ayrı ile cümle
ayrı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom Mary'ye kuralları ayrıntılı olarak açıkladı.Tom explained the rules to Mary in detail.
Tom kuralları ayrıntılı olarak açıkladı.Tom explained the rules in detail.
Tom sadece bir süre önce ayrıldı.Tom left just a while ago.
Tom otuz dakika önce ayrıldı.Tom left thirty minutes ago.
Tom geçen yıl aramızdan ayrıldı.Tom passed away last year.
İtalya'daki ayrımcılığın ilk sebebinin ne olduğunu biliyor musun?Do you know what is the first cause of discrimination in Italy?
Avustralya'dan neden ayrıldınız?Why did you leave Australia?
Tom, Mary'den ayrıldıktan sonra bir süre arabasında yaşadı.Tom lived in his car for a while after he broke up with Mary.
Denemen kötü değildi ama birkaç önemsiz ayrıntım var.Your essay was not bad but I have a few minor niggles.
Eğer yakında bir iş bulamazsan, ayrılıyoruz.If you don't get a job soon, we're breaking up.
Tom ayrıntıları Mary ile tartıştı.Tom discussed the details with Mary.
Tom geçen hafta Mary'den ayrıldı.Tom broke up with Mary last week.
Tom sabahleyin ayrılıyor.Tom is leaving in the morning.
Tom veda bile etmeden ofisten ayrıldı.Tom left the office without even saying goodbye.
Tom ve Mary ayrılamaz.Tom and Mary are inseparable.
O çok yakında ayrıldı.She departed very soon.
Tom hiddetle toplantıdan ayrıldı.Tom stormed out of the meeting.
Hayvanlar gerçek ve gerçek dışı arasında ayrım yapamaz.Animals cannot distinguish between truth and falsehood.
Bu sabah ne zaman evinden ayrıldın?What time did you leave your house this morning?
Tom ve Mary ayrılık denemesi konusunda anlaştılar.Tom and Mary agreed on a trial separation.
Siz ikiniz ayrıldınız mı?Did you two break up?
İsveççe fiiller genellikle dört çekime ayrılır.Swedish verbs are generally divided into four conjugations.
Havaalanı için bir sonraki tren 2. platformdan ayrılacak.The next train for the airport will depart from platform two.
Onları gördüğümde onlara söyledim. Ayrıca ona da söyledim.I told them when I saw them. I also told him.
Terminatör efsanesi ayrıca bir TV dizisi.The Terminator saga also has a television series.
O ayrılmak üzereyken vedalaştı.He said farewell as he was about to leave.
Tom ayrıntılı olarak açıkladı ama ben tamamen anlamadım.Tom explained in detail, but I didn't quite understand.
Yemeğimiz için ödeme yaptık ve sonra ayrıldık.We paid for our food and then left.
Yaklaşık 10 dakika önce ayrıldı.He left about 10 minutes ago.
Boşanma genellikle acı bir ayrılıktır.Divorce is generally a painful parting.
Lütfen zamanında ayrıldığımıza emin ol.Please make sure that we leave on time.
Şiddetli yağmura rağmen o ayrılmaya karar verdi.Despite the heavy rain, he decided to leave.
Ayrım önemli.The distinction is important.
Hiçbir ayrıntı duyurulmadı.No details have been announced.
Herkesin ayrılmasını istedik.We asked everybody to leave.
Ayrıntılar için Tom Jackson'la bağlantı kurun.Contact Tom Jackson for details.
Tom, Mary'yi işinden ayrılmaya ikna etmekte zorluk yaşadı.Tom had difficulty convincing Mary to quit her job.
Birisi bunu bana ayrıntılı olarak açıklayabilir mi?Can someone explain it to me in detail?
Daha ayrıntılı bir haritaya ihtiyacım var.I need a more detailed map.
Hiçbir ayrıntı tartışılmadı.No details were discussed.
Ayrıntılı bilgi için tıklayınız.Click here for details.
Ayrıntılı bilgi için burayı tıklayın.Click here for details.
İşte ayrıntılar.Here are the details.
Daha fazla ayrıntıya ihtiyacım var.I need more details.
Ben 2.30 sonrasına kadar ayrılmadım.I didn't leave until after 2:30.
Tom yıl sonunda şirketten ayrılacak.Tom will leave the company at the end of the year.
Ben bu adadan ayrılmak istiyorum.I want to get off this island.
Ben asla Boston'dan ayrılmak istemedim ama hiç şansım yoktu.I never wanted to leave Boston, but I had no choice.
Herkesin ayrılmasını istiyoruz.We want everybody to leave.
Tom'un ayrılması gerekir.Tom needs to leave.
Tom yaklaşık otuz dakika önce ayrıldı.Tom left about thirty minutes ago.
Biz muhtemelen erken ayrılmalıydık.We probably should've left early.
Tom bu kadar erken ayrılmamalıydı.Tom shouldn't have left so early.
Tom pazartesi sabahı erkenden ayrıldı.Tom left early Monday morning.
Tom on üç yaşında okuldan ayrıldı.Tom left school at thirteen.
Tom'un ayrılmaması gerekirdi.Tom shouldn't have left.
Biz derhal ayrıldık.We left immediately.
Biz gizlice ayrıldık.We left in secret.
Onu ayrıntılı olarak inceleyebilir misiniz?Can you elaborate on that?
Tom neden ayrılmalı?Why should Tom quit?