ayrılmış ile cümle
ayrılmış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
YİB 1 bölümleri YİB 2 bölümlerine ayrılmıştır.Das Gebiet wird durch die BAB 1 in zwei Teilflächen zerschnitten.
Saçma nedenlerle ayrılmıştır.Sie sind am Grund getrennt.
Ateş ile Arzu, bir süre beraber yaşadıktan sonra kavga edip ayrılmışlardır.Im Verlauf des Spiels treffen sie dann aufeinander und verbünden sich.
Böylece Kırkpınar Beldesi,kendi içinde üç Mahalleye ve üç Muhtarlığa ayrılmıştır.Ihm gehören drei Städte (machi) und drei Dörfer (mura) an.
Kalenin iç kısmı 8 kata ayrılmıştır.Der Berg zerbrach darauf in acht Stücke.
VIP tribünleri 25 kişiye ayrılmıştır.Der Aufzug war für 25 Personen zugelassen.
İyi ayrılmış parmaklara ve siyah tırnaklara sahiptir.Er hat gut proportionierte Finger und Zehen.
Nesneler yedi (7) faklı katagoriye ayrılmıştır.Vergeben wurden 6 von 7 möglichen Punkten.
Bir dil için çalışma üniteleri genellikle 150 civarında birime ayrılmıştır.Der aktive Wortschatz einer Sprache liegt in der Regel bei 50.000 Wörtern.
Kalan maçların ise on sekizinde berabere kalıp dokuzunda sahadan mağlup ayrılmıştır.Die belaubten Triebe sind aufrecht und stehen in dichten Gruppen von zehn bis zwanzig.
(Güney Altaycası muhtemelen daha önce ayrılmıştır.)(Sprachinsel längst erloschen.)
Irmak Kümesi kabaca iki parçaya ayrılmıştır.Sie wird durch den Bockradener Graben in zwei Teile gespalten.
Anne Sinclair ile Mart 2013'te resmen ayrılmıştır.Seit März 2013 ist Strauss-Kahn von Anne Sinclair offiziell geschieden.
Tek başına bir müzik türü değildir, belirli türlere ayrılmıştır.Dennoch blieb die Musik weiterhin variabel und näherte sich nicht nur einem bestimmten Genre an.
Destan 50 bölüme (Fince: Runo) ayrılmış toplam 22795 mısradan oluşur.Kurzes Schlussgebet (auf die Handlung bezogen). vs. 5295 Großes, allgemeines Schlussgebet.
Dört bucağa ayrılmıştır: Agualva, Cacém, Mira-Sintra ve São Marcos.Agualva-Cacém besteht aus den Freguesias Agualva, Cacém, Mira-Sintra und São Marcos.
1923 yılının sonuna doğru burjuvazinin artık işine yaramayan SPD hükümetten ayrılmıştı.Nach 1922 war die SPD nicht mehr an der Regierung beteiligt.
Eskiden The Pussycat Dolls dans/müzik grubunun üyelerinden biri olan Roberts gruptan ayrılmıştır.Sie war Mitglied der Tanz- und Musikgruppe Pussycat Dolls.
Anberabad şehristanı idari olarak üç bahşa ayrılmıştır.Als Zugang zur Lagerstätte dienten drei Schächte.
Tüm pz yörüngeleri, birbirleriyle birleşik, geniş çaplı bir şekilde ayrılmış orbital kümesi ile birleşirler.Dazu müssen alle pz-Orbitale zueinander parallel und in direkter Nachbarschaft stehen.
1992 yılında Kayı Köyü'nden ayrılmıştır.Sie lief 1992 vom Stapel
2010 yılında eşinden ayrılmıştır.2010 trennte sie sich von ihrem Mann.
Ve daha küçük 25 yönetim birimine ayrılmıştır.Ein Handicap von 25 ist nachgewiesen.
Caddeler genellikle sokaklardan büyüktür ve ağırlıklı olarak taşıt trafiğine ayrılmıştır.Die anderen Straßen sind untergeordnet und zum Großteil verkehrsberuhigt.
Anayasa Mahkemesi iki bölüme ayrılmıştır.Das Amtsgericht ist auf zwei Gebäude aufgeteilt.
Bu üç bölge ise ayrıca 28 ilçeye ayrılmıştır.Die drei Gebiete und 28 Wohnsitze sind des Weiteren unterteilt in 283 Sternbilder.
Müzenin zemin katı film afişleri için ayrılmıştır.Das Erdgeschoss des Museums ist Sonderausstellungen vorbehalten.
Şubat 2011'de kendi isteğiyle erken emekliliğe ayrılmıştır.Im Dezember 1967 wurde er auf eigenen Wunsch in der vorzeitigen Ruhestand versetzt.
Derginin mayıs sayısı tamamen Japonya'ya ayrılmıştı.Bis Mai 2007 kam die gesamte Serie in Japan auch auf sechs DVDs heraus.
Yargı kuvveti diğer iki koldan tamamen ayrılmıştır.Die Judikative ist streng von den anderen beiden Staatsgewalten getrennt.
Dünya, iyiler ve kötüler olarak kesinlikle ikiye ayrılmıştır.Die Welt wird aufgeteilt in Gut und Böse, in Opfer und Täter.
İsveç savaştan mağlup ayrılmış oldu.Die Schweiz blieb vom Krieg verschont.
Ekili alanların %90'dan fazlası tahıl üretimine ayrılmıştır.Zu über 90 % werden hier rote Sorten kultiviert.
Mesajlara ayrılmıştır.Vermischte Nachrichten.
Ve böylece Atlantis de emekliye ayrılmıştır.Inzwischen befindet sich Rosen im Ruhestand.
Oyun beş bölüme ayrılmıştır.Aufgeteilt ist die Spielwelt in 5 Gebiete.
İmparatorluk toprakları eyaletlere ayrılmıştı.So gingen die Gebiete dem Reich verloren.
Ancak 2017 yılında sağlık problemleri sebebiyle diziden ayrılmıştır.Im Mai 2017 beendete sie aufgrund von anhaltenden gesundheitlichen Problemen ihre Karriere.
Tüm bunlar içinde en büyük bölüm tarıma ayrılmıştı.Hille war flächenmäßig mit Abstand die größte Gemeinde im Kreis Minden.
Diziden 3. sezon sonunda ayrılmıştır.Sie konnten am Ende der Saison den dritten Platz belegen.
Bu yüzden bu grup konseyden ayrılmış ve kendilerine Sthaviravadin (eski yol) adını vermişlerdir.Dadurch hat sie sich von ihnen losgesagt und ist in eine Wohngemeinschaft der Sekte gezogen.
Bu pozisyon çeşitli bölümlere ayrılmıştır.Er ist in verschiedene Kategorien unterteilt.
Ligler belli kurallar bakımından birbirinden ayrılmıştır.Die Regeln weichen je nach Organisation teilweise voneinander ab.
Bölge kendi içerisinde 22 ilçeye ayrılmış bir konumdadır.Das Element ist daher eines der 22 Reinelemente.
6 Haziran 2016 tarihinde (yaş haddinden emekliliğine 1 ay kala) kendi isteğiyle emekliye ayrılmıştır.2016 ging sie – ein Jahr vor ihrem Tod – in den Ruhestand.
15.12.2015 tarihinde verdiği ani karar ile bass gitaris Jeremy Davis'te gruptan ayrılmıştır.Am 15. Januar 2008 teilte Negative mit, dass sich der Gitarrist Sir Christus von ihnen getrennt hat.
1503'de emekli olup bu görevden ayrılmıştır.Von dort nach Spanien deportiert wurde er jedoch 1503 freigesprochen.
1961'de Berlin Duvarı ile Batı Berlin'den ayrılmıştır.1961 ließ sie sich in West-Berlin nieder.
On dokuz ana kategori bulunmaktadır ve her biri alt kategorilerine ayrılmıştır.Unterteilt sind diese in neun Kategorien mit jeweils zehn Unterkategorien.
Süt, küçük çocuklara ve yaşlılara ayrılmış bir içecekti.Frische Milch zu trinken war Kranken und Kleinkindern vorbehalten.
Her üye kendine ayrılmış bulunan tarlada çalışmak zorundaydı.Jedes Werk stand auf einer eigenen, ungeteilten Windlade.
Bu albümden sonra, grup Nisan 2009'da ayrılmıştır.Nach diesem Album löste sich die Band im April 1998 auf.
3.201 olay istatistikî inceleme için kenara ayrılmıştı.Vorher musste die Prüfung 301 zwingend abgelegt werden.
Vrangel Adası anakaradan yaklaşık 12.000 yıl önce ayrılmıştır.Die Inseln sind seit 12.000 Jahren von Sulawesi getrennt.
Ana madde: Kanada'nın Eyaletleri ve Bölgeleri Kanada 10 eyalet ve 3 bölgeye ayrılmıştır.Kanada ist in zehn Provinzen und drei Territorien gegliedert.
Dağ zirvesi kısmından "Yukarı Kipahulu Vadisi" ile ayrılmıştır.Er führt von dort den Waldteil „Fallenwies“ hinauf.
1986 yılında ikinci evliliğini yapmış 1990'da ayrılmıştır.Er war nach einer einjährigen Ehe in den 1960er Jahren seit 1986 in zweiter Ehe verheiratet.
İl, "Neufchâteau" ve "Saint-Dié-des-Vosges" olmak üzere 2 yerleşime ayrılmıştır.Seine Präfektur ist in Épinal, Unterpräfekturen sind Neufchâteau und Saint-Dié-des-Vosges.
Final iki bölüme ayrılmıştır.Im Finale II lösen sich die Verwicklungen.
Ağustos 1752'de nişancılıktan ayrılmış ise de bir yıl sonra dördüncü defa nişancı olmuştur.Nachdem es 1753 abgebrannt war, wurde es im April 1945 ein zweites Mal Opfer der Flammen.