ayrılma ile cümle

ayrılma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Resmî olarak hiçbir forma numarası Ravens tarafından emekliye ayrılmamıştır.L'abandon n'a pas été déclaré officiellement par Racing for Holland.
1998 senesinde grubun vokali Mark Wakefield'ın gruptan ayrılması üzerine grup yeni bir vokal aramaya başladı.En 2003, l'arrivée d'un nouvel entraîneur natif de la région en Richard Martel suscite un intérêt grandissant.
Annesine hâlâ çok bağımlıdır ve yanından ayrılmaz.Elle a appris que sa mère était gravement malade et n'en peut plus d'être éloignée d'elle.
Bu kadar geniş bir alanda çalışılmasından ötürü farklı teorilerilerin ayrılmasında kullanılır.Parce que le sujet nous divise profondément si on veut le traiter sur le plan théorique.
Finlandiya, tarihsel olarak İsveç'in bir parçası olduğu dönemde birkaç vilayete ayrılmaktaydı.Les provinces historiques de Finlande datent de l'époque où la Finlande était une partie de la Suède.
1982-83 sezonunda lig 16 takımın 2 gruba ayrılmasıyla oynanmıştır (Kırmızı ve Beyaz Grup).En 1896, il est doté d'un feu à 3 occultations/18 secondes (secteurs blanc et rouge).
Bu merkezin kurulması Hesse'nin ailesinden ayrılmasını gerektirmiştir.Le château est toujours en possession de la famille de Hesse.
Alman bayrağı millî bayrak ve resmî bayrak olarak ikiye ayrılmaktadır.Ce drapeau national est décliné sous la forme de pavillons divers et de drapeaux militaires.
O, yarın öğleden sonra ayrılmaya karar verdi.Él tiene decidido partir mañana por la tarde.
Bence erkek arkadaşından ayrılmalısın.Creo que deberías romper con tu novio.
Onun ayrılması evde huzur olacak anlamına gelir.Su partida significa que habrá paz en la casa.
Tom Mary'ye 2.30'dan önce ayrılmak zorunda olduğunu söyledi.Tom le dijo a Mary que tenía que irse antes de las 2:30.
O, evinden ayrılmak istemedi.No quería irse de casa.
Mary ayrılmadan önce Tom onunla konuşmak istedi.Tom quería hablar con Mary antes de que se fuera.
Tom ayrılmadan önce Mary'yi görmek istedi.Tom quería ver a Mary antes de partir.
Dün birkaç çocuk okuldan erken ayrılmak zorunda kaldı.Ayer algunos chicos tuvieron que salir antes de clase.
Tom ayrılmak zorunda kaldığını söyledi.Tom dijo que tenía que irse.
Telefon çalmaya başladığında, Anne evden ayrılmak üzere idi.Anne estaba a punto de salir de casa cuando el teléfono empezó a sonar.
Ben erken ayrılmak istiyorum.Quiero irme temprano.
Ben yakında ayrılmak zorundayım.Pronto me tendré que ir.
Okuldan ayrılmak zorundayım.Tengo que irme de la escuela.
Asla senden ayrılmayacağım.Nunca te dejaré.
O, evinden ayrılmak zorunda kaldı.Tuvo que irse de casa.
Ara sıra canım işimden ayrılmak istiyor.A veces tengo ganas de dejar mi trabajo.
Patronum işten erken ayrılmama izin vermedi.Mi jefe no me dejaba salir pronto del trabajo.
Tom nihayet Mary'den ayrılmaya karar verdi.Finalmente, Tom decidió dejar a Mary.
Bugün ayrılmak istiyorum.Me quiero ir hoy.
Tom ayrılmak istemedi.Tom no quería irse.
Tom'un ayrılmasına izin ver.Deja que se vaya Tom.
Sanırım ayrılmalıyız.Creo que deberíamos irnos.
Biz ayrılmadık.No hemos roto.
Otelden ayrılmaya karar verdim.Decidí dejar el hotel.
Ayrılmak üzereydim.Estaba a punto de irme.
Benden ayrılma.No rompas conmigo.
Ayrılmadan önce ateşi söndürdüğünden emin ol.Asegúrate de apagar el fuego cuando te vayas.
Onlara söyle Mary'nin ülkeden ayrılmasına izin vermiyorum.Diles que Mary no tiene mi permiso para dejar el país.
Tom şirketten ayrılmaya kararlıydı.Tom estaba decidido a dejar la compañía.
Boston'dan ayrılmak istemiyorum.No quiero irme de Boston.
Hemen buradan ayrılmalıyız.Tenemos que partir inmediatamente.
Tom şirketten ayrılmaya karar verdi.Tom decidió dejar la compañía.
Son sevgilinden ayrılmana sebep olan neydi?¿Cuál fue el motivo por el que rompiste con tu último novio?
Richards'ın ayrılmasından sonra, takımı Renault'a satılmasına kadar üç yıl boyunca Rocco Benetton yönetti.Después de la salida de Richards, Rocco Benetton dirigió el equipo durante tres años hasta la venta a Renault.
Asla yoldan ayrılma.Nunca te apartes del Camino.
Ancak onlar da bir söz koparmadan ayrılmaya niyetli değillerdi.No tuvieron descendencia en común.
Bütün gece Tina'nın başında beklemiş ve ancak sabah yanından ayrılmaya başlamışlardır.Se pararon al lado de Tina durante la noche y comenzaron a irse en la mañana.
Babasının vasiyeti üzerine, babası ölünce de babasının topraklarından ayrılmamıştır.Ella eligió la no existencia por encima de él (aunque aparentemente es inmortal, como lo es su padre).
Ülkeden ayrılmak isteyenler sadece "kaçak" olarak etiketlenmiyor, "vatan haini" olarak da görülüyorlardı.Aquellos que desearan salir fueron vistos no sólo como desertores, sino traidores.
Ona ufak hediyeler şunlar ve ayrılmadan önce ona mutluluklar dilerler.Ellos le presentan regalos y le desean felicidad antes de irse.
Sabah ve akşam olmak üzere 20 yıl mikrofon başından hiç ayrılmadı.No obstante, la conversión no ocurrió de la noche a la mañana.
Buna rağmen, Yazarlar Birliği'nin tarihinde çekirdek kadrodan gönüllü ayrılmalarda görülmüştür.A pesar de esto, en la historia de la Unión de Escritores se dieron casos de renuncia voluntaria.
55 yılında, Agrippina Octavia'dan yana olaya müdahil oldu ve oğlunun Acte'den ayrılmasını talep etti.En 55, Agripina trató de intervenir en favor de Octavia y le pidió a su hijo que olvidara a la amante.
Amida'dan ayrılma sebebi 542 yılında patlak veren büyük pandemi olabilir.Puede que dejara Amida a consecuencia de la plaga que asoló la ciudad en 542.
Ana Lucia görevinden ayrılmaya karar verir ve sonunda bir havaalanında güvenlik görevlisi olarak işe başlar.Ana Lucía deja el cuerpo, y encuentra trabajo como guardia de seguridad en el aeropuerto.
Hainan Tibet Özerk İli, beş ilçeye ayrılmaktadır.La prefectura autónoma tibetana de Hainán se divide en 5 condados.
Özel şehirler ve il şehirleri ise semtlere (區, qū) ayrılmaktadırlar.Fue apreciado entre las ciudades de Tacna y Rancagua, en Illapel.
Gobi-Altay ili 18 ilçeye (сум, sum) ayrılmaktadır.Über den göttlichen Dingen und ihrer Offenbarung (Sobre las cosas divinas y su revelación) (1811).
Bu tarihten ölümüne kadar üç yıl boyunca Muhammed'in yanından ayrılmadı.Vivió junto a Mahoma durante tres años, hasta su muerte.
Birçok insan benim bugün, yarın ayrılmak istediğimi biliyor.Esta noche me voy a casa y mañana ya les veo.
Üniversiteye dönünce Doktor, kasayı kontrol eden Nardole'a bir süre ayrılması için izin verir.Al volver a la universidad, el Doctor se ofrece a relevar de la custodia de la bóveda a Nardole.
Changhua ilçesi, iki şehir, altı kentsel belde ile 18 kırsal beldeye ayrılmaktadır.El condado de Changhua está dividido en 2 ciudades, 6 municipios urbanos y 18 municipios rurales.

İlgili Sayfalar