ayrılık ile cümle

ayrılık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Ardından ayrılık geliyor ya da o kişi beni uzaklaştırıyor, tamamen aklımı kaybediyorum. [M.] Evet, evet.I kiedy przychodzi dystans, ta osoba mnie odpycha, ja całkowicie panikuję.
Ardından ayrılık geliyor ya da o kişi beni uzaklaştırıyor, tamamen aklımı kaybediyorum. [M.]und da kommt eine Trennung, oder die Person schiebt mich weg, dann flippe ich total aus.
Ardından ayrılık geliyor ya da o kişi beni uzaklaştırıyor, tamamen aklımı kaybediyorum. [M.]Y... cuando viene la separación, o la persona se aleja de mí, yo enloquezco totalmente
Ardından ayrılık geliyor ya da o kişi beni uzaklaştırıyor, tamamen aklımı kaybediyorum.うん。うん
Artık şiddet çağrısını ve ayrılık politikasını geride bırakma vakti geldi.Es hora de dejar atrás el llamado a la violencia y la política de división.
Artık şiddet çağrısını ve ayrılık politikasını geride bırakma vakti geldi.Es ist Zeit, den Aufruf von Gewalt und die Politik der Division hinter lassen.
Artık şiddet çağrısını ve ayrılık politikasını geride bırakma vakti geldi.فقد حان الوقت لترك الدعوة من العنف والانقسام وراء السياسة.
Artık şiddet çağrısını ve ayrılık politikasını geride bırakma vakti geldi.数多くの問題において 未来の約束か 過去の牢獄かという選択を迫られます
Ayrılık temelli bu kimlik kurgusu giderek geçerliliğini yitiriyor, giderek doğruluğunu kaybediyor.Cette histoire commence a se detacher du present, elle est de moins en moins valide.
Ayrılık temelli bu kimlik kurgusu giderek geçerliliğini yitiriyor, giderek doğruluğunu kaybediyor.Fuerzas de la Naturaleza... que podrían extinguirte en cualquier momento...
Ayrılık temelli bu kimlik kurgusu giderek geçerliliğini yitiriyor, giderek doğruluğunu kaybediyor.Kisah ini menjadi usang, hal ini menjadi tidak demikian lagi.
Ayrılık temelli bu kimlik kurgusu giderek geçerliliğini yitiriyor, giderek doğruluğunu kaybediyor.Questa concezione sta diventando obsoleta e inattendibile.
Ayrılık temelli bu kimlik kurgusu giderek geçerliliğini yitiriyor, giderek doğruluğunu kaybediyor.Tämä tarina on tulossa vanhentuneeksi, se ei ole enään totta.
Ayrılık temelli bu kimlik kurgusu giderek geçerliliğini yitiriyor, giderek doğruluğunu kaybediyor.הסיפור הזה הופך להיות עתיק,
Ayrılık temelli bu kimlik kurgusu giderek geçerliliğini yitiriyor, giderek doğruluğunu kaybediyor.もはや真実ではなくなってきています。
Başka pek çok şey var: Diğerleriyle karşılıklı konuşmak. Net olmadığın konularda fikir ayrılıkları...Man muss Argumente austauschen, Meinungsverschiedenheiten überbrücken und Unklarheiten beseitigen.
Başka pek çok şey var: Diğerleriyle karşılıklı konuşmak. Net olmadığın konularda fikir ayrılıkları...Има много други необходими неща - начин на разговаряне, разногласия, области, които не са ви ясни.
Birincisi, toplulukça bir araya geldiğinizde aranızda ayrılıklar olduğunu duyuyorum. Buna biraz da inanıyorum.Innanzi tutto sento dire che, quando vi radunate in assemblea, vi sono divisioni tra voi, e in parte lo credo
Birincisi, toplulukça bir araya geldiğinizde aranızda ayrılıklar olduğunu duyuyorum. Buna biraz da inanıyorum.Kajti prvič, kadar se shajate v zboru, slišim da so razpori med vami, in nekoliko verjamem to.
Birincisi, toplulukça bir araya geldiğinizde aranızda ayrılıklar olduğunu duyuyorum. Buna biraz da inanıyorum.첫째는 너희가 교회에 모일 때에 너희 중에 분쟁이 있다 함을 듣고 대강 믿노니
Birincisi, toplulukça bir araya geldiğinizde aranızda ayrılıklar olduğunu duyuyorum. Buna biraz da inanıyorum.Lebo najprv, keď sa schádzate v sbore, čujem, že sú roztržky medzi vami, a čiastočne tomu aj verím.
Birincisi, toplulukça bir araya geldiğinizde aranızda ayrılıklar olduğunu duyuyorum. Buna biraz da inanıyorum.Mai întîi de toate, aud că atunci cînd veniţi la adunare, între voi sînt desbinări. Şi în parte o cred,
Birincisi, toplulukça bir araya geldiğinizde aranızda ayrılıklar olduğunu duyuyorum. Buna biraz da inanıyorum.Nejprve zajisté, když se scházíte do shromáždění, slyším, že jsou roztržky mezi vámi, a poněkud tomu věřím.
Birincisi, toplulukça bir araya geldiğinizde aranızda ayrılıklar olduğunu duyuyorum. Buna biraz da inanıyorum.Porque, antes de tudo, ouço que quando vos ajuntais na igreja há entre vós dissensões; e em parte o creio.
Birincisi, toplulukça bir araya geldiğinizde aranızda ayrılıklar olduğunu duyuyorum. Buna biraz da inanıyorum.Бо найперш, як сходитесь ви в церкву, чую, що буває роздїленнє між вами, й почасти вірю.
Birincisi, toplulukça bir araya geldiğinizde aranızda ayrılıklar olduğunu duyuyorum. Buna biraz da inanıyorum.Ибо, во-первых, слышу, что, когда вы собираетесь вцерковь, между вами бывают разделения, чему отчасти и верю.
Birincisi, toplulukça bir araya geldiğinizde aranızda ayrılıklar olduğunu duyuyorum. Buna biraz da inanıyorum.כי בראשונה שמעתי שיש מחלקות ביניכם כאשר תועדו בקהל ומקצתו אני מאמין׃
Birincisi, toplulukça bir araya geldiğinizde aranızda ayrılıklar olduğunu duyuyorum. Buna biraz da inanıyorum.لاني اولا حين تجتمعون في الكنيسة اسمع ان بينكم انشقاقات واصدق بعض التصديق.
Birincisi, toplulukça bir araya geldiğinizde aranızda ayrılıklar olduğunu duyuyorum. Buna biraz da inanıyorum.第 一 、 我 聽 說 你 們 聚 會 的 時 候 、 彼 此 分 門 別 類 . 我 也 稍 微 的 信 這 話
Birincisi, toplulukça bir araya geldiğinizde aranızda ayrılıklar olduğunu duyuyorum. Buna biraz da inanıyorum.第一 、 我聽說 你 們聚會 的 時候 、 彼此 分門 別類 . 我 也 稍微 的 信這話
Bir'in içinde ne ayrılık var, ne de birlik.Az Egyben nincs sem elkülönülés, sem egyesülés.
Bir'in içinde ne ayrılık var, ne de birlik.Dans le Un, il n'y a pas ni séparation ni union.
Bir'in içinde ne ayrılık var, ne de birlik.In dem Einen gibt es weder Trennung noch Vereinigung.
Bir'in içinde ne ayrılık var, ne de birlik.In Unul, nu exista nici fragmentare, nici uniune.
Bir'in içinde ne ayrılık var, ne de birlik.Yhdessä ei ole erillisyyttä eikä yhtymistä.
Bir'in içinde ne ayrılık var, ne de birlik.В Едином нет ни разделения, ни союза.
Botun birine sığınmışlar, burada bir ayrılık noktası daha -Il prirent un bateau, qui fut l'occasion d'une autre divergence --
Botun birine sığınmışlar, burada bir ayrılık noktası daha -이 때는 배를 타고 탈출했는데 또 갈림길이 있었죠.
Botun birine sığınmışlar, burada bir ayrılık noktası daha -Meteram-se num barco e ocorreu outra divergência.
Botun birine sığınmışlar, burada bir ayrılık noktası daha -Si imbarcarono su una nave, e di nuovo un bivio -
Botun birine sığınmışlar, burada bir ayrılık noktası daha -Wsiedli na statek, ale tu pojawiło się kolejne rozwidlenie.
Botun birine sığınmışlar, burada bir ayrılık noktası daha -הם עלו על ספינה, והנה לפניהם עוד צומת דרכים:
Botun birine sığınmışlar, burada bir ayrılık noktası daha -صعدوا الى قارب، وحصل انحراف آخر...
Botun birine sığınmışlar, burada bir ayrılık noktası daha -カナダかオーストラリアのどちらかでした
Böylece İsadan dolayı halk arasında ayrılık doğdu.Akhirnya orang-orang mulai bertengkar mengenai Yesus
Böylece İsadan dolayı halk arasında ayrılık doğdu.Also ward eine Zwietracht unter dem Volk über ihn.
Böylece İsadan dolayı halk arasında ayrılık doğdu.A povstala roztržka pre neho v zástupe.
Böylece İsadan dolayı halk arasında ayrılık doğdu.Así que había disensión entre la gente por causa de él
Böylece İsadan dolayı halk arasında ayrılık doğdu.Assim houve uma dissensão entre o povo por causa dele.
Böylece İsadan dolayı halk arasında ayrılık doğdu.A tak různice v zástupu stala se pro něj.
Böylece İsadan dolayı halk arasında ayrılık doğdu.A tak stało się rozerwanie dla niego między ludem.
Böylece İsadan dolayı halk arasında ayrılık doğdu.De meningen over Hem waren verdeeld.
Böylece İsadan dolayı halk arasında ayrılık doğdu.Det blev da splid iblandt folket for hans skyld.
Böylece İsadan dolayı halk arasında ayrılık doğdu.E nacque dissenso tra la gente riguardo a lui
Böylece İsadan dolayı halk arasında ayrılık doğdu.Hasonlás lõn azért õ miatta a sokaságban.
Böylece İsadan dolayı halk arasında ayrılık doğdu.Il y eut donc, à cause de lui, division parmi la foule.
Böylece İsadan dolayı halk arasında ayrılık doğdu.예수를 인하여 무리 중에서 쟁론이 되니
Böylece İsadan dolayı halk arasında ayrılık doğdu.Nastane torej razpor med ljudstvom zaradi njega.
Böylece İsadan dolayı halk arasında ayrılık doğdu.Niin syntyi kansassa eripuraisuutta hänen tähtensä.
Böylece İsadan dolayı halk arasında ayrılık doğdu.S'a făcut deci desbinare în norod din pricina Lui.

İlgili Sayfalar