ayrılık ile cümle
ayrılık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Porno hayvanları yapanlarla İncil hikayelerindeki hayvanları yapanlar arasında büyük bir ayrılıkçılık var.Det pågår strider mellan de som gör gospeldjur och porrdjur.
Porno hayvanları yapanlarla İncil hikayelerindeki hayvanları yapanlar arasında büyük bir ayrılıkçılık var.Er gaapt een brede kloof tussen de makers van bijbeldiertjes en van pornodiertjes.
Porno hayvanları yapanlarla İncil hikayelerindeki hayvanları yapanlar arasında büyük bir ayrılıkçılık var.Există o mare schismă între cei care fac animale cu temă biblică şi cei care fac animale porno.
Porno hayvanları yapanlarla İncil hikayelerindeki hayvanları yapanlar arasında büyük bir ayrılıkçılık var.Há uma grande divisão entre os que fazem animais bíblicos e animais porno.
Porno hayvanları yapanlarla İncil hikayelerindeki hayvanları yapanlar arasında büyük bir ayrılıkçılık var.Il y a un schisme majeur entre ceux qui font des animaux bibliques et ceux qui font des animaux pornos.
Porno hayvanları yapanlarla İncil hikayelerindeki hayvanları yapanlar arasında büyük bir ayrılıkçılık var.그 안에서 당파가 나뉜대요. 복음전도사 풍선과 포르노 풍선을 만드는 그룹으로 말이죠.
Porno hayvanları yapanlarla İncil hikayelerindeki hayvanları yapanlar arasında büyük bir ayrılıkçılık var.Nagy szakadás van szent és pornográf állatok készítői közt.
Porno hayvanları yapanlarla İncil hikayelerindeki hayvanları yapanlar arasında büyük bir ayrılıkçılık var.Φτιάχνουν ζωάκια από μπαλόνια.
Porno hayvanları yapanlarla İncil hikayelerindeki hayvanları yapanlar arasında büyük bir ayrılıkçılık var.Існує велике протистояння між тими, хто робить біблійних тваринок та порно-тваринок.
Porno hayvanları yapanlarla İncil hikayelerindeki hayvanları yapanlar arasında büyük bir ayrılıkçılık var.Между теми, кто делает евангельских тварей и теми, кто делает порно-зверей, существует глубокий раскол.
Porno hayvanları yapanlarla İncil hikayelerindeki hayvanları yapanlar arasında büyük bir ayrılıkçılık var.אבל הם עושים הרבה דברים מגניבים עם בלונים.
Porno hayvanları yapanlarla İncil hikayelerindeki hayvanları yapanlar arasında büyük bir ayrılıkçılık var.وطبعا هناك فرق بين من يصنع حيوانات محترمة وحيوانات خليعة
Porno hayvanları yapanlarla İncil hikayelerindeki hayvanları yapanlar arasında büyük bir ayrılıkçılık var.エロ動物を作る人までいろいろ (笑)
Ve ayrılık duvarlarını kırıyor olursunuz.E questo abbatte i muri della separazione.
Ve bu ayrılık temelli kimlik anlayışı gerçekten dünyamızı yaratır.Azt mondja, hogy "te nem én vagyok", az "az a növény nem én vagyok, nincs közöm hozzá".
Ve bu ayrılık temelli kimlik anlayışı gerçekten dünyamızı yaratır.E essa história do "eu" criou o mundo que temos hoje.
Ve bu ayrılık temelli kimlik anlayışı gerçekten dünyamızı yaratır.Ja tämä tarina itsestä oikeasti luo maailmamme.
Ve bu ayrılık temelli kimlik anlayışı gerçekten dünyamızı yaratır.Och den här berättelsen om jaget skapar verkligen vår värld.
Ve bu ayrılık temelli kimlik anlayışı gerçekten dünyamızı yaratır.Si aceasta poveste a sinelui într-adevar creeaza lumea noastra.
Ve bu ayrılık temelli kimlik anlayışı gerçekten dünyamızı yaratır.Ty nejsi já, ta květina nejsem já, je to něco odděleného.
Ve bu ayrılık temelli kimlik anlayışı gerçekten dünyamızı yaratır.בקרב דברים נפרדים אחרים,
Ve bu ayrılık temelli kimlik anlayışı gerçekten dünyamızı yaratır.この宇宙とも分断されています。
Ve genç aşıklar gibi korkuyoruz, ya çok muhabbet tez ayrılık getirirse diye.Abbiamo paura, come i giovani amanti, che parlare troppo possa rovinare l'atmosfera.
Ve genç aşıklar gibi korkuyoruz, ya çok muhabbet tez ayrılık getirirse diye.A bojíme sa ako mladí zaľúbenci, že priveľa rozprávania pokazí románik.
Ve genç aşıklar gibi korkuyoruz, ya çok muhabbet tez ayrılık getirirse diye.A bojíme se, jako mladí milenci, že mnoho mluvení může ten románek zničit.
Ve genç aşıklar gibi korkuyoruz, ya çok muhabbet tez ayrılık getirirse diye.Boimy się, jak młodzi kochankowie, że zbyt wiele gadania zepsuje romans.
Ve genç aşıklar gibi korkuyoruz, ya çok muhabbet tez ayrılık getirirse diye.És félünk, mint a fiatal szerelmesek, hogy a túl sok beszéd elronthatja a kapcsolatot!
Ve genç aşıklar gibi korkuyoruz, ya çok muhabbet tez ayrılık getirirse diye.E temos medo, como jovens apaixonados, de que demasiada conversa possa estragar o romance.
Ve genç aşıklar gibi korkuyoruz, ya çok muhabbet tez ayrılık getirirse diye.Et nous avons peur, comme de jeunes amants, que trop parler puisse gâcher la romance.
Ve genç aşıklar gibi korkuyoruz, ya çok muhabbet tez ayrılık getirirse diye.Ja pelkäämme kuin nuoret rakastavaiset, että liiallinen keskustelu saattaa pilata romanssin.
Ve genç aşıklar gibi korkuyoruz, ya çok muhabbet tez ayrılık getirirse diye.우리는 두렵습니다. 처음 연애하는 사람들처럼 너무 많은 말로 연애를 망치게 됩니다.
Ve genç aşıklar gibi korkuyoruz, ya çok muhabbet tez ayrılık getirirse diye.Och vi är lika rädda som unga förälskade, att för mycket prat kan förstöra romansen.
Ve genç aşıklar gibi korkuyoruz, ya çok muhabbet tez ayrılık getirirse diye.Şi ne este teamă, precum tinerilor îndrăgostiţi, că prea multă conversaţie ar putea să distrugă romantismul.
Ve genç aşıklar gibi korkuyoruz, ya çok muhabbet tez ayrılık getirirse diye.Und wir haben Angst, wie junge Liebende, dass zu viele Gespräche die Romantik zerstören.
Ve genç aşıklar gibi korkuyoruz, ya çok muhabbet tez ayrılık getirirse diye.Và chúng ta sợ,như những người mới yêu, sợ rằng nói chuyện quá nhiều có thể sẽ làm hỏng sự lãng mạn.
Ve genç aşıklar gibi korkuyoruz, ya çok muhabbet tez ayrılık getirirse diye.We zijn bang, net zoals prille geliefden, dat teveel praten de romantiek zou kunnen bederven.
Ve genç aşıklar gibi korkuyoruz, ya çok muhabbet tez ayrılık getirirse diye.Και φοβόμαστε, σαν νεαροί εραστές, ότι η πολύ κουβέντα μπορεί να χαλάσει το ρομαντισμό.
Ve genç aşıklar gibi korkuyoruz, ya çok muhabbet tez ayrılık getirirse diye.И мы боимся, как молодые влюблённые, что слишком много болтовни может испортить романтику.
Ve genç aşıklar gibi korkuyoruz, ya çok muhabbet tez ayrılık getirirse diye.И се страхуваме, като скоро влюбените, че ако говорим за това прекалено много, ще убием романтиката.
Ve genç aşıklar gibi korkuyoruz, ya çok muhabbet tez ayrılık getirirse diye.І боїмося, немов юні коханці, що надмірна балаканина зіпсує романтику.
Ve genç aşıklar gibi korkuyoruz, ya çok muhabbet tez ayrılık getirirse diye.ואנו פוחדים, כמו אוהבים צעירים, שיותר מדי דיבורים עלולים לקלקל את הרומנטיקה.
Ve genç aşıklar gibi korkuyoruz, ya çok muhabbet tez ayrılık getirirse diye.ونحن خائفون، كالعشاق الشباب، أن الكثير من الكلام يمكن أن يفسد الرومانسية.
Ve genç aşıklar gibi korkuyoruz, ya çok muhabbet tez ayrılık getirirse diye.若い恋人のように恐れています でも今が話すときなのです
Ve kendimizi de bu ayrılıklarla tanımlıyoruz.Definiamo noi stessi attraverso le differenze.
Ve kendimizi de bu ayrılıklarla tanımlıyoruz.E definimo-nos pelas nossas diferenças.
Ve kendimizi de bu ayrılıklarla tanımlıyoruz.Ezek alapján határozzuk meg magunkat.
Ve kendimizi de bu ayrılıklarla tanımlıyoruz.바로 이 차이에 의해 정체성을 찾기 때문이죠.
Ve kendimizi de bu ayrılıklarla tanımlıyoruz.Nous nous définissons par nos différences.
Ve kendimizi de bu ayrılıklarla tanımlıyoruz.Și ne defenim prin diferențele noastre.
Ve kendimizi de bu ayrılıklarla tanımlıyoruz.Te różnice nas określają.
Ve kendimizi de bu ayrılıklarla tanımlıyoruz.Und wir definieren uns über diese Unterschiede.
Ve kendimizi de bu ayrılıklarla tanımlıyoruz.We zien die allemaal en definiëren onszelf op basis ervan.
Ve kendimizi de bu ayrılıklarla tanımlıyoruz.Y ellos nos definen.
Ve kendimizi de bu ayrılıklarla tanımlıyoruz.Μας καθορίζουμε σύμφωνα με τα κενά μας.
Ve kendimizi de bu ayrılıklarla tanımlıyoruz.И мы определяем себя с помощью различий.
Ve kendimizi de bu ayrılıklarla tanımlıyoruz.И ние се определяме от нашите различия.
Ve kendimizi de bu ayrılıklarla tanımlıyoruz.ואנו מגדירים את עצמנו באמצעות הפערים שלנו.
Ve kendimizi de bu ayrılıklarla tanımlıyoruz.ونعرف أنفسنا بواسطة هذه الفروقات.
Ve kendimizi de bu ayrılıklarla tanımlıyoruz.言葉のギャップや
Ve sizin bilincinizle bir başkasının bilinci arasında gerçek bir ayrılık yoktur.A neexistuje žádné opravdové osamostatnění našeho vlastního vědomí od vědomí někoho jiného.