ayrılma ile cümle

ayrılma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Çok geçmeden okuldan ayrılmak zorunda kaldı.Sin embargo pronto dejó la escuela.
İlçeler ek olarak 160 belediyeye ayrılmaktadır.Se divide en 160 localidades.
Longnan şehri, bir semt ile sekiz ilçeye ayrılmaktadır.La ciudad Longnan se divide en 1 distrito y 8 condados.
T-Bag hayatının tehlikede olduğunu anlayınca kaçış planından ayrılmayı kabul eder.Temiendo por su vida también, T-Bag accede a quedar fuera del plan de escape.
Tristan iyileştikten sonra ayrılmasına izin verilmiştir.Obsidian se retiró luego de ser curado.
Fakat ne yazık ki Olimpos’tan ayrılma vakti de gelir.Había que esperar a Olimpo.
Ben, ailemden ayrılmak istiyorum" dedi.Pero quería irme de mi familia.
Selim ve Narciso dans ettikleri partnerlerine birlikte balodan ayrılmayı teklif ederler.Narciso y Selim ambos piden a sus parejas escaparse de la fiesta.
Bu ayrılmadan sonra, Batı Moğollarının ismi "Zuun Gar" olmuştur.Después de esta fragmentación, la nación de Mongolia occidental se llamó Zuun Gar.
Ama Prens yine ülkesinin geleneğinden ayrılmaz ve tebessüm etmeye devam eder.Pero el príncipe respeta la regla de su costumbre: sonreír siempre.
Carlos ayrilmadan gelir ve birbirlerine son bir daha veda ederler.Carlos entonces se va abruptamente, sin despedirse.
Dolayısıyla bu topraklardan ayrılmama koşuluyla azat edilmişlerdir.Les comunico que procederé a retirarme de esta tribuna.
Şarkı sarhoş bir adamın kız arkadaşından ayrılmasını anlatıyordu.La canción cuenta la historia de un hombre ebrio que acaba de separarse de su novia.
Tohumları meyvelerinin kurutulup, ayrılmasıyla elde edilir.Las flores dividen y distribuyen sus semillas.
Vilayet, 23 alt yönetim bölgesine ayrılmaktadır: ^ LayersOcupo el puesto 23 por detrás de Mali
TOT fenomenleri, FOK (bilme hissi) olaylarından ayrılmalıdır.El análisis psicológico debe proceder de los fenómenos a su esencia.
Sütun başlıklarının ayrılmaz bir parçasıdır.Quitan una extraña llave de su cadáver.
Sana Bir Sır Vereceğim dizisinden rahatsızlığı sebebiyle ayrılmak zorunda kaldı.Tuvo que abandonarlo debido a un falso diagnóstico acerca de su codo.
Nathan'ın ailesinden ayrılmasından sonra ise evlenirler.Después del sermón de Tom, ellos se casan.
Buna rağmen ve Adriano'nun bütün ısrarlaina rağmen İrene kardeşi Rienzi'nin yanından ayrılmayı kabul etmez.A pesar de los ruegos de Adriano, Irene decide permanecer con Rienzi.
İşkodra Sancağı beş kazaya ayrılmaktaydı.Las únicas cinco bajas que sufrió lo fueron por un accidente interno.
1911'de finansal problemlerde dolayı takımdan ayrılmak zorunda kaldı.En 2002 el equipo desapareció debido a problemas financieros.
Başbakan da (John Major) ayrılmalarını istedi.John Stark se negó a dejar a los demás.
Bu kızların birbirlerinden ayrılmaları anlamına gelmektedir.Esta situación causa que los tres se separen.
Afife Hanım, ayrılmak zorunda kaldı.El iagñá tuvo que ser abandonado.
Luigi, Giorgetta ile yalnız kalırlar ve Giorgetta ona neden işten ayrılmak istediğini sorar.Cuando está a solas, Giorgetta pide a Luigi por qué pidió ser despedido y reconocen su amor mutuo.
Eldivenlerinden ayrılmaz.Sin guantes.
1867 yılına kadar aydınlık resimden ayrılmadı.1867 A Través de la Noche hasta la Luz.
Adam hala sevgilisine aşıktır fakat sevgilisinin ayrılma kararını anlayışla karşılar.Los dos no tardan en enamorarse, pero ella decide desaparecer de su vida.
Grup hiçbir zaman resmi olarak ayrılmadı.El dúo nunca se ha disuelto oficialmente.
Yapracık Mahallesi'nin TOKİ toplu konutları kısmının ayrılması ile 2017 yılında kurulmuştur.En 2017 asume la dirección de contenidos del mismo área.
Nisan 2005'te, kulüpten ayrılmayı düşündüğünü söyledi.En febrero de 2010, anunció su intención de abandonar el club.
2004'te diğer elemanların ayrılmasıyla grup orijinal kadrosuna döndü.El año 2004 se retiran del proyecto algunos de los miembros originales.
Ancak sağlık problemlerinden ötürü oradan ayrılmak zorunda kaldı.Tuvo que dejarlo por problemas de salud.
Görevler çizgisel ve oyuncu seçimli olmak üzere ikiye ayrılmaktadır.La directiva decide y la balanza se decanta a favor del jugador.
Yuxi şehri bir semt, beş ilçe ile üç özerk ilçeye ayrılmaktadır.La ciudad prefectura de Yuxi administra 1 distrito, 5 condados y 3 condados autónomos.
Şehir, 11 semte ayrılmaktadır.Borrando Fronteras 11.
Eğriboz, sekiz belediyeye ayrılmaktadır.Está dividida en ocho municipios.
Bu anlamlardan kopmamız arzu ve amaçlarımızdan ayrılmamız sonucu eylemsizliğe varırız.Creemos que la brecha entre estas actividades y nuestro propósito como empresa ha vuelto demasiado ancho.
Nan, 15 ilçe ("amphoe"), 99 bucak ("tambon") ve 848 köye ayrılmaktadır.Estos a su vez están divididos en 99 subdistritos (tambon) y 848 aldeas (muban).
Fakat Ingiliz Haclilar filosu Sicilya'dan ayrılır ayrılmaz çok şiddetli bir fırtına çıktı.La armada de Ricardo, en cambio, fue sorprendida por una violenta tormenta poco después de zarpar de Sicilia.
Kelemez, altı belediyeye ayrılmaktadır.Subsecuentemente, abandona a los Seis Secretos.
Baganur, ek olarak dört mahalleye (horo) ayrılmaktadır.Y que congrega a todo el pueblo durante cuatro noches.
Birçok eleştirmen tarafından yapıtları Rus edebiyatının ayrılmaz bir parçası sayılmaktadır.Sus obras se convirtieron en parte orgánica de la literatura rusa.
İlk dönem ve ikinci dönem olarak ikiye ayrılmaktadır.Entre la primera y la segunda parte hay un salto de varios años.
Chengde şehri, üç semt, beş ilçe ile üç özerk ilçeye ayrılmaktadır.Chengdé se divide en 3 distritos,5 condados y 3 condados autónomos.
Bu birimlerde bir veya daha fazla köy ve mahalleye ayrılmaktadır.Cada una de ellas agrupa partes de la ciudad y uno o más pueblos.
2008 yılında, Megadeth gitaristi Glen Drover, çeşitli sebeplerden ötürü gruptan ayrılma kararı alır.A comienzos del año 2008, el guitarrista Glen Drover abandona la formación a causa de motivos familiares.
Batı Cephesi Komutanlığı'nın iki kısma ayrılmasına karşı çıkılması.Ahí le mando mi automóvil para traer a los dos comandantes de división.
En sonunda Beatles üyeleri onun ayrılmasına karar vermişlerdi.Eventualmente los hombres Behanzin fueron forzados a retirarse.
Yılarak sahneden ayrılmaya başlarlar; fakat kalabalık birlikte şarkılarını söylemeye başlar.The Wanted se ven caminando en algún lugar mientras cantan sus partes.
Helsinki, 59 mahalleye ayrılmaktadır.Illinois está dividido en 59 distritos senatoriales.
Zaozhuang şehri beş semt ve bir ilçe düzeyi şehre ayrılmaktadır.La ciudad prefectura de Zaozhuang se divide en 5 distritos y 1 ciudad.
Raška ilçesi, biri şehir olmak üzere dört belediyeye ayrılmaktadır.Después de eso, los cuatro caminan fuera del pueblo.
Nitekim bu noktadan sonra daha katı bir Şiî ayrılması söz konusu olmuştur.Una vez más, hemos propuesto un enfoque perturbadores aquí.
Fatih Terim'in ayrılması ile birlikte Scott Piri'nin de görevine son verilmiştir.Finalmente se decide la expulsión inmediata de Patrick de Plum Island.
Daha sonra sağlık sorunları nedeniyle diziden ayrılmak zorunda kalmıştır.Más tarde, se retiró por problemas de salud.
Farklı hedefleri nedeniyle gruptan ayrılmak zorunda kaldı.Su salida del país fue forzada por varios motivos.
İkinci ve üçüncü katlar, süslemeli pişmiş lüleci çamuruyla ayrılmaktaydı.El tercer y cuarto cuerpo se separan mediante una sencilla moldura con escudos.
Ayrılmamı ister misin?Vuoi che me ne vada?

İlgili Sayfalar