ayrılık ile cümle
ayrılık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Sonunda ayrılıkların onarılamaz olduğunu anlayınca Hitler Röhm'ün gitmesi gerektiğine karar verdi.Til sidst besluttede Hitler, at Röhm måtte dø.
"Ayrılık Deme Bana" "Sevdan Gözümün Bebeği" "Olmaz mı?""Thank you" "Stay My Baby" "Look The Other Way" "Is It Love?"
Albüm sırasında Waters ve Gilmour arasında büyük fikir ayrılıkları çıkmıştır.Denne nye kreative retning forårsagede skænderier mellem Waters og Gilmour.
«Ayrılıkları ortadan kaldırmalıyız.Denne skillevæg må rives ned."
Ayrılıklar bitti, hoşçakallar bitti.Det er tid at slutte, og gæsterne siger farvel.
Arthur Griffith tarafından 1905'te kurulan Sinn Féin partisi pasif ayrılıkçılığı benimsemişti.Sinn Féin som politisk bevægelse er grundlagt helt tilbage i 1905 af Arthur Griffith.
Kulüp 1990'lı yıllarda Çeçenistan'da çıkan ayrılıkçı ayaklanmalardan dolayı birkaç kez dağıtıldı.På 1990-tallet var laget lagt død i noen år på grunn av krigen i Tsjetsjenia.
Protestan Kiliseleri arasında aşırı görüş ayrılıkları vardır.Praksis varierer innenfor protestantiske kirker.
Bu ayrılık sonra Kardaşlar bir kez daha yeniden yapılandı.Men landet ble allerede under hans etterfølgere delt på nytt.
«Ayrılıkları ortadan kaldırmalıyız.“Jeg er kommet for å sette skille”.
Ayrılık Savaşı’nda kullanılan General adlı ünlü lokomotif de bu türdendi.I «Det forsvunnede lokomotivet Duke» er det et lokomotiv som blir funnet.
Ayrılıklar bitti, hoşçakallar bitti.Det er tid for oppbrudd, og gjestene tar farvel.
İki ülke arasındaki diplomatik ayrılıkların temeli bu yıllarda başlamıştır.Diplomatiske forbindelser mellom landene ble innledet.
Ayrılıklar bitti, hoşçakallar bitti.Keduanya berakhir dengan perpisahan.
Sonra da Vader'ı Ayrılıkçıları öldürmesi için Mustafar gezegenine yollar.Vader kemudian pergi ke planet vulkanik Mustafar untuk membunuh pemimpin Separatist yang bersembunyi di sana.
İki ülke arasındaki diplomatik ayrılıkların temeli bu yıllarda başlamıştır.Perdagangan bilateral antara dua negara tersebut berlangsung selama bertahun-tahun.
2013'ün başında ayrılıklarını açıklamışlardır.Mereka berpisah di awal tahun 2011.
Ayet, İşte bu, sen ile ben'in arasındaki ayrılıktır.Engkau dan teman-temanmu yang duduk di hadapanmu--sungguh kamu merupakan suatu lambang.
Ayrılıkçı örgütlerProses pemisahan
Ayrıca Rus yanlısı ayrılıkçılar Mariupol'ün kenar semtlerine saldırılar gerçekleştirmişlerdir.Akibatnya, kedua negara rentan terhadap serangan Kekhalifahan Rashidun.
Toprakları şu anki Transdinyester'i (hukuken Moldova'ya bağlı, fiilen ayrılıkçı devlet) kapsıyordu.Kota ini berada di bawah pemerintahan Transnistria yang memisahkan diri dari Moldova.
Riera bu ayrılık sonrası "Karışık duygular yaşıyorum."I'm sorry " mô tả tâm trạng sau một cuộc chia tay.
Fakat bu grupların görevleri arasındaki farklılık ve ayrılık tam olarak belli değildir.Việc phân định chính xác và tính hợp lệ của một số điều này là không rõ ràng.
Ayrılıkçı Ustaşa hareketi Roma Katolik Kilesi'sinden büyük yardım ve destek gördü.Một cách nhìn được giáo hội Công giáo Rôma ủng hộ và bình luận.
Kadıköy, Ayrılık Çeşmesi, Ünalan ve Göztepe istasyonları deniz seviyesinin altındadır.Kadıköy, Ayrılıkçeşmesi, Ünalan、Göztepeの各駅は海面下の標高に位置している。
1914 yılında, Marić oğullarını Zürih’e geri götürdü-bu ayrılık kalıcı olacaktı.1914年夏、ミレヴァは息子達とチューリッヒに戻り、永遠に分かれることになった。
Bu karara karşı İngilizlerin cevabını hazırlayan karma kurulda görüş ayrılıkları mevcuttu.この決議に対するイギリスの反応を組織化する合同委員会には、見解の違いもあった。
30 Aralık 2006'da von Teese "düzeltilemez görüş ayrılıkları" nedeniyle boşanma davası açtı.2006年12月30日、ディタ・フォン・ティースは「和解しがたい不和」のために離婚を申請した。
Direktör ile görüş ayrılıkları yaşaması nedeniyle oradan da ayrıldı.院長と意見が対立したことから病院を去る。
İki ülke arasındaki diplomatik ayrılıkların temeli bu yıllarda başlamıştır.この時より両国の領土をめぐる外交交渉が本格的に始まった。
O günler, mahrumiyetten ve ayrılıktan hâsıl olan ateşlerle arkadaş oldu.炎や分身など多彩な攻撃を仕掛けてくる。
«Ayrılıkları ortadan kaldırmalıyız.我々は彼等を絶滅させるべきである。
Toplumlararası ve kültürlerarasında düşünce özgürlüğü ayrılıkları bulunmaktadır.政治と文化を切り離すところに私は危険なものを感じます。
Üçüncü klibi ise "Ayrılık Olmasaydı"idi.なお、2回目の登場時には、「ここは通れぬ」と3人で輪唱していた。
Bir süre ayrılık sonrası 1536'da eczacılık öğrenimi için tekrar Paris'e döndü.在休息了一段时间后,1536年,他又回到巴黎学习药学。
Son yıllarda, Bask milliyetçiliği, ayrılıkçı hareketler ile sıkı sıkıya bağlanmıştır.在最近數年,巴斯克民族主義已經和巴斯克獨立運動緊密相連。
Hepimiz ayrılıklar yaşarız ve hepimiz bunalmış, umutsuz hissederiz."我们都经历过分手,而對此我们都感到十分沮丧與絕望。
Protestan Kiliseleri arasında aşırı görüş ayrılıkları vardır.傳教士之間出現意見分歧。
Daha doğrusu, Almanya uzun süre ayrılıklar ve bölünmeler yaşamıştır.久而久之,民族矛盾和分化也就越來越大。
1.Biz Ayrılamayız 2.Dediler Zamanla Hep 3.Hiçbir şeyde Gözüm Yok 4.Böyle Ayrılık Olmaz三時分有,謂如是事,此時分有,彼時分無。
9 Ağustos; Görüşlerdeki ayrılıklar nedeniyle ikinci konferansa devam edilemedi.……由于意见分歧,在头两次会议上未作出决定。
2013'ün başında ayrılıklarını açıklamışlardır.而在2010年12月初他們已宣佈分手。
Gökçer Genç'in rejisiyle sahnelenen Ayrılık'da İbrahim Kendirci ve Ezgi Eyüboğlu rol almıştır.三田(サンダ,聲:大塚明夫→石塚運昇) 伊勢城破之時,受託保護小雨的老劍士,與雨等一行人旅行。
Epeyce uzun ayrılıktan sonra sevdiğini yine görebileceğim.")攬筆便應就,何事久遲回?」其見親愛如此。
Ayrılık nedeni olarak Dini Uyanmayı neden göstermiştir.何以排外,何以交邻,吾党何日醒。
1620 yılında Plymouth Kolonisi, püriten dinî ayrılıkçılar için bir barınak olarak kuruldu.1620년도에는 플리머스 식민지가 청교도들을 위한 정착지로 건설 되었다.
Anderson ve Butler bu ayrılıktan sonra yakın arkadaş olmuşlar ve birlikte yeni şarkılar yazmaya başladılar.브렛과 버나드는 절친한 친구가 되었고 함께 새로운 노래들을 쓰기 시작했다.
Fakat bu grupların görevleri arasındaki farklılık ve ayrılık tam olarak belli değildir.이들 조직·집단의 권한·이해관계 및 책임은 떨어져 있어서는 안 되는 것이다.
Ben, senin: "İsrailoğulları arasında ayrılık çıkardın, sözümü önemsemedin" demenden endişe edip korktum.""바울이 일어나 손짓하며 말하되 이스라엘 사람들과 및 하나님을 경외하는 사람들아 들으라."
Âşık olup da ayrılık acısına, Ben sabrederim diyen yalan söylermiş.괴고(壞苦) 사랑하고 헤어지는 아픔을 깨닫는다 (愛別離).
Gerçekte Roma ve İngiltere arasında ortaya çıkan politik ayrılıklar teolojik alandaki tartışmaları geliştirdi.מציאות הפערים הפוליטיים המשמעותיים בין רומא לאנגליה היוותה מצע להתפתחותם של ויכוחים תאולוגיים חדשים.
2013'ün başında ayrılıklarını açıklamışlardır.בתחילת 2013 נפרדו.
Bir süre ayrılık sonrası 1536'da eczacılık öğrenimi için tekrar Paris'e döndü.לאחר הפוגה חזר לפריז על מנת ללמוד רפואה ב-1536.
«Ayrılıkları ortadan kaldırmalıyız.בלתי ניתנים להפרדה."
İki ülke arasındaki diplomatik ayrılıkların temeli bu yıllarda başlamıştır.המגעים הדיפלומטיים הראשונים בין שתי המדינות החלו בימי הביניים.
Bu koşullar altında 1998 eylülünde Yine Ayrılık albümünü çıkarttı ve askere gitti.כעבור שלוש שנים, ב-1998, מכרה את מניותיה ברדיו ועזבה.
Hükümet, bu ayrılıkçıları sindirmek için hapsetti veya sürgüne gönderdi.הממשלה גירשה או הסגירה את המנהיגים של המרד.
Aşk, sevgi, ayrılık genel temalardır.חוקי האישות, נישואים, גירושים וירושות הם לב לבה של השריעה.
2013'ün başında ayrılıklarını açıklamışlardır.Те се разделят в началото на 2010 година.
1342-1350: Selanikli Zealotların isyanı ve ayrılıkçı yönetiminin kuruluşu.1342 – 1350: Бунт и създаване на самопровъзгласил се режим на Солунските Зилоти.