ayrılma ile cümle
ayrılma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ama sadelikten hiç ayrılmadım."Никогда не позволял себе грубости.»
Bunun sonucunda Roma'dan ayrılmak zorunda kaldı.Поэтому Випсании было предписано покинуть Рим.
2014 yılının Mayıs ayında Kris, Ekim ayında Luhan S.M. Entertainment'a gruptan ayrılmak için dava açtı.В мае 2014 года Крис направил иск против S.M. Entertainment, чтобы уйти из группы.
Rusya Federasyonu 9 zaman dilimine ayrılmaktadır.Здесь белые должны продолжать 9.
Ralph buna çok sinirlenir ve ilk ayrılmalar başlar.Ральф остается один, и начинается его травля.
Saraburi, 13 ilçe ("amphoe"), 111 bucak ("tambon") ve 965 köye ayrılmaktadır.Подразделяется на 13 округов (ампхе), которые в свою очередь делятся на 111 тамбонов и 965 деревень.
Fakat I. mayoz sonunda henüz kromozomdaki kromatidler tam olarak ayrılmamıştır.Таки образом, у S. cerevisiae разделение хромосом при мейозе не целиком зависит от кроссинговера.
Bunu 1985'te Waters'ın gruptan ayrılması takip etti.В 1985 Уотерс объявил о распаде группы.
Üniversiteye dönünce Doktor, kasayı kontrol eden Nardole'a bir süre ayrılması için izin verir.После возвращения в университет Доктор предлагает Нардолу сменить его на дежурстве в Хранилище.
Kuzey Pyongan, üç şehir ("si") ve 22 ilçeye ("gun") ayrılmaktadır.Пхёнан-Пукто поделена на 3 города («си») и 22 уезда («кун»).
Artık Şam'dan ayrılmak zamanı gelmiştir.Решаем уйти из шалаша.
Yapracık Mahallesi'nin TOKİ toplu konutları kısmının ayrılması ile 2017 yılında kurulmuştur.В 2017 году запланирована замена ограды парка Центрального района.
Ziyaret edecekseniz en az 3-4 saat ayrılması gerekmektedir.Для беглого осмотра достопримечательностей требуется не менее 2-3-х часов.
Alxa aymağı, üç sancağa ayrılmaktadır.Ажурные Царские врата вели в три алтаря.
Max 1942 yılında Max, Hubermann'ların evinden ayrılmak zorunda kalır.В этом же 1938 году Магеррам отправляет сватов в дом Гинзбург.
İlçeler, kasaba (eup) ve beldelere (myeon) ayrılmaktadır.А в отдельных преданиях добавляются поселения Кьулихъ и ИкIалыб.
Edirne Eyaleti altı sancağa ayrılmaktaydı.Наместничество подразделялось на 6 уездов.
Bunun üzerine Menşevik'lerin lideri Georgi Plehanov, Bolşevik'lerden ayrılmak istedi.Лидер меньшевиков Плеханов, высказался за отделение от большевиков.
Siyasi kariyeri Michel d'Ornano'dan ayrılmaz hale gelmiştir.Их наследником стал Уильям де Варенн.
Ayrıca bu sezon, beşinci sezondan beri iki parçaya ayrılmayan ilk sezondur.Также это первый сезон с 2010 года, который не был разделён на две части.
Yükselen Yahudi aleyhtarlığı dolayısıyla Nazi Almanyasından ayrılmak zorunda kaldı.Из-за еврейского происхождения был вынужден бежать из Германии с приходом к власти нацистов.
Diğer kültürler, çeşitli sebeplerden dolayı buradan ayrılmak zorunda kalmıştır.Со временем фермерские хозяйства прекратили своё существования по разным причинам.
Son olarak çalıştığı NTV'den de ayrılmak zorunda kaldı.و في النهاية إضطرت للرحيل عن قناة " إن تي في " التي كانت تعمل بها.
Otomobil 20. yüzyılın sonunda toplumun ayrılmaz bir parçası olmuştur.وفي نهاية القرن ال20 أصبحت السيارات جزءً لا يتجزأ من المجتمع.
Dumas farklı maceralar arama arzusundan dolayı ayrılmadan önce Rusya'da iki yıl geçirdi.قضى دوما عامين في روسيا قبل مغادرته بحثاً عن مغامرات مختلفة.
Laiklik ise din ve dünya işlerinin ayrılmasıdır.وإنه الدنيا والآخرة، لا هذه الدنيا وحدها..
Anne babasının ayrılmasının ardından Jones, annesiyle Indiana’nın Richmond kentine taşınmıştır.وبعد انفصل الآباء جونز عن بعضهما ، انتقل مع والدته إلى ريتشموند، إنديانا .
Güçlü ve büyük bir otomobil sahibi olmak halk kitlelerinden ayrılmanın bir göstergesi hâline gelir.وأن تكون صاحب سيارة كبيرة وقوية جعل هناك فوارق بين طبقات المجتمع.
Eldivenlerinden ayrılmaz.عملت بدون قفازات.
Afife Hanım, ayrılmak zorunda kaldı.وإضطرت إدارة المعرض الطلب منه أن يغادر.
Gangbuk semti dokuz mahalleye (dong) ayrılmaktadır.«ومن بونجكث إلى فغكث تسعة أميال» "Climate of Panjakent".
Hak’tan ayrılmayan Türkler, Allah tarafından hak üzerine kuvvetlendirildi.فالزكاة حق فرضه الله على الأغنياء، ومستحقه هم ذوو الحاجة.
Ronaldinho'nun takımdan ayrılması ile Messi, 10 numaralı formayı giymeye başladı.بعد رحيل رونالدينيو عن النادي، ورث ميسي قميصه حامل الرقم 10.
Annesiyle babasının ayrılması üzerine yeniden Ankara'ya döndü.عادت لأنقرة مرة أخرى بسبب إنفصال والدها عن والدتها.
Grenoble Üniversitesi'nde okudu ama annesinin ölümü nedeniyle Fransa'dan ayrılmak zorunda kaldı.بالإضافة إلى ذلك، التحقت باك بجامعة غرينوبل لفترة وجيزة ولكنها اضطرت إلى مغادرة فرنسا عقب اغتيال والدتها.
Kuzey Hwanghae, üç şehir ("si") ve 19 ilçeye ("gun") ayrılmaktadır.تقسم هوانغهاي الشمالية إلى 3 مدن من نوع ("سي") و 19 محافظة من نوع ("كون").
1835-1836: Teksas Devrimi, Teksas'ın Meksika'dan ayrılması.بحلول نهاية عام 1835، تم طرد جميع القوات المكسيكية من تكساس.
Helsinki, 59 mahalleye ayrılmaktadır.لاكويلا أيضاً مقسمة إلى 59 حي.
Kont bundan gayet üzüntü duyar ve ondan ayrılmaya hazırlanır.جو تتراكم عليه الأحزان ويقرر أن يترك الملاكمه.
Dalalet; sapınç, sapkınlık, doğru yoldan ayrılma.فلا تستجب له ولا تصغ إليه، ولا يشفق قلبك عليه، ولا تترَأف به، ولا تتستر عليه.
İkinci ve üçüncü katlar, süslemeli pişmiş lüleci çamuruyla ayrılmaktaydı.و وصل فريق الإنقاذ الثاني و معه مجرفة البستنة المدببة.
O andan itibaren bir daha ayrılmazlar.هؤلاء لن يستطيعو الصعود من هناك أبدا.
Tate Galerisi'nin bir kanadının kendi eserlerine ayrılması önerisi bazı sanatçılar arasında düşmanlık yarattı.إن اقتراحه بتخصيص جناح في معرض تات لأعماله الخاصة خلق عداوة بين بعض الفنانين .
Avrupa Birliği'nden ayrılma hakkı, Avrupa Birliği Antlaşması'nın 50. maddesi ile tüm üye ülkelere tanınmıştır.يخضع الانسحاب من الاتحاد الأوروبي للمادة 50 من معاهدة الاتحاد الأوروبي.
Hristiyan mezhepleri, üçe ayrılmaktadır.بمسيحيين أينما حل بين الرها ونصيبين.
Babanın da ayrılmasıyla aile gittikçe fakirleşti.موقع أبونا متى المسكين.
Ayrılma tepkimeleri de E1 ve E2 şeklinde adlandırılır.سُميت هذه الأقسام بالرموز E1 و E2 و E3.
Bunun üzerine kulüp yönetimiyle bir araya gelerek kulüpten ayrılma dileğinde bulundu.في نفس الموسم أعلن سباليتي عن رحيله عن النادي.
Sana Bir Sır Vereceğim dizisinden rahatsızlığı sebebiyle ayrılmak zorunda kaldı.إلا انه اضطر إلى التخلي عن هذا العمل بسبب إصابته بمرض في الكلى .
Referandumdan Birleşik Krallık'ın Avrupa Birliği üyeliğinden ayrılması sonucu çıktı.للوفاء بتعهد البيان، قدم استفتاء بقاء المملكة المتحدة ضمن الاتحاد الأوروبي.
Doğu Saraybosna altı belediyeye ayrılmaktadır.تنقسم جزيرة مارثا فينيارد إلى ست بلدات.
Bazı tüketici şişirme kalıplı kaplar ayrılmaz tutamaçlara sahiptir.بعض الحاويات لديها غطاء فضفاض عن الإغلاق.
Doğu Afrika Topluluğu, Afrika Ekonomik Topluluğu'nun ayrılmaz bir parçasıdır.تعتبر المجموعة من ركائز المجموعة الاقتصادية الأفريقية.
Yeni Bundesliga sezonunda 27. hafta asırı başarısızlık yüzünden takımdan ayrılmak zorunda kaldı.يذكر ان ثلثى الالمان يهربون في هذا الشهر القادم بسبب فقدان معظم المعدات الثقيلة.
O günden sonra Enes Muhammed'in yanından hiç ayrılmamıştır ve ona en yakın isimlerden biri olmuştur.وأطلقه، ولم يزل يغزو مع رسول الله إلى أن توفي رسول الله ، فانتقل إلى مكة، فنزلها، وكان عقبه بها.
LM’deki gibi, parolanın kendisi parçalara ayrılmaz.8.الوقت كالسيف إن لم تقطعه قطعك .
Ama sadelikten hiç ayrılmadım."لم أفوت أحد حلقاتكم أبدًا."
25–30 m'ye kadar içerisine girilebilmekte ve içeride odalara ayrılmaktadır.فاعلم أنك ستسير ثلاثين أو أربعين ميلاً، حتى تصل إلى ذلك المكان.
İller yine bir alt bölüm olarak bucaklara (merkez) ayrılmaktadır.أو: تردد المتأخرين؛ وهو: اختلافهم في العزو للمذهب؛ المسمَّى بالطُّرُق.
Verdiğim sözü yerine getirinceye kadar senden ayrılmayacağım."إن ديني ليس بديناركم ولا درهمكم وإني أرجو أن أخرج من الدنيا ويدي بيضاء نقية».