ayrılma ile cümle

ayrılma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
İlerleyen sezonlarda bu performansını tekrarlamayamadı ve Galatasaray'dan ayrılmak zorunda kaldı.Beşiktaş verlengde die verbintenis niet, waardoor hij naar Galatasaray kon vertrekken.
Proto-Lavrasya ve Proto-Gondvana, Proto-Tetis Okyanusu ile ayrılmaktaydı.Hiertussen lag het Rhenohercynisch Bekken, de Proto-Tethys Oceaan.
İstifanın hemen sonrasında, emekliliğe ayrılma kararı aldı.Na de oorlog besloot hij met pensioen te gaan.
Fakat devre sonuçlanmadan ayrılmak zorunda kalmıştır.Hierbij moest hij echter nog voor de finish uitstappen.
Teslim edilen eyaletler Fransa'dan ayrılmayı reddettiler.De geallieerden eisten echter de onvoorwaardelijke overgave van Frankrijk.
Köşkten ayrılmalı mıdır yoksa kalmalı mıdır?Of ben je genoodzaakt om er binnen te blijven?
Jones Rangers'a transfer olan James Beattie'nin takımdan ayrılmasıyla 9 numaralı formayı giymeye başladı.Hij nam het rugnummer 9 over van James Beattie.
Köşkten ayrılmalı mıdır, yoksa kalmalı mıdır?Zij wordt nu verder in verdeeldheid gebracht, moet zij blijven of moet zij naar Seattle verhuizen?
Shuangyashan şehri dört semt ile dört ilçeye ayrılmaktadır.Het wapen van Nassau-Dillenburg is opgedeeld in vier kwartieren.
Tyrion ayrılmadan Jon'un yanına gider ve vedalaşır.Walter vertrekt zonder afscheid van Jeroen te nemen.
10 Ayrılmanın ardından ilk katılım.Na de terugtrekking van de 21.
Samaranch, eşi hasta olduğundan dolayı ayrılmak zorunda kaldı.Georgeanna moest stoppen vanwege ziekte.
En sonunda Josephine'den ayrılmaya karar verdi.Daarom besloot ze om zichzelf met Josephine van het leven te beroven.
Çok geçmeden halk daha iyi iş bulmak için köyden ayrılmaya başladı.Na de oorlog trokken veel jongeren uit het dorp weg om in de stad beter werk te zoeken.
Diğer kültürler, çeşitli sebeplerden dolayı buradan ayrılmak zorunda kalmıştır.Boeren laten tegenwoordig om uiteenlopende redenen gronden braak liggen.
Bölgeler, ek olarak yerel yönetim bölgeleri ve herhangi bir bölgeye ait olmayan alanlara ayrılmaktadır.Die stichtingen, ook per provincie georganiseerd, bezitten geen terreinen.
Sahtecilikler kalitelerine göre sınıflara ayrılmaktadır.In de brugklas worden leerlingen ingedeeld op niveau.
Bunun sonucunda ayrılmaya ve arkadaşlıklarını sürdürmeye karar vermişlerdir.Ze besluiten vervolgens vrienden te blijven.
Basit bir bariyer iki iletkenin ince bir yalıtkan ile ayrılmasından oluşturulabilir.Een eenvoudige staande golf kan ontstaan als een golf tegen twee vaste punten gereflecteerd wordt.
Onun ayrılması medyada diğerleri kadar skandal yaratmadı.Als Tweede Kamerlid was Van Diggelen niet zo opvallend.
Gemi batarken adam, eşinin cesedinden ayrılmaktansa ölmeyi tercih eder.Badeloch wil niet: ze wil liever sterven dan haar echtgenoot achterlaten.
Ancak kısa bir süre sonra Lewington takımdan ayrılmak zorunda kaldı.Niet veel later stapte Walter McCrone uit het team.
Edirne Eyaleti altı sancağa ayrılmaktaydı.De KNVB was verdeeld in zes districten.
Sana Bir Sır Vereceğim dizisinden rahatsızlığı sebebiyle ayrılmak zorunda kaldı.Hij moest echter verstek laten gaan vanwege een rugblessure.
Anderson bir söyleşide "Eğer o ayrılmasaydı biz bir yere gidemezdik" demiştir."We zijn een duo", zei ze, "zonder hem kan ik niet verder spelen".
Fakat ayrılmaları gerekiyordu.Hij moest vertrekken.
En sonunda Beatles üyeleri onun ayrılmasına karar vermişlerdi.Beatrix had zelf het initiatief voor deze voltooiing genomen.
Sezon sonunda ise sözleşmesini uzatmayacağını açıkladı ve Sivasspor'dan ayrılma kararı aldı.Onnodig te zeggen dat hij na de oorlog een veroordeling opliep en uit Dudzele verdween.
Kont bundan gayet üzüntü duyar ve ondan ayrılmaya hazırlanır.De groep gelooft het verhaal en vertrekt teleurgesteld.
Fakat burada da maddi sıkıntılar sebebiyle ayrılmak zorunda kalmıştır.Daar vertrok hij vanwege betalingsproblemen.
Erkek arkadaşından ayrılmayı planlıyor.Zij is van plan het met haar vriend uit te maken.
İşte bu, adaletten ayrılmamanız için daha uygundur."To jest dla was odpowiedniejsze, abyście nie postępowali niesprawiedliwie”.
Temmuz 2012’de, WHATWG ve W3C bir çeşit ayrılmaya karar verdiler.W lipcu 2012 WHATWG oraz W3C zdecydowały się na separację.
Belait, idari olarak sekiz bucağa (mukim) ayrılmaktadır.Wraz z władcą pochowano osiem spośród jego rumaków.
Gemi batarken adam, eşinin cesedinden ayrılmaktansa ölmeyi tercih eder.Kiedy statek tonie, mąż woli umrzeć, niż rozdzielić się z ciałem żony.
Bunun sonucunda Roma'dan ayrılmak zorunda kaldı.Z tego powodu zmuszono go do opuszczenia Rzymu.
2013 sezonunda, Viking'in birinci kalecisi Rune Jarstein ayrılmak isteyince kaleyi devraldı.Przed sezonem 2013 podstawowy bramkarz Vikingu Rune Jarstein chciał wyjechać za granicę.
En uzun uçuş, hemen hemen birinci kademenin ayrılmasına kadar, 107 saniye sürdü.Najdłuższy lot trwał zaledwie 107 sekund.
Önce kimseyi bulamaz ama tam ayrılmak üzere iken yerde bir kan damlası olduğunu görür.Niestety on początkowo nie odwzajemnia jej uczuć, a wskrzesił ją dlatego, że posiadała moc równą jemu.
NOT: Chris Watrin 20.08.2008 tarihinde sağlık nedenleri dolayısıyla gruptan ayrılma kararı aldı.20 sierpnia 2008 r. z powodów zdrowotnych z zespołu odszedł Chris Watrin.
Morphy Avrupa'dan ayrılmadan önce onuruna şatafatlı bir de ziyafet verildi.Podczas pobytu w Europie Morphy zyskał wielką sławę.
Ayrılmasından saatler önce Theo'nun eşliğinde Seurat'ın atölyesine ilk ve tek ziyaretini gerçekleştirdi.Na kilka godzin przed odjazdem odwiedził po raz pierwszy, w towarzystwie Theo, Seurata w jego atelier.
Bunun sonucunda ayrılmaya ve arkadaşlıklarını sürdürmeye karar vermişlerdir.Postanawiają zakończyć związek i pozostać przyjaciółmi.
Var olan sadece öğelerin bir araya gelmesi ve birbirlerine karıştıktan sonra ayrılmasıdır.Możemy kochać się tylko ze sobą, inaczej się przekształcimy.
İntihar öncesi yazdığı ayrılma notunda "Her zamankinden daha uzun bir süre uyuyacağım.W pożegnalnej notce napisał: Kładę się teraz do snu, na trochę dłużej niż zwykle.
Bölge kendi içinde 14 tinkhundlaya ayrılmaktadır.Dystrykt dzieli się na 14 tinkhundla.
2. Kural: Gruptan ayrılmak yasaktır.Osoba 2 – Nie możesz wreszcie zostać i porozmawiać ze mną?
Destan 31 bölüme ayrılmaktadır.Niezgoda Na Przeznaczenie 31.
Fakat ne yazık ki Olimpos’tan ayrılma vakti de gelir.Był to jedyny start olimpijski DeMattei.
Artık Şam'dan ayrılmak zamanı gelmiştir.Ostatecznie zdecydowali się opuścić Shalom.
Ayrılmalar sonucunda AP Cumhuriyet Senatosu'nda da çoğunluğu yitirdi.Utraciła tym samym większość w Izbie Gmin.
11 tinkhundla'ya ayrılmaktadır.Dystrykt dzieli się na 11 tinkhundla.
Ronaldinho'nun takımdan ayrılması ile Messi, 10 numaralı formayı giymeye başladı.Po odejściu z klubu Ronaldinho, Messi przejął po nim numer „10” na koszulce.
Ryanggang, bir şehir ("si") ile 11 ilçeye ("gun") ayrılmaktadır.Ryanggang podzielone jest na 1 miasto (kor. si) oraz 11 powiatów (kor. gun).
1990 yazında Daum beklenmedik bir şekilde takımdan ayrılmaya karar verdi.W 1998 będąc w najlepszej formie zespół nieoczekiwanie zniknął ze sceny.
TOT fenomenleri, FOK (bilme hissi) olaylarından ayrılmalıdır.Zamiennie używa się pojęć pseudoodwrotności, pseudoinwersji.
Siyasi kariyeri Michel d'Ornano'dan ayrılmaz hale gelmiştir.Zaangażowała się w działalność polityczną u boku Michela d’Ornano.
Çoğu bölegelere ara hat ayrılmaktadır.Większość z nich od razu opuściła Rzeszów.
Hatta bunun için ordudan ayrılmayı bile göze almışti.Zmusiło go to do wycofania się z armii.
Grubun ayrılmasından sonra grup üyeleri ayrı ayrı müzikal çalışmalara başladılar.Podczas przerwy każdy członek grupy realizował indywidualnie swoje zainteresowania muzyczne.

İlgili Sayfalar