.Kapela se však nikdy oficiálně nerozpadla.
2.3.0 (8 Kasım, 2001) : Veritabanı ve tablo görünümlerinin küçük parçalara ayrılması.2.3.0 (8. listopadu 2001): Pohledy na databáze a tabulky rozděleny do menších sekcí.
Büyük Londra, 32 semt ve Londra Şehri olmak üzere 33 yerel yönetim bölgesine ayrılmaktadır.Velký Londýn je rozdělen do 32 městských obvodů a londýnské City.
Ana Lucia görevinden ayrılmaya karar verir ve sonunda bir havaalanında güvenlik görevlisi olarak işe başlar.Ana Lucia tak odložila policejní odznak a našla si práci na letišti jako bezpečnostní služba.
Fakat bu çok sevdiği annesinden ayrılmasını gerektirecektir.Dovolí jí však odnést si to, co je jí nejmilejší.
2002 yılında Dameon Ash'ın ayrılması üzerine Johnny, Avenged Sevenfold'daki bass gitarist yerini aldı.Po odchodu Dameona Ashe v roce 2002 převzal roli baskytaristy v Avenged Sevenfold.
Sonra yer çatlamaya ve ayrılmaya başlar.Ihned se sbalí a vyrazí.
1954'te ise yaşından dolayı bu görevden ayrılmak zorunda kaldı.Roku 1941 se kvůli věku vzdal svých funkcí.
Ayrılmak isteyen birimler bağımsız devletler kurmak yerine, federe devlet haline gelmeyi tercih ederler.Oba raději spáchali sebevraždu, než aby byli oběšeni Brity.
Toplantının amacı, English Football League'den ayrılmanın yolunu açmaktı.Jeho vystoupení nezabránilo klubu, aby sestoupil do English Football League Championship.
Datong şehri dört semt ile yedi ilçeye ayrılmaktadır.Z Tokia jede Nozomi čtyřikrát až sedmkrát za hodinu.
Grup çiftlik evinden ayrılmak zorunda kaldıktan sonra bir hapishaneye ulaşır.Na rodnou farmu se vrací po útěku z vězení.
Basçı Mark Evans'ın 1977'de gruptan ayrılmasından bu yana AC/DC'nin Avustralya doğumlu tek üyesidir.Po odchodu baskytaristy Marka Evanse byl jediným členem AC/DC, který se narodil v Austrálii.
Diğer kültürler, çeşitli sebeplerden dolayı buradan ayrılmak zorunda kalmıştır.Další vozy byly zrušeny z různých důvodů.
Anne ve babasının ayrılmasından sonra annesi Anaïs ve iki erkek kardeşini alarak New York'a taşındı.Postupně za Melody do New Yorku přicházejí její matka i otec.
En sonunda Beatles üyeleri onun ayrılmasına karar vermişlerdi.O Beatles tedy již musel vědět.
Hanok Tanrı'nın yolundan ayrılmadı.Hanička se vrátí z cesty po Evropě.
2003'te uzun bir ayrılma evresinden sonra boşandılar ama iyi bir dost olarak kaldılar.Rozvedli se v roce 2003, avšak zůstali dobrými přáteli.
Kısa süre sonunda kişisel problemler nedeniyle buradan da ayrılmak zorunda kaldı.Odtud byl však brzy propuštěn pro psychické problémy.
Ayrılmalar sonucunda AP Cumhuriyet Senatosu'nda da çoğunluğu yitirdi.Po zániku strany přešla většina jejích členů do Republikánské strany.
Sevdiğimiz her şeyden bir gün ayrılmamız gerekir."Jednoho dne musíme ztratit toho, koho milujeme.
İşten ayrılma belgesi işten ayrılmadan itibaren 15 gün içinde işverenden alınmış olmalıdır.Účastníci jsou povinni nejpozději do 15 dnů od podepsání seznámit s jejím obsahem zaměstnance.
Kont bundan gayet üzüntü duyar ve ondan ayrılmaya hazırlanır.Hrabě jej odzbrojí a před odchodem jej urazí.
1911'de finansal problemlerde dolayı takımdan ayrılmak zorunda kaldı.V roce 1913 vyvolal kontroverzi kvůli svým finančním záležitostem.
İller daha sonra ilçelere (сум, sum) ayrılmaktadır.Posléze však zmínky o Uru umlkají.
Müdür Pope'un ordan ayrılması gerekiyordu.Z papežského úřadu se stáhl.
Ülkeden ayrılmak isteyenler sadece "kaçak" olarak etiketlenmiyor, "vatan haini" olarak da görülüyorlardı.Oběti byli jak obyčejní lidé, kteří nechtěli platit výpalné, tak i domnělí „zrádci“ a „kolaboranti“.
2001-02 sezonu öncesi takımdan ayrılmak istediğini açıkladı.V sezóně 2001-2002 odešel hrát do týmu 2.
Fakat ne yazık ki Olimpos’tan ayrılma vakti de gelir.Tamgho potrestán, olympiádu ale stihne.

İlgili Sayfalar