ayrı ile cümle

ayrı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Okullarından ayrıldılar.They dropped out of their school.
Evlerinden ayrılırlarken zaman kaybetmediler.They lost no time in leaving their home.
Otelden ayrılmaları yasaklandı.They were prohibited from leaving the hotel.
Onların yakında Tokyo'dan ayrılacakları söyleniyor.It's said that they will soon be leaving Tokyo.
İlk trene yetişmek için erken ayrıldılar.They left early to catch the first train.
Sıkı bir tokalaşmayla ayrıldılar.They parted with a firm handshake.
Ertesi gün Japonya'dan ayrılacaklardı.They were leaving Japan the next day.
Onlar dükkanı kapattı ve kasabadan ayrıldı.They closed up shop and left town.
Onlar birbirlerini tekrar görmemek üzere ayrıldılar.They parted, never to see each other again.
Onların her biri ayrı ayrı ödedi.They each paid separately.
Onlar ayrı yaşarlar.They live apart.
Onlar yarın Japonya'dan ayrılıyorlar.They are leaving Japan tomorrow.
Onun odadan ayrıldığını gördüm.I saw her leaving the room.
O geldiğinde, o evden ayrılacaktı.He was going to leave the house when she came.
Onun ani ayrılışı hepimizi şaşırttı.Her sudden departure surprised us all.
O sadece kibar değil ayrıca dürüst.She is not only kind but honest.
Hoşça kal demeden odadan ayrıldı.She left the room without saying goodbye.
Veda etmeden ayrıldı odadan.She left the room without saying goodbye.
O bir saat önce hastaneden ayrıldı.She left the hospital an hour ago.
O, sınıftan ne zaman ayrıldı?When did she leave the classroom?
O, Noel Günü ayrıldı.She left on Christmas Day.
Kasıtlı bir şekilde bana baktı ve toplantı salonundan ayrıldı.She looked at me in a deliberate way and left the meeting room.
O sonunda kocasından ayrılmaya karar verdi.She finally decided to separate from her husband.
Ayrıca o çok yoruldu, yürüyemiyor.She was so tired that she couldn't walk.
Partiden ayrılmak için sabırsızlanıyordu.She was impatient to leave the party.
Evden ayrılmak üzereydi.She was about to leave the house.
O, ayrılmak üzereydi.She was on the point of leaving.
O, soğuk algınlığına yakalanma korkusuyla odadan ayrılmaya cesaret edemiyor.She doesn't dare leave the room for fear she should catch cold.
O yakında hastaneden ayrılacak.She will leave the hospital soon.
O zaten ofisten ayrıldı.She has already left the office.
O ayrım gözetmeksizin ayakkabı satın alıyor.She buys shoes indiscriminately.
Tek kelime söylemeden odadan ayrıldı.She left the room without saying a word.
O şirketten ayrıldı.She quit the company.
O, şirketten ayrılmaya kararlıdır.She is determined to leave the company.
O, ağlayarak ayrıldı.She broke away crying.
Siz gelmeden uzun süre önce buradan ayrıldı.She left here long before you arrived.
O, üç gün sonra evden ayrıldı.She left home after three days.
İşten sonra ofisten hemen ayrıldı.She left the office immediately after work.
O benden ayrılıyordu ve yavaş yavaş yürüyordu.She was leaving and was walking slowly from me.
O, sabah erken ayrıldı.She left early in the morning.
O güzel ve ayrıca çok zarif.She is beautiful, and what is more, very graceful.
O, akşam yemeğinden sonra masadan ayrıldı.She left the table after dinner.
O gelecek hafta hastaneden ayrılabilecek mi?Will she be able to leave the hospital next week?
Gözyaşları içinde arkadaşından ayrıldı.She parted from her friend in tears.
Onlar iki gruba ayrılmıştı.They were separated into two groups.
Uçak zaten havaalanından ayrılmıştı.The plane had already left the airport.
Çift birbirlerini tekrar görmemek üzere ayrıldı.The couple separated, never to see each other again.
Baba benim okuldan ayrılmamı kabul etti.Father consented to my leaving school.
Odadan ayrıldığınız zaman ışıkları kapattığınızdan emin olun.When you leave the room, please make sure you turn off the lights.
Odadan ayrıldığınızda ışıkları açık bırakmayın.Do not leave the lights on when you leave the room.
Odadan ayrılmadan önce ışığı kapatın lütfen.Please turn out the light before leaving the room.
Ayrı bir servis ücreti tahsil edilecektir.The service charge is extra.
Lütfen bize ayrı ayrı fatura çıkar.Please bill us separately.
Bunu ayrı olarak sarar mısınız, lütfen?Could you wrap this separately, please?
Annem döndüğünde evden ayrılacağım.I will leave home when my mother comes back.
Annem on dakika önce evden ayrıldı.My mother left home ten minutes ago.
Ben beşe kadar işten ayrılamam.I can't leave work until five.
Beş yıllık ayrılıktan sonra onu göreceğim günü sabırsızlıkla bekliyordum.I was looking forward to the day when I could see him after five years' separation.
İşinizden ayrılırsan, ne yaparsın?If you were to quit your job, what would you do?
Bütün koltuklar ayrılmış.All the seats are booked.
İlgili Sayfalar