ayrı ile cümle

ayrı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
4
ORT. KELİME
Keşke bu kadar erken ayrılmak zorunda kalmasaydım.I wish I didn't have to leave so soon.
Siz ikiniz gerçekten ayrılmazsınız.You two are really inseparable.
Ofisten ayrılamam.I can't leave the office.
Ayrılmamızı istemiyorum.I don't want us to separate.
Çok erken ayrılıyorsun, değil mi?You're leaving pretty early, aren't you?
Erken ayrıldım.I left early.
Evden ayrıldım.I've left home.
Tom bana yapabileceğimi söylemeseydi erken ayrılmazdım.I wouldn't have left early if Tom hadn't told me I could.
Jamal içki almaya gitmek için şantiyeden ayrıldı.Jamal left the construction site to go get a drink.
O şimdi ayrılmalı.He must leave now.
Asla ayrılmayacağım.I'll never quit.
O ayrılmayacak.He's not gonna quit.
Biz konuşana kadar ayrılmayacağım.I'm not leaving until we talk.
Zaten ayrılıyordum.I was already leaving.
Tom'un gerçekten okuldan ayrılmak istediğini düşünüyor musun?Do you think Tom really intends to drop out of school?
Tom'u ayrılmaya ikna etmek kolay değildi.It wasn't easy to convince Tom to leave.
Fadıl ve Leyla, Rami Hasan'ı öldürmek için ayrı ayrı yargılanıyorlardı.Fadil and Layla were tried separately for the murder of Rami Hasan.
Fadıl, Leyla ile çok vakit geçirmeye başladı. Ayrılmazlardı.Fadil started spending a lot of time with Layla. They were inseparable.
Fadıl ayrıca Leyla'nın çocuklarının babası olma rolünü oynadı.Fadil also played the role of being a father to Layla's kids.
Fadıl karısından ayrıldı ve Leyla ile evlendi.Fadil left his wife and married Layla.
Fadıl bir yıl sonra evden ayrıldı.Fadil left home a year later.
Fadil ona ayrılmasını söyledi.Fadil told her to leave.
Tom'dan ayrıldığımdan beri bir erkek arkadaşım olmadı.I haven't had a boyfriend since I broke up with Tom.
Boston'dan ayrıldığımızdan beri bunu yapmadık.We haven't done that since we left Boston.
Tom şimdi ayrılmak zorunda değil, değil mi?Tom doesn't have to leave now, does he?
Buradan ayrılmak çok zor olacak.It's going to be very tough to leave here.
Ekim ayında emekliye ayrılıyorum.I'm retiring in October.
Buradan hiç ayrılmak istemiyorum.I don't want to ever leave here.
Tom daha fazla ayrıntı istediğini söyledi.Tom said he wants more details.
Tom ayrılmak istediğini söyledi.Tom said he wanted to leave.
Ayrılmana gerçekten gerek yok.There's really no need for you to leave.
Tom'u ayrılmamaya nasıl ikna ettin?How did you convince Tom not to leave?
Gerçekten ayrılmak istediğine inanamıyorum.I can't believe you really want to leave.
Tom ayrılmak istemediğini söyledi.Tom said he didn't want to leave.
Piller ayrı olarak satılır.Batteries are sold separately.
Pazartesi günü Boston'dan ayrılacağım.I'll leave Boston on Monday.
Çok yakın zamanda ayrılıyorum.I'm not leaving anytime soon.
Tom ile ayrılacak mısın?Are you going to break up with Tom?
Üç yıl önce Boston'dan ayrıldım.I left Boston three years ago.
Onlar ayrılmak istemiyorlar.They don't want to leave.
Yerinde olsaydım ayrılmazdım.I wouldn't quit if I were you.
Zamanında ayrıldım.I left on time.
Sonunda ayrıldım.I finally left.
Belki de ayrılmalıyız.Maybe we should quit.
Neden ayrılmamız gerekiyor?Why should we leave?
Çok fazla ayrıntıya gidemem.I can't go into too much detail.
Tom ayrılmamızı rica etti.Tom asked us to leave.
Tom ayrıldıktan sonra ayrıldım.I left after Tom left.
Hava kararmadan önce eve dönmek istiyorsak şimdi ayrılmak zorundayız.We have to leave now if we want to get home before dark.
Tom ayrıldı.Tom has left.
Ayrılmak istedim.I wanted to quit.
Aceleyle ayrıldım.I left in a hurry.
İşten erken ayrıldım.I left work early.
Gece yarısı ayrıldım.I left at midnight.
Başımı salladım ve ayrıldım.I nodded and left.
Erken ayrılmaya çalıştım.I tried to leave early.
Gerçekten partiden erken ayrılmak istemiyordum, ama bir şey çıktı.I didn't really want to leave the party early, but something came up.
Daha erken ayrılmalıydım.I should've left sooner.
Sadece ayrılamam.I can't just quit.
Tom olmadan ayrıldım.I left without Tom.
İlgili Sayfalar