ayrı ile cümle

ayrı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tren çoktan istasyondan ayrıldı.The train already left the station.
Tom ayrılmaya karar verdi.Tom decided to leave.
Tüm ayrıntılar bugün ele alınacaktır.All the details will be discussed today.
Bütün ayrıntılar bugün görüşülecek.All the details will be discussed today.
Bütün ayrıntılar bugün tartışılacak.All the details will be discussed today.
Tom yakında ayrılacağını söyledi.Tom said that he would depart soon.
O kalp sıkışıklığı ile partiden ayrıldı.He left the party with his heart pounding.
Ayrıntılarım yok.I have no details.
Sakinleri ayrıldıktan sonra, ev boştu.After the residents leave, the house is empty.
Her adıma daha ayrıntılı olarak bakalım.Let's look at each step in more detail.
Bir kız arkadaşım vardı ama biz ayrıldık.I used to have a girlfriend, but we broke up.
Tom ve Mary ayrılmazdı.Tom and Mary used to be inseparable.
Ulusal hokey takımı Amerika'yı ziyaret ettiğinde, oyuncuların yarısı ayrıldı.When the national hockey team visited America, half the players defected.
O şehirden ayrıldı.He left town.
Lütfen onu daha ayrıntılı açıklayabilir misin?Can you please explain that in more detail?
Tom'un ebeveynleri ayrıldı.Tom's parents have separated.
Ben ayrıntıları istemedim.I didn't ask for details.
Tom faturayı ödedi ve restorandan ayrıldı.Tom paid the bill and left the restaurant.
Tom ve onun karısı ayrıldı.Tom and his wife have separated.
Birlik, ayrılıktan daha iyidir.Unity is better than disunity.
Tom ayrıca Mary'nin bir arkadaşı.Tom is also a friend of Mary's.
Birkaç tane daha ayrıntı istedim.I asked for a few more details.
Tom ayrıca Mary'ye aşık.Tom is also in love with Mary.
Tom 2013 yılında şirketten ayrıldı.Tom left the company in 2013.
Tom ayrılmadan önce beni öptü.Tom kissed me before he left.
Tom iş için her zamankinden daha erken ayrıldı.Tom left for work earlier than usual.
Polis ayrıntılı aramaları üstlendi ama cesedini bulamadı.The police undertook exhaustive searches but failed to find the body.
Benim ayrılmak için hiç acelem yok.I'm in no hurry to leave.
Ben hâlâ tüm ayrıntıları bilmiyorum.I still don't know all the details.
Bu liste ayrıntılı değildir.This list is not exhaustive.
Onun sürüş ayrıcalıkları iptal edildi.His driving privileges were revoked.
Brexit İngilterenin AB'den ayrılması anlamına gelir.Brexit means Brexit.
Tom'un ayrıca Tom adında bir oğlu var.Tom has a son also named Tom.
Tom ofisten erken ayrıldı.Tom left the office early.
Asla buradan ayrılmak istemiyorum.I never want to leave here.
Tom ayrıntıları sağlamazdı.Tom wouldn't provide details.
Benim için ayrılma zamanı.It's time for me to leave.
Sen mi Tom'la ayrıldın yoksa o mu seninle ayrıldı.Did you break up with Tom or did he break up with you?
O dün Osaka'dan ayrıldı.She left Osaka yesterday.
Tüm ayrıntıları almak istiyorum.I need to get all the details.
Büyücünün duman ve aynalar kullanması ayrıntılı bir cepheydi.The magician's use of smoke and mirrors was an elaborate facade.
Şimdi ayrılmazsan ölürsün.If you don't leave now, you'll die.
Beyaz ışık prizmada parladığı zaman, ışık tüm renklerine ayrılır.When white light shines through a prism, the light is separated into all its colors.
Bir odadan ayrılırken ışığı kapatman gerekir. Bu, çok enerji tasarruf ettirebilir.You should always turn off the light when you leave a room. This can save a lot of energy.
Ayrıca üç sivil öldürüldü.Three civilians were also killed.
Parti sıkıcı olduğundan ayrılmaya karar verdim.The party was boring, so I decided to leave.
Hangisi daha kötü bilmiyorum: parçalara ayrılmak veya boğulmak.I don't know what's worse: being dismembered or suffocated.
Ve başka bir ayrıntıdan bahsetmek istiyorum.And I would like to mention another detail.
O gelene kadar ayrılamam.I can't leave until he comes.
Öğrenciler zil çalar çalmaz hiddetle sınıftan ayrıldılar.The students stormed out of the class as soon as the bell rang.
Arkadaşlarım ayrıntıları istedi.My friends wanted details.
Ayrılmadan önce kampı temizlememiz gerekir.We need to clean the camp site before we leave.
Ben çok uzun süre boyunca ailemden ayrı kaldım.I've been separated from my family for so long.
Tom sabah 2.30'da partiden ayrıldı.Tom left the party at 2:30 a.m.
Bu nedenle ayrılıyorum.That's why I quit.
Tom 2.30'da partiden ayrıldı.Tom left the party at 2:30.
Eğer annen sadece bilseydi, onun kalbi kesinlikle ikiye ayrılırdı.If your mother only knew, her heart would surely break in two.
Tom Mary ile partiden ayrıldı.Tom left the party with Mary.
Biz ayrılmak istiyoruz.We would like to leave.
Onun inatçı, terbiyesiz olduğunu biliyorum ve ayrıca o deli.l know he's stubborn, ill-bred, and what's more, he's crazy.
İlgili Sayfalar