ayrı ile cümle
ayrı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Uykuluyum bu nedenle şimdi ayrılıyorum.I'm sleepy, so I am leaving now.
Giderleri ayrıntılarıyla yazmanızı istiyorum.I'd like you to itemize the charges.
Yarın sabah ayrılmak istiyorum.I'd like to check out tomorrow morning.
Yarın sbah erken ayrılmalıyız.We must be off early tomorrow morning.
Biz yarın sabah Japonya'dan ayrılıyoruz.We are leaving Japan tomorrow morning.
Yarın saat kaçta ayrılıyoruz?What time do we leave tomorrow?
Trende ayrılmış koltuklar var mıdır?Are there reserved seats on the train?
Önümüzdeki Pazartesi Narita'dan ayrılıyoruz.We are leaving Narita next Monday.
Fırtına beni ayrılmaktan alıkoydu.The storm prevented me from leaving.
Biz sadece iki haftayı ayrı geçirdik.We've just spent two weeks apart.
Tren az önce ayrıldı.The train just left.
Tren zamanında ayrıldı.The train left on time.
Biz ayrıca ayrı sigara içme bölümü yapmak zorunda kalacağız.We'll also have to create a separate smoking section, won't we?
Öncelikle karar verilmesi gereken şey üzerinde karar veririz sonra iki takıma ayrılırız.First, we decide on that which needs to be decided, then we split into two teams.
Muayene odasından tam ayrılırken doktor hoşça kal diyerek elini salladı.Just as we were leaving the exam room the doctor waved his hand saying, 'bye-bye'.
Ayrıca şirket bilgisi oturumundan sonra bile biz bazen şirket turları düzenleriz.Furthermore, even after the company information session, we sometimes hold company tours.
O, sen ayrıldıktan sonra odaya girdi.He entered the room after you left.
Ben Mart ayında ayrılıyorum.I'll be leaving in March.
Ayrıca çeşitlerimizde mercimeğimiz var.We also have lentils in our assortment.
Evimden ayrılmak üzereyken ondan bir telefon görüşmesi aldım.When I was about to leave my house, I got a telephone call from her.
O tüm itirazlarımın sonrasında, o evden ayrıldı.Even after all of my objections, she left home.
O buradan hemen ayrıldı.She left here right away.
Buradan aceleyle ayrıldı.She left here in a hurry.
Ona odadan ayrılmasını söyledim.I told him to leave the room.
Erkek arkadaşından ayrılmayı planlıyor.She plans to break up with her boyfriend.
Ondan ayrılmayı planlıyorum.I plan to break up with her.
Sonraki tren ne zaman ayrılacak?What time does the next train leave?
Evden ayrıldığımda gökyüzü açıktı.The sky was clear when I left home.
Buradan ayrılacağın için üzgünüm.I'm sorry that you are leaving here.
Buradan ayrılacak olmanız çok kötü.It's too bad that you are leaving here.
Ne yazık, buradan ayrılıyorsunuz.It's too bad that you are leaving here.
Ona sadece biraz nasihat vermedim, ayrıca onunla oral seks yaptım.I not only gave him some advice, I also gave him a fellatio.
Bütün çocuklar bir gün yuvadan ayrılır.Children all leave the nest one day.
Onlar okuldan ayrıldılar.They dropped out of school.
Andrea'yı evden ayrılırken gördüm.I saw Andrea leaving home.
Hava iyi olursa yarın ayrılacağım.We shall leave tomorrow, weather permitting.
Genellikle işten ne zaman ayrılırsın?When do you usually get off work?
Ayrıntıları bilmiyorum.I don't know the details.
O, ayrılmadan önce akrabalarının kucakladı.He embraced his relatives before he left.
Bana mektubu verdi ve ayrıldı.He handed me the letter and left.
Ayrıca uçan balıklar da var.There are also fish that fly.
O bize hemen ayrılmamız gerektiğini söyledi.He told us that we should leave right away.
Pekâlâ. Diğer on beş Almanca cümleyi tercüme edip, ondan sonra ayrılacağım.All right. I'll translate another fifteen sentences in German, and then leave.
Telefon çaldığında babam ayrılmak üzereydi.My father was about to leave when the phone rang.
Okuldan ayrılacağım.I'm going to leave school.
Bay Suzuki Japanion ne zaman ayrılmış olacak?When will Mr. Suzuki be leaving Japan?
Tren istasyonundan ayrılırken, bir adam gördüm.Leaving the train station, I saw a man.
Ben bu daireyi seviyorum. Yer iyi ve ayrıca, kira çok yüksek değil.I like this flat. The location is good, and besides, rent is not very high.
O, başka bir soğuk algınlığına yakalanmak istemediğinden dolayı odadan ayrılmayacak.She won't leave the room, because she doesn't want to catch another cold.
Kısa bir ziyaretten sonra birdenbire ayağa kalktı ve ayrıldığını söyledi.After a short visit, he suddenly stood up and said he was leaving.
Ne zaman ayrılıyorsunuz?When are you leaving?
Lütfen ayrıl.Please leave.
Ondan ayrıldığım için o bana kızgındı.He was mad at me because I broke up with him.
Buradaki bütün insanlar ayrıldılar.All the people who were here have left.
Bir saat sonra, ben onlardan ayrıldım ve geri geldim.After an hour, I parted with them and came back.
İşinden ayrılmaya karar verdi.She decided to quit her job.
Ayrılma zamanı.It's time to separate.
O yatak odasından ayrıldı ve oturma odasına girdi.He left the bedroom and entered the living room.
Küçük kız kardeşimle aynı zamanda mı ayrıldın?Did you leave at the same time as my younger sister?
O odadan ayrıldı ve dışarı çıktı.She left the room and went outside.