ayrılık ile cümle

ayrılık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
lehçeler arasındaki ayrılıklarda, ve yeni dillerin şekillenmesinde de görürüz.בשונות שבין ניבים ובהיווצרות של שפות חדשות.
lehçeler arasındaki ayrılıklarda, ve yeni dillerin şekillenmesinde de görürüz.في اختلاف اللغات المحلية وفي تكوّن لغات جديدة.
lehçeler arasındaki ayrılıklarda, ve yeni dillerin şekillenmesinde de görürüz.新しい言語の形成 などからわかります つまり言語は人間の性質を作ったり形成したりすものではなく
Ne olacak yani, ilişkinde ayrılık olduysa, ilişkilerde bazen olduğu gibiCe dacă dragostea voastră se va frânge, se mai întâmplă
Ne olacak yani, ilişkinde ayrılık olduysa, ilişkilerde bazen olduğu gibiChe farai se la tua storia d'amore finisce, come a volte accade?
Ne olacak yani, ilişkinde ayrılık olduysa, ilişkilerde bazen olduğu gibiCo když se tvůj poměr zlomí, jak se někdy stane.
Ne olacak yani, ilişkinde ayrılık olduysa, ilişkilerde bazen olduğu gibiE se o teu namorado decide acabar contigo,e às vezes isso acontece
Ne olacak yani, ilişkinde ayrılık olduysa, ilişkilerde bazen olduğu gibiMitä sitten vaikka suhde päättyykin, niin joskus käy
Ne olacak yani, ilişkinde ayrılık olduysa, ilişkilerde bazen olduğu gibiNếu chuyện tình tan vỡ như vẫn thường tình
Ne olacak yani, ilişkinde ayrılık olduysa, ilişkilerde bazen olduğu gibiOm din kärlek går i kras, som den gör ibland...
Ne olacak yani, ilişkinde ayrılık olduysa, ilişkilerde bazen olduğu gibiQue faire si l'histoire d'amour doit se briser? Comme il arrive parfois
Ne olacak yani, ilişkinde ayrılık olduysa, ilişkilerde bazen olduğu gibi¿Qué si debes romper con tu amor, como pasa a a veces?
Ne olacak yani, ilişkinde ayrılık olduysa, ilişkilerde bazen olduğu gibiTo nic, że on cię rzucił, tak bywa
Ne olacak yani, ilişkinde ayrılık olduysa, ilişkilerde bazen olduğu gibiUnd wenn Deine Liebesgeschichte endete, wie es manchmal passiert,
Ne olacak yani, ilişkinde ayrılık olduysa, ilişkilerde bazen olduğu gibiWhat if your love affair should break up, as they sometimes will
Ne olacak yani, ilişkinde ayrılık olduysa, ilişkilerde bazen olduğu gibiWhat if your love affair should break up, as they sometimes will
Ne olacak yani, ilişkinde ayrılık olduysa, ilişkilerde bazen olduğu gibiキスでよりを戻せば スリル一杯
Net olmadığın konularda fikir ayrılıkları...Perbedaan pendapat, daerah di mana Anda sedikit berkabut, tidak cukup jelas.
Net olmadığın konularda fikir ayrılıkları...脳神経学者は、社交的でないと研究が進まないだろう。
Oh, torunum... bir gün beni anlayacaksın. Hayatın geçici ayrılıklarını, sen de çabalayarak öğreneceksin.Ach, meine Enkeltochter, eines Tages wirst du es verstehen, du wirst lernen, mit den vorübergehenden
Oh, torunum... bir gün beni anlayacaksın. Hayatın geçici ayrılıklarını, sen de çabalayarak öğreneceksin.Ah ma petite-fille, un jour tu comprendras, tu apprendras à faire face aux séparations temporaires de la vie.
Oh, torunum... bir gün beni anlayacaksın. Hayatın geçici ayrılıklarını, sen de çabalayarak öğreneceksin.Oh, nepoata mea... intr-o zi vei intelege, si vei invata sa suporti separarile temporare produse de viata.
Öyle ki, bedende ayrılık olmasın, üyeler birbirini eşit biçimde gözetsin.aby nebolo roztržky v tele, ale aby sa údy navzájom rovnako starali o seba.
Öyle ki, bedende ayrılık olmasın, üyeler birbirini eşit biçimde gözetsin.Aby nebyla nesvornost v těle, ale aby údové jedni o druhé vespolek pečovali
Öyle ki, bedende ayrılık olmasın, üyeler birbirini eşit biçimde gözetsin.Aby nie było rozerwania w ciele, ale iżby jedne członki o drugich jednakież staranie miały.
Öyle ki, bedende ayrılık olmasın, üyeler birbirini eşit biçimde gözetsin.Anders zou er onenigheid in het lichaam zijn.
Öyle ki, bedende ayrılık olmasın, üyeler birbirini eşit biçimde gözetsin.auf daß nicht eine Spaltung im Leibe sei, sondern die Glieder füreinander gleich sorgen.
Öyle ki, bedende ayrılık olmasın, üyeler birbirini eşit biçimde gözetsin.da bi ne bilo razpora v telesu, ampak da bi udje enako skrbeli drug za drugega.
Öyle ki, bedende ayrılık olmasın, üyeler birbirini eşit biçimde gözetsin.Dengan demikian tubuh itu tidak terbagi-bagi; masing-masing anggota memperhatikan satu sama lain
Öyle ki, bedende ayrılık olmasın, üyeler birbirini eşit biçimde gözetsin.ettei ruumiissa olisi eripuraisuutta, vaan että jäsenet pitäisivät yhtäläistä huolta toinen toisestaan.
Öyle ki, bedende ayrılık olmasın, üyeler birbirini eşit biçimde gözetsin.for at der ikke skal være Splid i Legemet, men, for at Lemmerne skulle have samme Omsorg for hverandre;
Öyle ki, bedende ayrılık olmasın, üyeler birbirini eşit biçimde gözetsin.forat det ikke skal være splid i legemet, men lemmene ha samme omsorg for hverandre.
Öyle ki, bedende ayrılık olmasın, üyeler birbirini eşit biçimde gözetsin.hầu cho trong thân không có sự phân rẽ, mà các chi thể phải đồng lo tưởng đến nhau.
Öyle ki, bedende ayrılık olmasın, üyeler birbirini eşit biçimde gözetsin.hầu cho trong thân không có sự phân_rẽ , mà các chi thể phải đồng lo tưởng đến nhau .
Öyle ki, bedende ayrılık olmasın, üyeler birbirini eşit biçimde gözetsin.Hogy ne legyen hasonlás a testben, hanem ugyanarról gondoskodjanak egymásért a tagok.
Öyle ki, bedende ayrılık olmasın, üyeler birbirini eşit biçimde gözetsin.몸 가운데서 분쟁이 없고 오직 여러 지체가 서로 같이하여 돌아보게 하셨으니
Öyle ki, bedende ayrılık olmasın, üyeler birbirini eşit biçimde gözetsin.para que não haja divisão no corpo, mas que os membros tenham igual cuidado uns dos outros.
Öyle ki, bedende ayrılık olmasın, üyeler birbirini eşit biçimde gözetsin.para que no haya desavenencia en el cuerpo, sino que todos los miembros se preocupen los unos por los otros
Öyle ki, bedende ayrılık olmasın, üyeler birbirini eşit biçimde gözetsin.pentru ca să nu fie nici o desbinare în trup: ci mădularele să îngrijească deopotrivă unele de altele.
Öyle ki, bedende ayrılık olmasın, üyeler birbirini eşit biçimde gözetsin.perché non vi fosse disunione nel corpo, ma anzi le varie membra avessero cura le une delle altre
Öyle ki, bedende ayrılık olmasın, üyeler birbirini eşit biçimde gözetsin.δια να μη ηναι σχισμα εν τω σωματι, αλλα να φροντιζωσι τα μελη το αυτο υπερ αλληλων.
Öyle ki, bedende ayrılık olmasın, üyeler birbirini eşit biçimde gözetsin.Ако говоря с човешки и ангелски езици, а любов нямам, аз съм станал мед що звънти, или кимвал що дрънка.
Öyle ki, bedende ayrılık olmasın, üyeler birbirini eşit biçimde gözetsin.дабы не было разделения в теле, а все члены одинаково заботились друг о друге.
Öyle ki, bedende ayrılık olmasın, üyeler birbirini eşit biçimde gözetsin.щоб не було розділення в тїлї, а щоб члени однаково один про одного дбали.
Öyle ki, bedende ayrılık olmasın, üyeler birbirini eşit biçimde gözetsin.למען לא תהיה מחלקת בגוף כי אם ידאגו כל האברים יחד זה לזה׃
Öyle ki, bedende ayrılık olmasın, üyeler birbirini eşit biçimde gözetsin.لكي لا يكون انشقاق في الجسد بل تهتم الاعضاء اهتماما واحدا بعضها لبعض.
Öyle ki, bedende ayrılık olmasın, üyeler birbirini eşit biçimde gözetsin.免 得 身 上 分 門 別 類 . 總 要 肢 體 彼 此 相 顧
Öyle ki, bedende ayrılık olmasın, üyeler birbirini eşit biçimde gözetsin.免得 身上 分門別類 . 總要 肢體 彼此 相顧
Oysa ben seni çok neşelendirmeye öldürmek gerekir. İyi geceler, iyi geceler! ayrılık gibi tatlı bir hüzün.그러나 나는별로 cherishing로 그대를 죽이려한다. 안녕히 주무세요, 안녕히 주무세요! 이별은 달콤한 슬픔이다
Oysa ben seni çok neşelendirmeye öldürmek gerekir. İyi geceler, iyi geceler! ayrılık gibi tatlı bir hüzün.עם זאת, אני צריך להרוג אותך עם הרבה ומפנקת. לילה טוב, לילה טוב! פרידה היא עצב מתוק כזה
Oysa ben seni çok neşelendirmeye öldürmek gerekir. İyi geceler, iyi geceler! ayrılık gibi tatlı bir hüzün.بعد أن أقتل اليك مع الاعتزاز بكثير. جيدة الليلة ، ليلة جيدة! فراق وحزن مثل الحلو
Oysa ben seni çok neşelendirmeye öldürmek gerekir. İyi geceler, iyi geceler! ayrılık gibi tatlı bir hüzün.それは明日になるまで私は良い夜を言ってはならないこと。 [終了。]
Petrol sızıntıları, çevresel felaketler, su hakları anlaşmazlıkları, ayrılıkçı cumhuriyetler,Es gibt Öllecks, Umweltkatastrophen, Streitigkeiten wegen Wasserrechten, abtrünnige Republiken,
Petrol sızıntıları, çevresel felaketler, su hakları anlaşmazlıkları, ayrılıkçı cumhuriyetler,기름유출, 환경 재앙, 물확보를 위한 분쟁, 국가의 분리,
Petrol sızıntıları, çevresel felaketler, su hakları anlaşmazlıkları, ayrılıkçı cumhuriyetler,ישנם דליפות נפט ואסונות אקולוגים, ויכוחים על זכויות מים, הפרדות של רפובליקות,
Petrol sızıntıları, çevresel felaketler, su hakları anlaşmazlıkları, ayrılıkçı cumhuriyetler,هنالك تدفقات بترولية، كوارث طبيعية، إختلافات حول حقوق إستغلال الماء، دول منشقة،
Petrol sızıntıları, çevresel felaketler, su hakları anlaşmazlıkları, ayrılıkçı cumhuriyetler,飢饉、絶滅危惧種、 宇宙の危機や地球温暖化。
Porno hayvanları yapanlarla İncil hikayelerindeki hayvanları yapanlar arasında büyük bir ayrılıkçılık var.Ada perselisihan besar antara mereka yang membuat binatang-binatang Injil dan binatang-binatang porno.
Porno hayvanları yapanlarla İncil hikayelerindeki hayvanları yapanlar arasında büyük bir ayrılıkçılık var.A je veľký rozkol medzi tými, ktorí vytvárajú nábožné zvieratá a porno zvieratá.
Porno hayvanları yapanlarla İncil hikayelerindeki hayvanları yapanlar arasında büyük bir ayrılıkçılık var.Có một sự cách biệt lớn giữa những người làm linh vật và các con thú khiêu dâm.

İlgili Sayfalar