ayrılma ile cümle

ayrılma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ülkenin Sovyetler Birliği'nden ayrılmasından sonra kuruldu.Iniciou-se logo após a retirada das forças militares da União Soviética do país.
Chizhou şehri bir semt ile beş ilçeye ayrılmaktadır.Ieyasu fugiu com apenas cinco homens para um castelo próximo.
Perekop Kıstağı ile Herson Oblastı'na bağlanmaktadır ve Kerç Boğazı ile Kuban'dan ayrılmaktadır.Está ligada ao Oblast de Kherson pelo istmo de Perekop e é separada de Kuban pelo estreito de Kerch.
Dongcheng idari olarak 17 alt semte ayrılmaktadır.Jongno compreende atualmente 17 dongs.
Roma ile ayrılmanın hemen öncesinde Papa ve kilise genel kurulu bir doktrin kararı vermişti.Até o rompimento com Roma era o Papa e os concílios gerais da Igreja que decidiam a doutrina.
Bu nedenledir ki, Anadolu Alevîliği ile Câferiyye Şiîliği'nden i'tikadî yönden ayrılmaktadırlar.Estes são queimados em uma fogueira por terem tocado o seu patrão, enquanto este se banhava.
Bunun üzerine Menşevik'lerin lideri Georgi Plehanov, Bolşevik'lerden ayrılmak istedi.O líder dos mencheviques, Gueorgui Plekhanov, pediu a separação da facção adversária.
Süreç, işe son verilmesi ya da kişinin ayrılması ile sonuçlanır.Caracterizada pela finalização do processo, seja pela conclusão da tarefa ou desistência do grupo.
Fakat ayrılmaları gerekiyordu.Mas, você tinha ido embora.
Deyimler çok çeşitli niteliklere sahip olduğu için, birbirinden tamamen ayrık kümelere ayrılması olanaksızdır.O título possui diversas possíveis origens, não necessariamente mutuamente exclusivas.
Jungnang semti 20 mahalleye (dong) ayrılmaktadır.É dividido em 20 dong (bairros).
Şarkı sarhoş bir adamın kız arkadaşından ayrılmasını anlatıyordu.A música é cantada a partir do ponto de vista de um homem que se embebeda após terminar com a sua namorada.
Bu birimlerde bir veya daha fazla köy ve mahalleye ayrılmaktadır.No entanto, algumas mulheres vão ter cabelos mais escuros e longos em uma ou mais dessas regiões.
Bu, birçok sanatçının Arjantin'den ayrılmasına yol açtı.Esse comportamento rendeu diversas punições aos aviadores argentinos.
Otello etrafındakilerin ayrılmaları ister.Otello esconde-se antes de que estes apareçam.
Namibya'nın var olan 14 idari bölgesinin yanı sıra, Namibya çoğu zaman coğrafi açıdan da ayrılmaktadır.Presente em 14 estados brasileiros, além da Venezuela, a Eucatur atende linhas de grandes distâncias.
Ankang şehri bir semt ile dokuz ilçeye ayrılmaktadır.O Xiangqi é jogado em um tabuleiro nove por dez.
Senatörler 75 yaşına kadar görevde kalabilirler; 75 yaşından sonra görevden ayrılmaları zorunludur.Os senadores ficam no cargo até a idade de 75 anos.
O andan itibaren bir daha ayrılmazlar.A partir daí não mais parou.
Görevden ayrılması ardından çeşitli soruşturmalarla karşı karşıya kaldı.O instituto afirma que o nível de confiança dos resultados é de 95%.
Gobi-Altay ili 18 ilçeye (сум, sum) ayrılmaktadır.God heeft medelijden en haalt achttien jaren van de dertig jaren af.
Winton'un ölümü, kaydedilen çocukların 241'inin trenle Prag'dan ayrılmasından 76 yıl sonra geldi.Winton overleed precies 76 jaar nadat 241 van de kinderen die hij zou redden Praag per trein verlieten.
Bu olay Harry ve Cho'nun ayrılmasına yol açar.Dit leidt tot de uiteindelijke breuk tussen Harry en Cho.
2000 yılının sonlarında bu anlaşmazlık yüzünden DJ Kay Gee gruptan ayrılmaya karar verir.In 2000 besloot DJ Kay Gee om de groep te verlaten.
Dört kardeşi vardır, fakat ebeveynlerinin ölümünden sonra ayrılmak zorunda kalmışlardır.Hij heeft vier broers van wie hij gescheiden werd sinds de dood van zijn ouders.
Ayrılmalar sonucunda AP Cumhuriyet Senatosu'nda da çoğunluğu yitirdi.In de Senaat verloor hij zelfs die meerderheid.
Birinci sezonun sonlarında Alex ve Joey, Alex'in eşinden ayrılma sürecinde duygusal açıdan yakınlaşırlar.Tegen het einde van seizoen 1 hebben Alex en Joey een 1 night stand, nadat Alex gaat scheiden van haar man.
Tiangong 1 hedef modülünün daha sonra ayrılması bekleniyor.Hierna werd de Tiangong 1 buiten gebruik gesteld.
GT500 ve GT300 olmak üzere iki kategoriye ayrılmaktadır.De auto's worden in twee klassen onderverdeeld: GT500 en de GT300.
Ama sadelikten hiç ayrılmadım."De zee geeft mij nooit ontgoocheld."
Ancak ondan ayrılmadı.Maar ze zijn nog niet van hem af.
Eldivenlerinden ayrılmaz.Kanten handschoenen.
Fakat ne yazık ki Olimpos’tan ayrılma vakti de gelir.Hij was dus klaar om te schitteren op het olympisch omnium.
Zunyi şehri iki semt, iki ilçe düzeyi şehir ile dokuz ilçeye ayrılmaktadır.De achtste, negende en tiende wervel hebben twee pleurocoelen op iedere zijkant.
Ben, ailemden ayrılmak istiyorum" dedi.Ik moet mijn land verlaten!"
Artık Şam'dan ayrılmak zamanı gelmiştir.Tijd voor Johan om huiswaarts te trekken.
Araştırma ve geliştirme çabaları ülke ekonomisinin ayrılmaz bir parçasını oluştur.De sterke en zwakke punten maken deel uit van de interne analyse van de organisatie zelf.
Senatörler 75 yaşına kadar görevde kalabilirler; 75 yaşından sonra görevden ayrılmaları zorunludur.Senatoren kunnen hun zetel blijven bezetten totdat zij de leeftijd van 75 jaar bereiken.
1948 yılında ordu'dan ayrılmaya karar verdi.In 1948 verliet hij het leger.
Roketin gelişmesiyle Dünya'dan ayrılma bölümü Marshall Uzay Uçuş Merkezi tarafından yapılmaktaydı.De raket en zijn EDS werden ontwikkeld door het Marshall Space Flight Center.
TOT fenomenleri, FOK (bilme hissi) olaylarından ayrılmalıdır.Hierin verschoof zijn denken weg van de fenomenologische analyse.
Bunun üzerine kulüp yönetimiyle bir araya gelerek kulüpten ayrılma dileğinde bulundu.Na onvrede met het bestuur moest hij de club verlaten.
Manastır Sancağı beş kazaya ayrılmaktaydı.In Reiderland hebben vijf kloosters gestaan.
2004'te diğer elemanların ayrılmasıyla grup orijinal kadrosuna döndü.In 2004 kwam de groep in de originele bezetting weer samen.
O andan itibaren bir daha ayrılmazlar.Hierna hebben ze elkaar nooit meer verlaten.
Williams gruptan ayrılmayı kabul etti.Hij besluit de groep te verlaten.
Fakat çok geçmeden işten sıkılır ve ayrılmaya yaklaşır.Maar al snel begint het hem te vervelen dat hij alleen is.
Artık onun için annesinin yanından ayrılma vakti gelmiştir.Moeders hadden daarom de plicht om hen daarin te begeleiden.
Hasar çok geniş kapsamlıdır, reaktörun tamir için ayrılması gerekir.Het toestel is te zwaar beschadigd om gerepareerd te worden en wordt ontdaan van zijn onderdelen.
Grup hiçbir zaman resmi olarak ayrılmadı.Deze groep is officieel nooit uit elkaar gegaan.
Amman ili, idari olarak dokuz ilçeye ayrılmaktadır.Salih werd negen generaties later geboren dan Nuh.
Bu durum ile bağlantılı olarak iki defa Merv'den ayrılmak zorunda kaldı.Toen moest hij na twee deelnames de quiz verlaten.
John'un ayrılması sonrasında gruba Tré Cool (Frank Edwin Wright, III) dahil edildi.Hij werd vervangen door Tré Cool, oftewel Frank Edwin Wright III.
Şikago Sekizlisi adlı bu grup, Seale'in davasının ayrılmasıyla "Şikago Yedilisi" olarak bilindi.Een voorbeeld is het nummer Chicago, dat verwijst naar het proces tegen de zogenoemde Chicago Seven.
İşkodra Sancağı beş kazaya ayrılmaktaydı.De beving werd gevolgd door vijf naschokken.
Ayrılmayalım (Ferdi Özbeğen albümü) Ayrılmayalım (Coşkun Sabah albümü) Ayrılmayalım (Ferda Anıl Yarkın albümü)Verlaat de Levieten niet (Deut.
Özel şehirler ve il şehirleri ise semtlere (區, qū) ayrılmaktadırlar.Daarvoor dienden de steden Steenwijk en Coevorden ingenomen te worden.
1987'de Ruud Gullit'in takımdan ayrılmasıyla, Gerets takımın daimi kaptanı haline gelmiştir.Na het vertrek van Ruud Gullit in 1987, werd hij ook de vaste aanvoerder van de rood-witten.
Bunun sonucu olarak Claudius nişan akdini bozdu ve Silanus'u kamu görevlerinden ayrılmaya zorladı.Daarop brak Claudius de verloving af en dwong hij Silanus om af te treden als praetor.
Riley, Organizasyondan ayrılma kararı alır.Dylan besluit het huis te verlaten.

İlgili Sayfalar