ayrılma ile cümle
ayrılma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Doğu Afrika Topluluğu, Afrika Ekonomik Topluluğu'nun ayrılmaz bir parçasıdır.Il COMESA è uno dei pilastri della Comunità economica africana.
Ama Kelebek buradan da ayrılmak istemektedir.Intanto anche il bullo se n'è andato dal villaggio.
Ondan ayrılmak için eşcinsel olduğunu söyler ama işe yaramaz.Lei lo prega di andarsene, ma invano.
İlçeler ek olarak 118 belediyeye ayrılmaktadır.Scompaiono allo Stato d'Anime ben 118 famiglie.
Mağrip'teki Yahudiler, artan gerginlik sebebiyle bölgeden ayrılmak zorunda kaldılar.Gli ebrei del Maghreb furono costretti a emigrare a causa delle tensioni crescenti.
Bu sırada bir sonraki gün gerçekleştirilecek olan uzay istasyonundan ayrılma için hazırlıklara başlamışlardı.In seguito sono iniziati i preparativi per la prima passeggiata spaziale, prevista per il giorno successivo.
Gruptan ayrılan 3 kişininde ayrılma sebebi Jason Pierce'in grup içinde diktatör gibi davranmasıydı.I tre vengono scarcerati perché il giudice è un paziente di Roz.
60'ların ortalarında rock türü rock'n'roll'dan ayrılmaya başladı.Negli anni sessanta fece parte di un gruppo scolastico di rock 'n' roll.
1979'da ise sanatçı şirketten ayrılmaya karar verdi.Nel 1979 ha abbandonato l'attività artistica per dedicarsi alla famiglia.
İşyerinden ayrılmayı kurbanın tercihiymiş gibi göstermek.Si prepara la caduta del favorito.
Sevdiğimiz her şeyden bir gün ayrılmamız gerekir.Quel che amo devo abbandonare!
Taliban, IŞİD'in ülkeden ayrılmasını istemiştir.Il governo di Londra avvisò Creswell di lasciare l'Egitto.
Lamphun, sekiz ilçe ("amphoe"), 51 bucak ("tambon") ve 551 köye ayrılmaktadır.Questi a loro volta sono suddivisi in 51 sottodistretti (tambon) e 551 villaggi (muban).
Resmî olarak hiçbir forma numarası Ravens tarafından emekliye ayrılmamıştır.I Ravens ufficialmente non hanno ritirato alcun numero di maglia.
Destan 31 bölüme ayrılmaktadır.Chiude al n. 31.
İnkonsekant'larda kendi içinde 2'ye ayrılmaktadır.Dentro il Muro i due si dividono.
Bu tarz fonksiyonlara da ayrılma fonksiyonu denir.A queste rappresentazioni va aggiunta la funzione di uscita corrispondente.
Bu göç aile bireylerinin geçici veya kalıcı bir şekilde ayrılmaları ile olmaktadır.La vittima subisce pertanto uno squilibrio locale o sistemico.
Xuancheng şehri bir semt, bir ilçe düzeyi şehir ile beş ilçeye ayrılmaktadır.La prefettura di Xuancheng è a sua volta divisa in 1 distretto, 1 città e 5 contee.
Rasina ilçesi, biri şehir olmak üzere dört belediyeye ayrılmaktadır.Ogni razza controlla inizialmente un continente, sul quale vengono collocate quattro città.
Kuzey Hamgyong, üç şehir ("si") ile 12 ilçeye ("gun") ayrılmaktadır.Lo Hamgyŏng Settentrionale è suddiviso in 3 città (si) e 12 contee (gun).
Howard Poe'nun ordudan ayrılmasına izin vermesi için John Allan ile barışmasını şart koştu.Howard avrebbe allora acconsentito a congedare Poe a patto che si fosse riconciliato con John Allan.
Williams gruptan ayrılmayı kabul etti.Clive non voleva andare via dal gruppo.
Nan, 15 ilçe ("amphoe"), 99 bucak ("tambon") ve 848 köye ayrılmaktadır.Questi a loro volta sono suddivisi in 99 sottodistretti (tambon) e 848 villaggi (muban).
Gültekin'in ayrılmasından sonra grup tarzını değiştirmeye karar verdi.Dopo la fine del tour, infatti, Blacksnake decise di lasciare il gruppo.
Çekoslovakya'nın ayrılmasından sonra, günümüzdeki ismini almıştır.Nel 1993, dopo lo scioglimento della Cecoslovacchia, il partito assunse il nome attuale.
Phitsanulok, dokuz ilçe ("amphoe"), 93 bucak ("tambon") ve 1032 köye ayrılmaktadır.Questi a loro volta sono suddivisi in 93 sottodistretti (tambon) e 1032 villaggi (muban).
Maha Sarakham, 13 ilçe ("amphoe"), 133 bucak ("tambon") ve 1804 köye ayrılmaktadır.Questi a loro volta sono suddivisi in 133 sottodistretti (tambon) e 1804 villaggi (muban).
Bölgeler, ek olarak illere ve belediyelere ayrılmaktadır.Accorrono, oltre agli abitanti, anche da Dumenza e Luino.
Benzer şekilde okullar, kiliseler ve noterler de artık bölgeler temelinde ayrılmamaktadır.Anche la circoscrizioni scolastiche e le parrocchie non coincidono più con le zone.
12 Eylül sürecinde TRT'den ayrılmak zorunda kaldı.Il 12 settembre successivo è passato al Trafford.
Ancak ayrılma hazırlıkları sırasında ve seyahatinin başlarında sıhhati gittikçe kötüleşmeye başladı.Durante il viaggio, il loro disprezzo reciproco comincia a indebolirsi.
Her yıl kuruldan 1-2 editör ayrılmakta, 3-4 editör eklenmektedir.Oppure si alzano tutti e due i trequartisti,creando un 3-4-3.
Huangshan şehri üç semt ile dört ilçeye ayrılmaktadır.La prefettura di Huangshan è a sua volta divisa in 3 distretti e 4 contee.
Motor korteks iki ana kısıma ayrılmaktadır.Movente a doppio taglio.
Bunun sonucunda ayrılmaya ve arkadaşlıklarını sürdürmeye karar vermişlerdir.Ma, alla fine, si lasciano e decidono di rimanere amici.
II. Tahmasb’ı bundan böyle kendisine bağlılıktan ayrılmayacağına dair güvence vermeye mecbur etti.Ma proprio De Palma ci ha insegnato a non prenderlo sul serio".
Aralarında Hasidik grupların da bulunduğu bazı gruplar zamanla Haredilerden ayrılmaya başladı.Intorno a loro, alcune figure di guerrieri ormai erose dal tempo.
Hemen ayrılmamalısın.Ты не должен уходить прямо сейчас.
Buradan ayrılmak üzereyiz.Мы собираемся уходить отсюда.
Evimden ayrılmak üzereydim.Я собирался покинуть свой дом.
O zaman evden ayrılmak üzereydim.В то время я собирался уйти из дома.
Ben ayrılmadan önce sizi arayacağım.Я вам позвоню перед отъездом.
Onlara söyle Mary'nin ülkeden ayrılmasına izin vermiyorum.Скажи им, что я не разрешаю Мэри покинуть страну.
Tom geldiğinde ayrılmak üzereydim.Я собирался уходить, когда пришёл Том.
Öğretmen öğrencilerin konferans salonundan ayrılmasına izin vermedi.Учитель не разрешил ученикам выходить из аудитории.
Bütün gece Tina'nın başında beklemiş ve ancak sabah yanından ayrılmaya başlamışlardır.Они стояли возле Тины всю ночь, и начали уходить лишь утром.
2011 yılında Nick ve Chris, yoğun programları nedeniyle gruptan ayrılmak zorunda kaldı.В 2011 году Ник и Крис ушли из группы из-за плотных графиков.
Gündüz ve gece boyunca sayısız gemi Panama Kanalı'na girmek veya ayrılmak için köprünün altından geçmektedir.В течение всего дня и ночи многочисленные суда проходят под мостом при въезде и выезде через Панамский канал.
Williams gruptan ayrılmayı kabul etti.Уильямс принял решение уйти из группы.
Tanımalara- Ayrılma bakınız).Visanne (нем.).
Katar, 2004 yılından bu yana idari olarak 7 belediyeye (Arapça: بلديات) ayrılmaktadır.Катар после 2004 года разделён на 7 муниципалитетов (араб.
2003 yılında gitarist ve vokalist Mark Jansen'ın After Forever adlı gruptan ayrılmasının ardından kurulmuştur.Была образована в 2003 году гитаристом и вокалистом Марком Янсеном после его ухода из After Forever.
Aysu: Erduoğmuş'u sevdiği halde ayrılmaları gerekmiştir.Г) Ты любишь тех, кто приходит, чтобы быть покрытым (примирённым).
Åkerfeldt Nordin'e haber verdiği sırada,Brezilya'da olan Nordin gruptan ayrılmaya karar vermiştir.Когда Окерфельдт сообщил Нордину, тот был на отдыхе в Бразилии.
Marie odasından ayrılmayı kabul etmez.Том приказывает ей выйти из комнаты.
Birinci Dünya Savaşı öncesi, Paris. Bir Fransız olan Jim ve Avusturyalı Jules ayrılmaz arkadaşlardır.Перед Первой мировой войной в Париже жили два друга — австриец Жюль и француз Джим.
Babasının vasiyeti üzerine, babası ölünce de babasının topraklarından ayrılmamıştır.Разобравшись, они отвезли тело убитого к отцу с извинениями.
Çünkü henüz Liliya eşinden ayrılmamıştı.И он не выходил уже из келлии своей до кончины.
İyilik ve kötülük birbirinden ayrılmaz, aynı madolyonun iki farklı yönüdür.А зло и добро — лишь две стороны одной медали.