ayrı ile cümle

ayrı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Herkes Tom'un neden işinden ayrıldığını bilmek istiyordu.Everybody wanted to know why Tom quit his job.
Umarım bu evden ayrıldığımı gördüğünü kimseye söylemeyeceksin.I hope you won't tell anyone you saw me leave this house.
Tren istasyonundan ayrılırken bir adam gördüm.As I left the railway station, I saw a man.
Tom ayrılmak üzereydi.Tom was just about to leave.
Çince on büyük lehçe grubuna ayrılır.Chinese is divided into ten major dialect groups.
Biz yarım saat içinde ayrılırız.We leave in half an hour.
Bana ayrıntıları anlatma.Spare me the details.
Ayrıntıları atla.Spare me the details.
Tom çok gençken evden ayrıldı.Tom left home when he was very young.
Odadan ayrılabilirsin.You may leave the room.
Sonunda ayrılmak zamanı.It's finally time to leave.
Hangi yaşta çocuklar okuldan ayrılıyor?At what age do children leave school?
Tom geldiğinde ben ayrılacağım.I'll leave when Tom comes.
İşten ayrıldığında beni ara.Call me when you get off of work.
Tom, John ve Mary'yi ayrı tutmak istedi.Tom wanted to keep John and Mary apart.
Tom bugün Mascia'dan ayrıldı.Tom broke up with Mascia today.
Tom, Mary ile ayrılacak.Tom will break up with Mary.
Tom geçen ay işinden ayrıldı.Tom quit his job last month.
Tom başka biri ile ayrıldı.Tom left with someone else.
Tom bir saat içinde ayrılacak.Tom will leave in an hour.
Birlikte mi yoksa ayrı ayrı mı ödeme yapıyorsunuz?Are you paying together or separately?
Saat 5.30'da işten ayrıldım.I get off of work at 5:30.
Ayrılıkçılar havaalanını işgal etmeye başladılar.The separatists began to occupy the airport.
Sanırım bana ayrılmamı söyleyen adam bu.I think that's the guy who told me to leave.
Tom ayrılmaya hazırlanıyor.Tom is preparing to leave.
Tom ve Mary tek kelime bile etmeden sinemadan ayrıldılar ve evlerine gittiler.Without saying a word, Tom and Mary left the cinema and went home.
Tom ile ayrılmayı planlıyorum.I plan to break up with Tom.
Şu anda daha fazla ayrıntımız yok.We have no further details at this time.
Üzgünüm ama ayrılmanız gerekiyor.I'm sorry, but you need to leave.
Tom Mary ile ayrılmadı.Tom didn't break up with Mary.
Tom'un okuldan ayrıldığını duyuyorum.I hear Tom has dropped out of school.
Tom bize herhangi bir ayrıntı vermedi.Tom didn't give us any details.
Tom iki gün sonra ondan ayrıldı.Tom broke up with her two days later.
Boston'dan ayrıldığıma memnun oldum.I'm glad I left Boston.
Boston'dan ayrıldığım için mutluyum.I'm happy I left Boston.
Boston'dan ayrıldığım için çok mutluyum.I'm so happy I left Boston.
Son ayrılanlardan birisiydim.I was one of the last to leave.
Garip ayrıntılar fark ettim.I noticed strange details.
Bütçenin nihai ayrıntılarını düzeltmedik.We haven't fixed the final details of the budget.
Benim tek meslektaşım emekliye ayrıldığından, ben yalnız uçuyorum.Now that my only colleague has retired, I'm flying solo.
Ayrıca, kafeterya yiyeceğinin bir hayranı değilim.Also, I am not a fan of the cafeteria food.
Tartışma sona erer ermez, ben hemen ofisten ayrıldım.As soon as the argument ended, I left the office forthwith.
Tom sorunu ayrıntılı olarak açıkladı.Tom explained the problem in detail.
Tom ayrıntıları Mary'ye açıkladı.Tom explained the details to Mary.
Daha fazla ayrıntım yok.I don't have any further details.
Tom Mary ile ayrılmaya karar verdi.Tom decided to break up with Mary.
Tom, kasabadan ayrılması gerektiğini biliyordu.Tom knew he needed to leave town.
On civarında işten ayrılıyorum.I get off work around ten.
Hisse fiyatı düşüyor - yapabiliyorken ayrılın.The share price is plummeting – get out while you can.
Tom ve Mary kötü bir ayrılma yaşadı.Tom and Mary had an ugly divorce.
Tom ve Mary sonunda ayrıldı.Tom and Mary eventually broke up.
On altı yaşımdayken liseden ayrıldım.I dropped out of high school when I was sixteen.
İşte bazı ayrıntılar.Here are some details.
Talimatlar genellikle çok ayrıntılı değildir.The instructions aren't usually so detailed.
Ayrıntılı bir araştırma yaptık.We've done an exhaustive investigation.
Koltuk minderi ayrı olarak satılır.Seat cushions are sold separately.
Evlilikleri ayrı düşüyordu.Their marriage was falling apart.
Tom Mary'nin ona şantaj yaptığını söylemesine karşın ayrıntı vermedi.Tom said Mary was blackmailing him, but he didn't elaborate.
Şimdi ayrım yapmak yasa dışıdır.Now it's illegal to discriminate.
Tom,2013 yılının ekim ayında Boston'tan ayrıldı.Tom left Boston in October of 2013.
İlgili Sayfalar