ayrılma ile cümle
ayrılma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Kırk yıllık evliliklerinin ardından ayrılmak istiyorlar.Vogliono separarsi dopo quarant'anni di matrimonio.
Tom bize ayrılmamızı söyledi.Tom ci ha detto di andarcene.
Neden ayrılmadın?Perché non te ne sei andato?
Senden ayrılmak istemiyorum.Non voglio separarmi da te.
Otelden kaçta ayrılmam gerekiyor?A che ora devo lasciare l'albergo?
Tom, sen ayrılmadan önce seni görmek istiyor.Tom vuole vederti prima di partire.
Eski grup üyeleri Kris ve Luhan'ın gruptan ayrılmadan önce bulundukları son albümdür.È il primo album da quando i membri Kris e Luhan hanno abbandonato il gruppo.
26 Ekim 2006'da Ferrari, Brawn'ın takımdan ayrılması gerektiğini açıkladı.Il 26 ottobre 2006 la Ferrari annunciò che Brawn avrebbe lasciato il team.
Sinclair, tiyatro çalışmaları nedeniyle projeden ayrılmak zorunda kaldı.Sinclair lasciò il progetto a causa di alcuni obblighi teatrali.
Midraşta kadının sıkça kocasının yanından ayrılmaması gerektiği belirtilir.Donna spesso trascurata dal marito.
2003'te uzun bir ayrılma evresinden sonra boşandılar ama iyi bir dost olarak kaldılar.I due divorziano nel 2003 dopo una lunga separazione, ma continueranno a rimanere buoni amici.
Dolayısıyla bu topraklardan ayrılmama koşuluyla azat edilmişlerdir.Per questo motivo rifiuto di essere portato fuori dal mio Paese in questo modo.
Bunlardan birini Ben'e hediye eder ve böylece onlar asla ayrılmayacaklarına inanırlar.Anch'essi ritornarono ad annunziarlo agli altri; ma neanche a loro vollero credere.
Günümüzde cadde Doğu Nankin Caddesi ve Batı Nankin Caddesi olmak üzere ikiye ayrılmaktadır.È divisa in due parti, Nanjing Road est e Nanjing Road ovest.
Müslüman olduktan sonra kızı ve eşinden ayrılmak zorunda kalmıştır.Dopo essere diventato un vampiro dovette abbandonare la moglie e figli.
Afife Hanım, ayrılmak zorunda kaldı.Ufficiale di carriera, dovette lasciare il servizio.
TOT fenomenleri, FOK (bilme hissi) olaylarından ayrılmalıdır.Vacuità dei fenomeni percepiti (bahirdhā śūnyatā).
Fakat ne yazık ki Olimpos’tan ayrılma vakti de gelir.La stagione finisce però con la retrocessione dell'Olimps, che terminò ultimo.
Her ilçe mahallelere (хороо, horo) ayrılmakta olup toplam 121 adettir.Ciascun dùùrėg (distretto) in cui è divisa la città consiste in un certo numero di horoo per un totale di 121.
Köyünden ayrılmasının sebebi sipahi olmasıdır.Perché uscire dall'euro sarebbe una follia.
Ödenek ayrılmadı, bakım yapılamadı.Avete pagato caro non avete pagato tutto.
En sonunda Beatles üyeleri onun ayrılmasına karar vermişlerdi.Il tenente Murphy alla fine decise di lasciarli andare.
Fakat devre sonuçlanmadan ayrılmak zorunda kalmıştır.Tuttavia, il gruppo si è sciolto prima che potesse essere finito.
Güney Hwanghae, bir şehir ("si") ile 19 ilçeye ("gun") ayrılmaktadır.Il Sud Hwanghae è suddiviso in 1 città (si) e 19 contee (gun).
Hristiyan mezhepleri, üçe ayrılmaktadır.Ciascuna delle forze cristiane si sentì tradita dall'altra.
6 Haziran 1523'te İsveç Krallığı'nın Kalmar Birliği'nden ayrılması ile bu birlik ortadan kalktı.L'Unione di Kalmar si dissolse il 6 giugno 1523, con l'indipendenza della Svezia.
Ryanggang, bir şehir ("si") ile 11 ilçeye ("gun") ayrılmaktadır.Il Ryanggang è suddiviso in 1 città (si) ed 11 contee (gun).
Araştırma ve geliştirme çabaları ülke ekonomisinin ayrılmaz bir parçasını oluştur.Invenzione e sperimentazione erano parte integrante della vita del sig.
Finlandiya 19 adet bölgeye ayrılmakta olup her bölge bölgesel konseyler tarafından yönetilmektedir.Malta è divisa in 68 località, ciascuna gestita da un consiglio locale.
Ama sadelikten hiç ayrılmadım."Io non sfuggo mai dalle mie responsabilità».
1911'de finansal problemlerde dolayı takımdan ayrılmak zorunda kaldı.Interrompe gli studi nel 1911 a causa di problemi economici.
Ne var ki, kimse İtalya'dan ayrılmak istemedi.Quasi nessuno fece rientro in Italia.
Edirne Eyaleti altı sancağa ayrılmaktaydı.Il territorio era diviso in 6 parrocchie.
Ben, ailemden ayrılmak istiyorum" dedi.«Mamma, voglio andare via con te.
Sanming şehri iki semt, bir ilçe düzeyi şehir ile dokuz ilçeye ayrılmaktadır.La prefettura di Sanming è a sua volta divisa in 2 distretti, 1 città e 9 contee.
Göktürk Devleti'nin ikiye ayrılması.Prefazione a L'Occidente diviso.
O gün, pek çok fotoğraf çekmiştim ve kasabadan ayrılmak üzereydim.Ci sono stato molte volte e sono stato influenzato dalla città.
Bu pozisyonlar da, saha içindeki dizilime göre kendi içerisinde ayrılmaktadır.Queste risposte devono essere, in qualche misura, presenti nel suo proprio essere.
Bu öbek de kendi arasında ikiye ayrılmaktaydı.La stessa NOI risente di queste divisioni.
Bu kelimeden dolayı, kendi ordusundan ayrılmak surtiyle ona hıyânet edenlere Râfızîler adı verildi.È chiamata così perché un tempo venivano concesse le indulgenze ai penitenti che entravano per essa.
Finlandiya, tarihsel olarak İsveç'in bir parçası olduğu dönemde birkaç vilayete ayrılmaktaydı.Le province storiche della Finlandia datano dall'epoca in cui la Finlandia era parte integrante della Svezia.
Hatta bunun için ordudan ayrılmayı bile göze almışti.A seguito di ciò, intese congedarsi dall'esercito.
2015'te Spencer Smith'in ayrılmasıyla grubun tek kalıcı üyesi olarak Brendon Urie kalmıştır.Nel 2015, il membro fondatore Spencer Smith lascia ufficialmente il gruppo.
Zhangzhou şehri iki semt, bir ilçe düzeyi şehir ile sekiz ilçeye ayrılmaktadır.La città-prefettura di Zhangzhou amministra 2 distretti, 1 città-contea e 8 contee.
Yavrular annelerinin bir dahaki çiftleşme dönemine kadar ayrılmazlar.Tuttavia, i giovani non si separano dalla madre prima del compimento del secondo anno.
İlçeler ek olarak 160 belediyeye ayrılmaktadır.Il territorio è suddiviso in 160 parrocchie.
1995'te gruptan ayrılma kararı verdi.Nel 1995 lascia il gruppo.
Farklı hedefleri nedeniyle gruptan ayrılmak zorunda kaldı.Ha lasciato il gruppo a causa di motivi personali.
Kymenlaakso, üçü şehir olmak üzere yedi belediyeye ayrılmaktadır.Nella regione del Kymenlaakso ci sono 7 comuni, di cui tre città.
Daha sonra bu ayrılmaz ikili ECW’a katıldı.Entrò così stabilmente nella ECW.
Rayong, sekiz ilçe ("amphoe"), 58 bucak ("tambon") ve 388 köye ayrılmaktadır.Questi a loro volta sono suddivisi in 58 sottodistretti (tambon) e 388 villaggi (muban).
Baoji şehri üç semt ve dokuz ilçeye ayrılmaktadır.Nasuada si pratica nove tagli e vince.
Chagang, üç şehir ("si") ile 15 ilçeye ("gun") ayrılmaktadır.Il Chagang è suddiviso in 3 città (si) e 15 contee (gun).
O andan itibaren bir daha ayrılmazlar.Da allora non si sono più lasciati.
Yani Yeniköy direkt Kırıntı'dan ayrılma değildir.Non sembra che l'ornitorinco rischi l'estinzione immediata.
Şili idari olarak 15 bölge (regiones), 54 il (provincias) ve 346 belediyeye (comunas) ayrılmaktadır.Attualmente, il Cile dispone di 15 regioni, 53 province e 346 comuni in totale.
Udon Thani, 25 ilçe ("amphoe"), 155 bucak ("tambon") ve 1682 köye ayrılmaktadır.Questi a loro volta sono suddivisi in 155 sottodistretti (tambon) e 1682 villaggi (muban).
Kuzey Hwanghae, üç şehir ("si") ve 19 ilçeye ("gun") ayrılmaktadır.Il Nord Hwanghae è suddiviso in 3 città (si) e 19 contee (gun).
Bunun sonucunda Roma'dan ayrılmak zorunda kaldı.Si decise così a lasciare Roma.
2. sezonun sonunda diziden ayrılmaktadır.Si risveglia dal coma alla fine della seconda stagione.