ayrı ile cümle

ayrı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
O iyi ve kötü arasında ayrım yapamaz.He can't distinguish between good and evil.
Hikayenin tamamını dinlemek istiyorum, hiçbir ayrıntıyı atlama.I want to hear the whole story, and don't skip any details.
Tom ayrıntıları temin etmeyi reddetti.Tom declined to provide details.
RMS Titanik 16 tane su geçirmez bölmeye ayrıldı.The R.M.S. Titanic was divided into 16 watertight compartments.
Ayrıntılı açıklaman için sana teşekkür ederim.Thank you for your detailed explanation.
Tom bunun hakkında son derece ayrıntılı bir rapor yazdı.Tom has written an extremely detailed report about this.
Ayrıntılar hemen hazır değildi.Details weren't immediately available.
Hiçbir mali ayrıntı açıklanmadı.No financial details were disclosed.
Daha fazla ayrıntılar aşağıda sunuluyor.Further details are presented below.
Daha fazla ayrıntı için web sitemizi ziyaret et.For more details, visit our website.
Tom birçok önemli ayrıntıları atladı.Tom skipped many important details.
Tom daha fazla ayrıntı sağlamadı.Tom didn't provide further details.
Ayrıntılar hâlâ sonuçlandırılıyor.Details are still being finalized.
Daha fazla ayrıntı mevcut değildi.No further details were available.
Tom çok ayrıntılı bir rapor yazdı.Tom wrote a very detailed report.
Bu ayrıntılar yayınlanmayacak.These details won't be published.
Tom'un daha fazla ayrıntıları yoktu.Tom didn't have further details.
Tom daha fazla ayrıntı vermedi.Tom didn't give further details.
Ayrıntılar gerçekten önemli değil.The details really don't matter.
Daha fazla ayrıntı için aşağıyı oku.For further details, read below.
Tom herhangi bir ayrıntı sağlamadı.Tom didn't provide any details.
Daha fazla ayrıntı verilmedi.No further details were given.
Daha fazla ayrıntı yok.There are no further details.
Lütfen ayrıntılar için aşağıya bakınız.Please see below for details.
Tom başka ayrıntılar vermedi.Tom gave no further details.
Başka ayrıntılar verilmedi.No other details were given.
Hiçbir ayrıntı açıklanmadı.No details were made public.
Herhangi bir ayrıntıyı atlamayın.Don't skip over any details.
Ayrıntılara girmiyorum.I'm not going into details.
Daha fazla ayrıntı var mı?Are there any more details?
Tom fazladan ayrıntı vermedi.Tom gave no other details.
Tom ayrıntıya girmedi.Tom didn't go into detail.
Hiçbir ayrıntım yok.I don't have any details.
Biz tüm ayrıntılara sahibiz.We have all the details.
Tom hiçbir ayrıntıyı atlamadı.Tom left out no details.
Rütbenin ayrıcalıkları var.Rank has its privileges.
O bana ayrımcılık gibi görünüyor.That sounds like discrimination to me.
Tom ayrılmayı planlamıyor.Tom doesn't plan to leave.
Onu ayrıntılarıyla açıklayabilir misin?Can you expand on that?
Tom ve Mary'nin birlikte ayrıldığını gördüm.I saw Tom and Mary leave together.
2015 uluslararası toprak yılı ve ayrıca uluslararası ışık yılıydı.2015 was the International Year of Soil and also the International Year of Light.
O gerçekten ayrılman gereken bir erkek arkadaş türü.He's the kind of boyfriend you really should break up with.
Biz aylarca ayrıyız.We have been apart for many months.
Ayrıntılar gerekli değil.The details aren't necessary.
Onlar arasında ayrım yapamam.I can't distinguish between them.
Tom'un ayrılmadığını umuyorum.I hope Tom sticks around.
Tom ayrıntılı olarak açıkladı ama benim bir fikrim yoktu.Tom explained in detail but I don't understand it.
Tom bunu ayrıntılı olarak açıkladı ama ben hala onu anlamıyorum.Tom explained it in detail, but I still don't get it.
Ben ayrıca çok yazmaktan zevk alırım.I also enjoy writing a lot.
O yapacak önemli bir ayrım.That's an important distinction to make.
2013'te Tom'dan ayrıldım.I left Tom in 2013.
Onu sana ayrıntılı olarak açıklamak için yeterli zamanım yok.I don't have enough time to explain that to you in detail.
Aniden ayağa kalktı ve salondan ayrıldı.Suddenly he stood up and left the hall.
Tom ayrılmak için hazırdı.Tom was ready to quit.
Gemi tekrar dönmemek üzere limandan ayrıldı.The ship left the port, never to be seen again.
Gemi, tekrar görülmemek üzere limandan ayrıldı.The ship left the port, never to be seen again.
Fırtına nedeniyle evden ayrılamadık.Due to the storm, we couldn't leave the house.
Onların hepsi ayrı.They are all separate.
Lütfen bize daha fazla ayrıntı gönderin.Please send us more details.
Bizim ayrıntılı bir makbuza ihtiyacımız var.We need an itemized receipt.
İlgili Sayfalar