ayrılık ile cümle
ayrılık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ama bu gözetim konusunda görüş ayrılıkları vardır.Er zijn echter twijfels over deze waarneming.
Şarkı, Furtado'nun kızının babası olan DJ Jasper Gahunia ile ayrılıkları hakkındadır.In God's Hands gaat over het beëindigen van de relatie met DJ Jasper Gahunia, met wie zij een dochter heeft.
"Ayrılık hiç kolay olmadı..."Weglopen was niet netjes geweest."
Sonunda ayrılık saati gelip çattığında, binlerce kez vedalaşıp ayrılırlar.Willen ze dit niet, dan zal er op termijn afscheid van hen genomen worden.
İstasyon Kadıköy'ün Ayrılıkçeşme semtinde yer almaktadır.De eigen identiteit van het station vervaagde.
Nişanlandıktan birkaç ay sonra Sinem Kobal ile kısa süreli bir ayrılık yaşadı.Hoewel ze getrouwd is heeft ze een korte affaire met Benton.
Arthur Griffith tarafından 1905'te kurulan Sinn Féin partisi pasif ayrılıkçılığı benimsemişti.De partij werd opgericht door Arthur Griffith in 1905 als een Ierse separatistische monarchistische beweging.
Bu ayrılıktan sonra,eski Arch Enemy gitaristi Fredrik Åkesson gruba alınmıştır.Na jego miejsce przyszedł były gitarzysta Arch Enemy Fredrik Åkesson.
Ayrılıkçı köylülere baskı uygulandı.Pod presją chłopów zwolniono ich.
Kuruluş döneminde bazı sosyal demokratlar ideolojik ayrılıklar nedeniyle partiden ayrılmışlardır.Wkrótce po powstaniu partii wśród socjaldemokratów zarysowały się dwie frakcje ideologiczne.
Pakistan, Beluçların ayrılıkçı eylemlerine destek verdiği gerekçesi ile Hindistan'ı suçladı.Indie zaatakowały Pakistan w odwecie za wspieranie przez to państwo separatystów w Kaszmirze.
Inuit Ataqatigiit (Türkçe: Halk Topluluğu) Grönland'da demokratik sosyalist ve ayrılıkçı bir siyasi partidir.Inuit Ataqatigiit) jest grenlandzką socjalistyczną i separatystyczną partią polityczną.
Bu yönetimin başında bulunanlar, eski ayrılıkçı yönetiminde yer alan kişilerdir.Należy do grona osób, które tworzyły początki obecnego Wydziału Zarządzania.
Life dergisi çalışanı Oliver Jensen ile yaptığı ikinci evliliği de ayrılık ile sonuçlandı.Ett andra äktenskap med fotografen Oliver Jensen slutade också med skilsmässa.
2013'ün başında ayrılıklarını açıklamışlardır.De separerade i början av 2010.
Protestan Kiliseleri arasında aşırı görüş ayrılıkları vardır.Inom protestantiska samfund råder delade meningar.
Pakistan, Beluçların ayrılıkçı eylemlerine destek verdiği gerekçesi ile Hindistan'ı suçladı.Pakistan å sin sida kritiserade Indien för att det blandade sig i landets inre angelägenheter.
Her ne kadar sebebi konusunda fikir ayrılıkları olsa da, sakat kaldığı biliniyor.Om han verkligen var skyldig råder det delade meningar om.
İki ülke arasındaki diplomatik ayrılıkların temeli bu yıllarda başlamıştır.Diplomatiska förbindelser mellan länderna inleddes.
Ilımlı Çok Parti Sistemi: Ülkedeki var olan partiler arasında, ideolojik ayrılıklar çok derin değildir.Båda är tämligen moderata partier utan några större ideologiska meningsskiljaktigheter.
Şarkı, ayrılıktan sonra eski sevgilinin bir şeylere bakıp sizi ve yaşadığınız anıları hatırlaması hakkındadır.Två män samtalar om sitt förflutna och minns och återupplever det de saknar.
"Ayrılık Deme Bana" "Sevdan Gözümün Bebeği" "Olmaz mı?"Lyssna på "Var ej bekymrad vad än som sker": God will take care of you
Toprakları şu anki Transdinyester'i (hukuken Moldova'ya bağlı, fiilen ayrılıkçı devlet) kapsıyordu.Landet var nu delad i fristående förläningar (藩, han) som styrdes av en daimyō.
Bu fikir ayrılıkları yüzünden Haziran 1926’da ayaklanma planı ertelenir.Внаслідок цих протиріч в червні 1926 року революція була підкладена.
Ayrılıkçı örgütlerТаємні організації
2010'da Mas İspanya'dan kurumsal ayrılık referandumunda evet diyeceğini bildirmişti.У 2010 р. під час інтерв'ю було проголошено про розлучення пари.
Pakistan, Beluçların ayrılıkçı eylemlerine destek verdiği gerekçesi ile Hindistan'ı suçladı.Пакистан неодноразово звинувачував Індію в підтримки ЗАБ.
2013'ün başında ayrılıklarını açıklamışlardır.Вони розійшлися на початку 2010-го .
Erişim tarihi: 8 Ağustos 2014. Çok uğraştılar ama ayrılıktan kaçamadılar Kilometre TaşlarıПроцитовано 22 жовтня 2014. Not Yet Ready for His Last Mile.
"Büyük Ayrılık" böylece ortaya çıktı.Після цього «автономи» розійшлись.
Fakat bu ayrılık yok olmuş durumdadır.To vskutku rozdělení by bylo nerovné!
Inuit Ataqatigiit (Türkçe: Halk Topluluğu) Grönland'da demokratik sosyalist ve ayrılıkçı bir siyasi partidir.Inuit Ataqatigiit (česky Inuitské společenství) je levicová a separatistická politická strana v Grónsku.
2013'ün başında ayrılıklarını açıklamışlardır.Rozešli se na začátku roku 2010.
İki hükûmet arasındaki diğer ayrılıkların yanında siyasi bir mücadele de sürmekteydi.Mezi dvěma největšími stranami navíc existoval rozporný názor na vládním uspořádání.
"Büyük Ayrılık" 2003'te yayınlandı.Rozšířené vydání vyšlo v roce 2003.
Şubat ayının ortasına doğru Rus yanlısı ayrılıkçılar saldırılarını Debaltseve çevresinde yoğunlaştırmışlardır.V polovině února Rusové dosáhli Odry.
"Bir Ayrılık, bir yoksulluk, bir ölüm..".Co je bolest, zlo, smrt?
Anderson ve Butler bu ayrılıktan sonra yakın arkadaş olmuşlar ve birlikte yeni şarkılar yazmaya başladılar.Anderson și Butler au devenit prieteni apropiați și au început să compună cântece noi.
Ayrılıklar bitti, hoşçakallar bitti.Cuvintele de adio sunt întrerupte.
30 Aralık 2006'da von Teese "düzeltilemez görüş ayrılıkları" nedeniyle boşanma davası açtı.Pe 30 decembrie 2006, Von Tesse înainta cererea de divorț datorită diferențelor de neiertat.
Ayrılıkçı ittifaktandırlar.Sunt auto-divizibile.
Sonunda ayrılıkların onarılamaz olduğunu anlayınca Hitler Röhm'ün gitmesi gerektiğine karar verdi.În cele din urmă, Hitler a hotărât că Röhm trebuia să moară.
Entrikalar, mutsuzluklar, boşanmalar, ayrılıklar, ölümler.Răzvrătiri, crime, războaie, dezbinări, certuri.
2010'da Mas İspanya'dan kurumsal ayrılık referandumunda evet diyeceğini bildirmişti.În noiembrie 2013 cuplul a anunțat despărțirea .
İkinci ayrılık: Çocuk odada tek başınadır.Második szeparációs esemény: a csecsemő egyedül van.
Çince latinizasyonu yorumlama konusunda çeşitli fikir ayrılıkları oluşabilmektedir.A latin zene fogalmának sokféle értelmezése létezhet.
Ayrılık İçin Sevmedim 05.N nem osztható 105-tel.
Sınıf ayrılıklarına dayanır.Az osztályozón kiestek.
Nişanlandıktan birkaç ay sonra Sinem Kobal ile kısa süreli bir ayrılık yaşadı.2000 novemberében pár havi különélés után szűk körben összeházasodtak Dobsonnal.
Kardeşlik içinde, ayrılık olmadan, Özgürlük şarkısını söyleyelim!Veljeydessä, yhtenäisinä. laulakaamme "Vapaus"!
2013 yılında Mason artık lise son sınıftayken Sheena ile tartışmalı bir ayrılık yaşar.Vuonna 2013 lukion viimeisellä luokalla Mason eroaa Sheenasta.
2013'ün başında ayrılıklarını açıklamışlardır.He erosivat vuoden 2013 alussa.
Nişanlandıktan birkaç ay sonra Sinem Kobal ile kısa süreli bir ayrılık yaşadı.Aalberg oli kumpaisenkin kanssa lyhyen aikaa kihloissa.
Bu gizli bilgiler ayrılıkta alınan resimlerden elde edilememektedir.Löydettyjen maalausten jakautuminen on epätasaista.
2013 yılında Mason artık lise son sınıftayken Sheena ile tartışmalı bir ayrılık yaşar.Κατά τη διάρκεια του τελευταίου έτους του Μέισον στο λύκειο το 2013, χωρίζει με τη Σίνα.
Ayrılıklar bitti, hoşçakallar bitti.Η ώρα του αποχαιρετισμού έχει φτάσει.
Ayrılık İçin Sevmedim 05.ΕΠΕΤΕΙΟΣ ΧΩΡΙΣΜΟΥ 15.
Çince latinizasyonu yorumlama konusunda çeşitli fikir ayrılıkları oluşabilmektedir.Έχουν γίνει διάφορες προσπάθειες μεταγραφής της κινεζικής σε λατινικούς χαρακτήρες.
1620 yılında Plymouth Kolonisi, püriten dinî ayrılıkçılar için bir barınak olarak kuruldu.Το 1620 ιδρύθηκε το Πλίμουθ ως καταφύγιο πουριτανών θρησκευτικών αυτονομιστών.
Bir süre ayrılık sonrası 1536'da eczacılık öğrenimi için tekrar Paris'e döndü.Efter en pause vendte han tilbage til Paris for at studere medicin i 1536.