ayrılık ile cümle

ayrılık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
1188-1189: Filadelfiya'da Theodore Mangaphas'un ayrılıkçı yönetiminin isyanı ve kuruluşu.1188 – 1189: Бунт и създаването на сепаратистки режим на Теодор Манкафа във Филаделфия.
Bu sırada babasıyla ilk fikir ayrılıkları başladı.През този етап от живота му започва да се проявяват първите различия между него и баща му.
Nitekim bu ayrılık İslam'daki siyasi mezheplerin ortaya çıkışına neden olmuştur.Според мотивите това нарушавало равнопоставеността на религиите в Турция.
"Remzi Raşa, Ayrılık Saati".Рангел Вълчанов); „Време разделно“ (реж.
Ayrılıklar ve tekrar bir araya gelmelere rağmen grup günümüzde hala aktif konumdadır.Въпреки това след период на почивка групата се събира отново и в момента все още е активна.
Son yıllarda Freud'la bazı görüş ayrılıkları nedeniyle arası bozuldu.Двамата със Самуел се разделят на няколко пъти поради невярността му.
1190-1204/05: Tarsia'da Basil Chotzas'un ayrılıkçı yönetiminin isyanı ve kuruluşu.1190 – 1204/05: Бунт и създаване на сепаратистски режим на Василий Хотца в Тарсия.
İki haftalık bir ayrılıktan sonra, Janković üç hafta boyunca sadece iki maç kazandı.Благодарение на уменията му Дюнкерк пада само за два дни.
Ancak çeşitli mezhepler arasında görüş ayrılıkları kendini göstermeye başlamıştı.Polako su se među osnivačima počele javljati nesuglasice.
Ayrılık İçin Sevmedim 05."Nismo se znali voljeti" 5.
Taktik sorunları ile ilgili aşırı görüş ayrılıkları sosyalistlerin birleşmesine yol açtı.Razmjena kritika o načinu vođenja taktike potpuno je posvađala vodeće osobe.
2013'ün başında ayrılıklarını açıklamışlardır.Prekinuli su početkom 2011. godine.
Nitekim bu ayrılık İslam'daki siyasi mezheplerin ortaya çıkışına neden olmuştur.Výsledkom tohto štiepenia je politická rozpoltenosť v krajine.
Son tehdit olan Macar ayrılıkçıları, Rus ordularının yardımıyla alt edildi.Keď už bolo zrejmé, že druhá armáda je v ohrození, bola jej vyslaná pomoc z radov ruskej prvej armády.
"Acı veren ayrılık".Rozchod je ako sladký žiaľ... .
Türkiye ve Yunanistan'ın görüş ayrılıkları nedeniyle uzmanlar seviyesinde üç ayrı komite kuruldu.Pre rozhovory s Chorvátskom a Tureckom boli rozdelené na 35 kapitol.
1970'teki ayrılıktan sonra çeşitli etkinliklerde bir araya gelmişlerdir.Od skončenia kariéry v roku 1970 sa viackrát spolu objavili na koncertných pódiách.
Sonra da Vader'ı Ayrılıkçıları öldürmesi için Mustafar gezegenine yollar.Zatem je poslan na Mustafar, da bi ubil Separatistične vodje.
Bu dönemde Ali ile Osman arasında görüş ayrılıkları yaşandı.V tej skupini sta bila tudi Ali in Osman.
Inuit Ataqatigiit (Türkçe: Halk Topluluğu) Grönland'da demokratik sosyalist ve ayrılıkçı bir siyasi partidir.Avtonomna skupnost (Comunidad Autónoma) je geografska in politična enota v Španiji.
Ayrılıklar ve tekrar bir araya gelmelere rağmen grup günümüzde hala aktif konumdadır.Kljub stalni menjavi članov in večkratnemu razpadu skupine, je ta trenutno še vedno dejavna.
Volkanik yay ve ada yayları arasındaki farkın gerekli olup olmadığı hakkında bazı görüş ayrılıkları vardır.Obstaja nekaj razprave o uporabnosti razlikovanja med otoškimi loki in vulkanskimi loki.
Ayrılıklarda, cenazelerde kişilerin bu duygusu ağır basar.Tikrose laidotuvėse dalyvavę svečiai liko šokiruoti tokiu elgesiu.
Cumhuriyet Klonları, Ayrılıkçı droidlerle savaşırken Klon Savaşları başlamış oldu.Prasideda mūšis tarp Respublikos klonų ir separatistų droidų armijų.
Çeşitli ayrılıkçı girişimler başarısızlıkla sonuçlandı.Kai kurie sąmoningi mėginimai subalansuoti padėtį baigėsi nesėkme.
"Ayrılıkçılığı kışkırtmak" ve "devlet sırlarını yasadışı bir biçimde elde etmekten" suçlanır.Dabar jie yra kaltinami „nelegalų turinį padarę viešai prieinamu“.
"Beşiktaş'ta ayrılık!"Kohtume trompetis!
ABD ile müzakereler, ABD ile olan görüş ayrılıklarından dolayı yavaş yürümektedir.Ahel algab jumalast ning läheb edasi järjest väiksema tähtsusega liikmetega.
3:00 Ayrılık03:00: مرحلة المغادرة
3:00 Ayrılık15:00 — Від'їзд.
3:00 Ayrılık3:00 Aufbruch
3:00 Ayrılık3:00 : Le départ
3:00 Ayrılık3:00: Partida
3:00 Ayrılık3:00: Ra đi
3:00 Ayrılık3:00: Start.
3:00 Ayrılık3:00: Αναχώρηση
3:00 Ayrılık3:00 — Отправная точка.
3:00 Ayrılık3:00: היציאה
3:00 Ayrılık3시: 출발
3:00 Ayrılık3. Plecarea
3:00 Ayrılık3 uur: Het vertrek
3:00 AyrılıkLe 3:00. La partenza.
3:00 AyrılıkNa 3. hodině: Vykročení na cestu
3:00 Ayrılık英雄は住み慣れた故郷の境界線を越えて
Ama akıl ve dil arasında bir boşluk vardır ve bu ayrılık göz korkutucudur.Ale nakonec řekneme méně, protože mezi myslí a jazykem je propast. A ta je velmi děsivá.
Ama akıl ve dil arasında bir boşluk vardır ve bu ayrılık göz korkutucudur.하지만 그만큼 말하지 못해요. 왜냐하면 생각과 혀 사이에 틈이 있기 때문이예요. 그 틈은 아주 위협적이예요.
Ama akıl ve dil arasında bir boşluk vardır ve bu ayrılık göz korkutucudur.Kończymy jednak mówiąc mniej, bo między umysłem a językiem jest luka i jest ona bardzo onieśmielająca.
Ama akıl ve dil arasında bir boşluk vardır ve bu ayrılık göz korkutucudur.Ma finiamo col dire di meno perché c'è un spazio tra la mente e la lingua. E quello spazio spaventa.
Ama akıl ve dil arasında bir boşluk vardır ve bu ayrılık göz korkutucudur.Mas acabamos por dizer menos porque há um hiato entre a mente e a língua. Esse hiato é muito intimidador.
Ama akıl ve dil arasında bir boşluk vardır ve bu ayrılık göz korkutucudur.Но в итоге говорим мы меньше, потому что между разумом и языком есть разрыв. И этот разрыв очень устрашает.
Ama akıl ve dil arasında bir boşluk vardır ve bu ayrılık göz korkutucudur.Но в крайна сметка казваме по-малко, защото има дупка между мозъка и езика. И тази дупка е много заплашителна.
Ama akıl ve dil arasında bir boşluk vardır ve bu ayrılık göz korkutucudur.אך אנו מוצאים את עצמנו אומרים פחות כיוון שיש פער בין השכל ובין הלשון. והפער הזה הוא מאיים מאד.
Ama akıl ve dil arasında bir boşluk vardır ve bu ayrılık göz korkutucudur.إلا أنه ينتهي بنا المطاف بقول القليل وذلك لوجود فجوة بين العقل واللسان. وهذه الفجوة مرهبة الى حد كبير.
Ama akıl ve dil arasında bir boşluk vardır ve bu ayrılık göz korkutucudur.その差があることで 気後れしますが おじけづかないことを身につけると その感覚も刺激的です
Ancak buna rağmen Bu insanlara duyduğum sevgi açısından Kalbimde gerçek bir ayrılık hissiA vendarle, v svojem srcu ne čutim prave ločitve v smislu ljubezni, ki jo čutim do teh ljudi.
Ancak buna rağmen Bu insanlara duyduğum sevgi açısından Kalbimde gerçek bir ayrılık hissiŞi totuşi, în inima mea nu simţit despărţirea in sensul de dragoste pe care o simţeam pentru aceşti oameni.
Ancak buna rağmen Bu insanlara duyduğum sevgi açısından Kalbimde gerçek bir ayrılık hissiАле незважаючи на це, у моєму серці немає почуття відділеності через любов, що я почуваю до цих людей.
Ardından ayrılık geliyor ya da o kişi beni uzaklaştırıyor, tamamen aklımı kaybediyorum.és aztán jön a szakitás, az elválás, az a személy eltol magától Teljesen megrémülök.
Ardından ayrılık geliyor ya da o kişi beni uzaklaştırıyor, tamamen aklımı kaybediyorum.Je panique complètement.
Ardından ayrılık geliyor ya da o kişi beni uzaklaştırıyor, tamamen aklımı kaybediyorum.Mă pierd cu firea. M: Da, da.

İlgili Sayfalar