ayrılma ile cümle
ayrılma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
İstifanın hemen sonrasında, emekliliğe ayrılma kararı aldı.À l'issue de l'élimination, il décide de prendre sa retraite.
Hinggan aymağı, iki ilçe düzeyi şehir, bir ilçe ile üç sancağa ayrılmaktadır.La ville est départagée en deux parties : Vendat le Vieux (ancienne ville) et Vendat le Jeune.
Pirkanmaa, 11'i şehir olmak üzere 22 belediyeye ayrılmaktadır.Le GATIA se retire de la ville le 22,,.
Ernesto tek başına sahneye girer ve uzak bir seyahat için ayrılmadan önce amcasına veda etmek niyetindedir.Scène 5 : Entre justement Ernesto qui vient saluer son oncle avant de partir.
Asla yoldan ayrılma.Ne jamais rentrer à contre-courant.
Bu turnenin sonunda İsveç'e döndüklerinde Niklas bazı özel sebeplerden dolayı gruptan ayrılmak zorunda kaldı.Après la tournée, Nicole laisse le groupe pour raisons personnelles.
Cinlere olan inanç, asla Yahudiliğin ayrılmaz bir parçası değildi.La foi qu'on a eue ne doit jamais être une chaîne.
Grubun popülaritesi 1983 yılında davulcu Phil Rudd'ın gruptan ayrılmasının ardından azalmaya başladı.La popularité d'AC/DC commence à diminuer en 1983, date à laquelle Phil Rudd est renvoyé du groupe.
Doğu Afrika Topluluğu, Afrika Ekonomik Topluluğu'nun ayrılmaz bir parçasıdır.La Communauté d'Afrique de l'Est est l'un des piliers de la Communauté économique africaine (en).
(Ach, Vater, Vater, eilt! - Baba, baba, hemen ayrılmak hazırlan).Pères, Pères, Pères, écoutez-moi bien.
Bunun üzerine kulüp yönetimiyle bir araya gelerek kulüpten ayrılma dileğinde bulundu.Malgré des excuses publiques, il dut se mettre en retrait du club.
TOT fenomenleri, FOK (bilme hissi) olaylarından ayrılmalıdır.Pour l'étude des différents phénomènes, voir Phénoménologie.
Güney Hwanghae, bir şehir ("si") ile 19 ilçeye ("gun") ayrılmaktadır.Le Hwanghae du Sud est divisé en une ville ("Si") et 19 arrondissements ("Kun").
Bu tarihten sonra Romalılar bölgeden bir daha ayrılmadılar.Depuis ce parcours, les hommes ne se sont plus jamais séparés.
İlçeler ek olarak 118 belediyeye ayrılmaktadır.L'arrondissement compte 118 communes.
DNA ipliklerinin birbirine sarılmış olması uzun DNA ipliklerinin birbirnden ayrılmasını güç kılar.L'entrelacement des brins d'ADN rend les longs segments difficiles à séparer.
Atkins'in Judas Priest'ten ayrılmasının ardından, yerine Rob Halford geçti.Les autres membres ont déclaré que Judas Priest n'existerait plus après le départ de Rob Halford.
Birçok insan benim bugün, yarın ayrılmak istediğimi biliyor.Le soldat sait qu’il part demain.
Marie odasından ayrılmayı kabul etmez.Marie refuse de partir sans lui.
Ancak sağlık problemlerinden ötürü oradan ayrılmak zorunda kaldı.Mais celle-ci dû partir pour des raisons de santé.
Yıl 2035, robotlar artık insan hayatının ayrılmaz bir parçasıdır.À Chicago, en 2035, les robots sont pleinement intégrés dans la vie quotidienne.
Gemiler, yapımında kullanılan teknolojiye göre 3 sınıfa ayrılmaktadırlar.Les bateaux sont répartis en 3 classes selon leur longueur.
1987 - Macaristan'ın sınırı açmasıyla, binlerce Doğu Alman vatandaşı ülkelerinden ayrılmaya başladı.Hongrie : ouverture des frontières avec l'Autriche; l'exode des Allemands de l'Est devient massif.
Buna rağmen ve Adriano'nun bütün ısrarlaina rağmen İrene kardeşi Rienzi'nin yanından ayrılmayı kabul etmez.Tous se détournent de Rienzi, à l’exception de sa sœur Irène, qui demeure à ses côtés contre le gré d’Adriano.
Dört kardeşi vardır, fakat ebeveynlerinin ölümünden sonra ayrılmak zorunda kalmışlardır.Il a trois sœurs avec qui il vit depuis que ses parents ont déménagé.
Yavrular annelerinin bir dahaki çiftleşme dönemine kadar ayrılmazlar.Les petits vivent avec leur mère jusqu'à la prochaine période de reproduction.
Yeni sezon için yönetimle anlaşamaz ve takımdan ayrılmaya karar verir.Ne voulant pas faire une saison avec l'équipe réserve, il décide de quitter le club.
Mümkünse, farklı bir bölüm takas dosyası (paging file) için ayrılmalıdır.Pour débloquer les différentes cases, il faut avoir un certain nombre de points de permis (PP).
Bunlar 2 türe ayrılmaktadır.Coupes dans les 2 sens.
Şehir, 11 semte ayrılmaktadır.Retrait des troupes étrangères 11.
Zhongwei şehri, iki semt ile bir ilçeye ayrılmaktadır.Zhongshan est officiellement jumelée avec deux villes.
Kısa süre sonunda kişisel problemler nedeniyle buradan da ayrılmak zorunda kaldı.Ils se séparent peu après pour raisons personnelles.
Mağrip'teki Yahudiler, artan gerginlik sebebiyle bölgeden ayrılmak zorunda kaldılar.Les Juifs du Maghreb ont été contraints de partir en raison de ces tensions accrues.
Ne olursa olsun hiç ayrılmayacaklardır.Ils ne se quitteront plus.
20. yüzyılın başında Doha dokuz ana semte ayrılmaktaydı.Au début du XXe siècle, elles se tenaient le 9 de chaque mois.
Hasar çok geniş kapsamlıdır, reaktörun tamir için ayrılması gerekir.Les dégâts occasionnés nécessitent que le réacteur soit démantelé pour réparations.
Yani Yeniköy direkt Kırıntı'dan ayrılma değildir.La répétition est inséparable de la déconstruction.
Tutong, idari olarak sekiz bucağa (mukim) ayrılmaktadır.Il est au rang de sekiwake, comme il est alors de coutume.
Bunlar İtalya'dan ayrılmak üzere salıverildiler.Ils étaient acheminés depuis l'Italie.
İsteği yerine getirebilmek için Waseda Üniversitesi'nden ayrılmak zorunda kaldı.D'où, il lui fallut renoncer la classe de Vaslin.
Çok geçmeden okuldan ayrılmak zorunda kaldı.Il fut donc contraint de quitter l'école secondaire relativement tôt.
Chaozhou şehri iki semt ile iki ilçeye ile ayrılmaktadır.Chase et City abandonnent toutes deux les marchés financiers.
Ayrılmadan önce Farah teşekkür eder ve ismini sorar.Avant de s'en aller, Farah lui demande son nom, et celui-ci lui répond : « Appelez-moi...
Yükselen Yahudi aleyhtarlığı dolayısıyla Nazi Almanyasından ayrılmak zorunda kaldı.D'origine juive, il a été forcé de fuir l'Allemagne.
Tayvan'da ise aynı gruplar 13 gruba ayrılmaktadır.Le gouvernement de Taipei reconnait 13 groupes.
Bu işi kabul edebilmek için Breitbart'taki rolünden ayrılmak zorunda kaldı.Il quitte Breitbart pour prendre ses nouvelles fonctions,.
Lesbos Agripinna'nin geldiğini bağırarak ilan eder ve Claudius'un oradan ayrılmasını tavsiye eder.Lesbos annonce l'arrivée d'Agrippine et presse Claude de partir.
Ancak birkaç hafta sonra özel ve ailevi nedenler dolayısıyla ayrılmaya karar verdi.Elle se retire cependant un mois plus tard en invoquant des raisons personnelles et familiales.
Kont bundan gayet üzüntü duyar ve ondan ayrılmaya hazırlanır.Le Comte a tout entendu et se désespère.
O andan itibaren bir daha ayrılmazlar.Ils ne se sépareront plus après cela.
Ölümüne kadar onun yanından ayrılmadı.Elle ne le quittera plus jusqu'à sa mort.
Fakat ne yazık ki Olimpos’tan ayrılma vakti de gelir.Ainsi put-il mettre à sac l'Olympe.
İkisi de eve döner ve yolları ayrılmadan önce sarılırlar birbirlerine.Ils vont rentrer ensemble à pied, avant de se séparer.
Bölgeler, ek olarak illere ve belediyelere ayrılmaktadır.Le Réveil atteint aussi la province et les campagnes.
Sonra yer çatlamaya ve ayrılmaya başlar.Elle doit céder et partir.
Nakşa, iki belediyeye ayrılmaktadır.Elle dessert les 2 villes.
Yeongdeungpo semti 22 mahalleye (dong) ayrılmaktadır.Yeongdeungpo est divisé en quartiers (dong) : 22 dong administratifs et 34 dong légaux.
Ancak ondan ayrılmadı.Elle refuse de partir sans lui.
Ayrılmalarından sonra 2011 ocak-şubatta tekrar birlikte görüldüler.Après leur rupture, ils ont été vus ensemble en janvier et en février 2011.
Nitel veriler de nominal ve ordinal olarak iki gruba ayrılmaktadır.Coupes entre syntagmes nominaux et verbaux.