ayrılma ile cümle
ayrılma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
İstifa bir kişinin çalıştığı işten ayrılmasıdır.التقاعد هي النقطة التي يتوقف الشخص فيها عن العمل تمامًا.
Tom, sen ayrılmadan önce seni görmek istiyor.يريد توم أن يراك قبل أن تغادر.
Bunun sonucunda Roma'dan ayrılmak zorunda kaldı.Por este motivo, teve que abandonar Roma.
Diğer şehirler ise doğrudan mahallelere (dong) ayrılmaktadır.Outras cidades são cidades secundárias (towns).
Asla yoldan ayrılma.Nunca se afaste do Caminho.
Orhun ili iki ilçeye (сум, sum) ayrılmaktadır. ^ sitePorém, neste grupo, os ocelos (em múltiplos de dois) podem ou não estar presentes.
Oradan ayrılmak zorunda kalan Doktor, Amelia'ya beş dakikada döneceğine söz verir.No entanto, ele promete para Amelia voltar em cinco minutos.
Üniversiteye dönünce Doktor, kasayı kontrol eden Nardole'a bir süre ayrılması için izin verir.De volta à universidade, o Doutor se oferece para tomar conta do cofre que está sendo guardado por Nardole.
Brave Entertainment 2008 yılında Kang Dong Chul'un YG Entertainment'den ayrılmasıyla kurulmuştur.A Brave Entertainment foi fundada em 2008 por Kang Dong Chul depois que ele deixou a YG Entertainment.
Hak’tan ayrılmayan Türkler, Allah tarafından hak üzerine kuvvetlendirildi.O poder, que o desprezível possui, foi-lhe permitido por Deus.
Danimarka, 1978'de geri dönebilmek için bu noktada yarışmaya katılmamayı ve ayrılmayı seçti.A Dinamarca optou por não participar e deixou a competição, para retornar em 1978.
Ancak Germanus, ordunun Balkanlardan ayrılmadan önce 550 sonbaharında aniden öldü.Germano, contudo, morreu subitamente no outono de 550, antes do exército deixar os Bálcãs, onde foi montado.
Segment, Elias'ın gitar parçalarını atması ve ardından sahne arkasına doğru ayrılmasıyla sona erdi.O segmento terminou com Elias descartando as peças da guitarra e depois saindo para os bastidores.
Ayrılmasından saatler önce Theo'nun eşliğinde Seurat'ın atölyesine ilk ve tek ziyaretini gerçekleştirdi.Ele fez junto com Theo sua primeira e única visita ao estúdio de Seurat pouco antes de partir.
White'ın odasına silahlı saldırı olduktan sonra ailesi Kokomo'dan ayrılma kararını aldı.Quando uma bala trespassou a sala de estar da casa dos White, a família decidiu deixar a cidade de Kokomo.
Outlook Social Connector Outlook'un ayrılmaz bir parçası olan Microsoft Office 2010'dan başladı.A partir do Microsoft 2010, o Outlook Social Connector passou a ser uma parte integral do Outlook.
Bu iki ada Bismark Takımadaları'nın birer adasıdır ve Saint George Kanalı'yla birbirlerinden ayrılmaktadırlar.Ambas integram o Arquipélago de Bismarck, e estão separadas pelo Canal de São Jorge.
Ayrılmadan önce Farah teşekkür eder ve ismini sorar.Ele dá a Farah a adaga, mas antes de ir embora, Farah lhe pergunta o seu nome.
TOT fenomenleri, FOK (bilme hissi) olaylarından ayrılmalıdır.Na fenomenologia, estudam-se os fenômenos.
Grup hiçbir zaman resmi olarak ayrılmadı.Porém, oficialmente, o grupo nunca se dissolveu.
Bir sonraki sabah Lilly, Vali ayrılmadan önce ondan son bir iyilik talep eder.Lilly pede que ele faça mais um favor antes de ir embora.
Yavrular annelerinin bir dahaki çiftleşme dönemine kadar ayrılmazlar.Os filhotes permanecem junto à mãe até o próximo parto.
Amin ve alkoller nükleofildir; mekanizma nükleofilik katılma-ayrılmadır.As aminas e álcoois são nucleófilos; o mecanismo é adição-eliminação nucleofílica.
Mayıs 2007'de Peter Lindgren, grupla geçen 16 yılından sonra ayrılma kararı aldığını açıklamıştır.Em 17 de maio de 2007, Peter Lindgren anunciou que tinha deixado o Opeth após 16 anos.
The Mamas & the Papas grubunun ayrılmasıyla Elliot, solo kariyerine başladı, beş stüdyo albümü yayınladı.Com o fim do grupo The Mamas & The Papas, deu início a uma bem-sucedida carreira solo, lançando nove álbuns.
Evden herhangi birisinin ayrılmasını engellemek için evin tüm çıkışları kapanır.Eles descobrem que todas as saídas da casa foram seladas, impedindo que qualquer um deles saia.
Boylar da obalara ayrılmaktadır.Estes são ainda divididos em lotes.
Ayrılmadan önce Jon, Arya'ya bir hediye verir.Antes de partir, Jon dá uma espada para sua meia-irmã Arya como um presente.
Kısa süre sonunda kişisel problemler nedeniyle buradan da ayrılmak zorunda kaldı.Entretanto, tiveram que adiar por causa de problemas pessoais.
Bu anlaşmazlık daha sonradan ayrılmaları ile sonuçlanacaktır.Esta divisão viria mais tarde a ser contestada.
Bu ilçeler de mukim adı verilen toplam 38 bucağa ayrılmaktadır.E os recém-promovidos têm seus pontos divididos por 38.
Artık Şam'dan ayrılmak zamanı gelmiştir.Era chegada a hora de deixar o Chile mais uma vez.
Danimarka egemenliğinde bulunan İsveç'in, Kalmar Birliğinden ayrılması neticesinde savaşa yol açıldı.O motivo imediato do conflito foi o descontentamento da Dinamarca com a saída da Suécia da União de Kalmar.
Dumas farklı maceralar arama arzusundan dolayı ayrılmadan önce Rusya'da iki yıl geçirdi.Dumas passou dois anos na Rússia antes de se mudar em busca de aventuras e inspiração para mais histórias.
Osmanlı devlet teşkilatında hasekiler üç gruba ayrılmaktaydı.Na Europa Central, os mongóis se dividiram em três grupos.
Nisan 2005'te, kulüpten ayrılmayı düşündüğünü söyledi.Em 2005, acabou por decidir sair do clube.
Raška ilçesi, biri şehir olmak üzere dört belediyeye ayrılmaktadır.Conta com 4 pistas em um só sentido, para os aforas da cidade.
Sinclair, tiyatro çalışmaları nedeniyle projeden ayrılmak zorunda kaldı.Park teve que abandonar devido a sua carreira de atriz.
Ana Lucia görevinden ayrılmaya karar verir ve sonunda bir havaalanında güvenlik görevlisi olarak işe başlar.Mais tarde, Ana Lucia aparece a trabalhar como segurança num aeroporto.
Bu sebeple çarpılan kimse en kısa zamanda akım yolu üzerinden ayrılmalıdır.Em caso de queda deverão retirar-se da pista o mais rápido possível.
Cinlere olan inanç, asla Yahudiliğin ayrılmaz bir parçası değildi."O jogo do bem contra o mal nunca foi tão intrigante.
Fakat çok geçmeden işten sıkılır ve ayrılmaya yaklaşır.Ele acabou ficando entediado com o trabalho e desistiu.
Ancak sağlık problemlerinden ötürü oradan ayrılmak zorunda kaldı.Porém, acabou desistindo para cuidar de problemas de saúde.
İşten ayrılma belgesi işten ayrılmadan itibaren 15 gün içinde işverenden alınmış olmalıdır.O ex-procurador teria autorizado o pagamento do débito 15 dias após a posse no cargo.
Artık ayrılmaları için bir neden yoktur.Não havia nenhuma razão para retornar agora.
Ayrıca vücudundan ayrılmak istemeyen plusları tahliye etmek için de kullanılır.É também quem retira os corpos da água daqueles que não sobreviveram..
Sadece var olan şeylerin karışması ve ayrılması vardır.Agora só há um que você tem que alimentar e evoluir.
Sana Bir Sır Vereceğim dizisinden rahatsızlığı sebebiyle ayrılmak zorunda kaldı.Porém teve que abandonar o combate devido a uma lesão.
Kulübün maddi sıkıntıları ve borçlarından dolayı ayrılmak zorunda kaldı.O movimento declinou por motivos de doença de seu líder e problemas financeiros.
Bilbo, Yüzük Kardeşliği, Ayrıkvadi'den ayrılmadan az önce Sting'i Frodo'ya verdi.Bilbo deu Ferroada a Frodo pouco antes da partida da Sociedade do Anel de Valfenda.
Eğriboz, sekiz belediyeye ayrılmaktadır.Está divida em 8 municípios.
Bunun üzerine kulüp yönetimiyle bir araya gelerek kulüpten ayrılma dileğinde bulundu.Ignorando isso, o presidente o acolheu no clube.
İstifanın hemen sonrasında, emekliliğe ayrılma kararı aldı.Logo após anunciou sua aposentadoria.
Helsinki, 59 mahalleye ayrılmaktadır.O Illinois está dividido em 59 distritos senatoriais.
Donanmadaki hiyerarşik sistem, çeşitli dönemlere ayrılmaktadır.Oficial naval da Marinha dos Estados Unidos, distinguiu-se em várias ocasiões.
Bu pozisyonlar da, saha içindeki dizilime göre kendi içerisinde ayrılmaktadır.Tais ordens, por sua vez, distribuem-se em clados.
Bunun sonucunda ayrılmaya ve arkadaşlıklarını sürdürmeye karar vermişlerdir.Elas argumentam, a ponto de acabar com sua amizade.
Hanok Tanrı'nın yolundan ayrılmadı.Nanã não sai embaixo de Alá, só faz oborí.
Eğitim kuramı lisansüstü tıp eğitimin ayrılmaz bir parçası olmuştur.A teoria da educação em si está se tornando parte integrante de pós-graduação na formação médica.
Şehir, 11 semte ayrılmaktadır.Onagraceae Família 11.