ayrı ile cümle
ayrı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
O odadan ayrılırken lambayı kapattı.As he left the room, he turned off the light.
Ayrıca, uçabilirim.Also, I can fly.
Siz arkadaşlar neden ayrıldınız?Why did you guys break up?
Neden ayrıldınız arkadaşlar?Why did you guys break up?
Tom ve Mary'nin ayrılmaları hakkında bir şey duydun mu?Did you hear about Tom and Mary splitting up?
Seyahat ve toplum önünde konuşma, Tom'un işinin ayrılmaz parçalarıdır.Travel and public speaking are integral parts of Tom's job.
Ülkemizde bu tür bir ayrımcılık çok yaygın değildir.This type of discrimination isn't very widespread in our country.
Ayrıca bu kitabın bir ciltsiz baskısı var mı?Is there also a paperback edition of this book?
Ben ikinizin de ayrılmasını isteyeceğim.I'm going to ask you both to leave.
Ayrılmamız için hiçbir neden görmüyorum.I see no reason for us to leave.
Ben ayrılmanı istemeliyim.I must ask you to leave.
Bir tek ayrıntıyı unutmayın.Don't leave out a single detail.
Kapı ayrılmadan 20 dakika önce kapatılır.Gate closes 20 minutes before departure.
Tom'dan ayrıl.Get off of Tom.
Asla Tom'la ayrılmanı tavsiye etmedim.I never advised you to break up with Tom.
Bu yer Tom olmadan ayrı düşerdi.This place would fall apart without Tom.
Ayrıntılara girmeyeceğim.I won't go into details.
Tom binadan ayrıldı ve caddede yürüdü.Tom left the building and walked down the street.
Biz ayrı dünyalarız.We're worlds apart.
Ben derhal ayrılmamızda ısrar ediyorum.I insist that we leave immediately.
Eğer erken ayrılırsam umarım sizin için bir sakıncası yoktur.I hope you don't mind if I leave early.
Tom ihtiyatlı bir şekilde partiden erken ayrıldı.Tom discreetly left the party early.
Misafirlerimiz kısa süre içinde ayrılıyor olacaklar.Our guests will be leaving shortly.
Ayrılmak için izninizi alıyor muyuz?Do we have your permission to leave?
Tekrar şişmanlarsam benimle ayrılacak mısın?Are you going to break up with me if I get fat again?
Tom nihayet Boston'dan ayrıldı.Tom eventually left Boston.
Bana dehşet verici ayrıntıları ver.Spare me the grisly details.
Tom sorunu ayrıntılarıyla tarif etti.Tom described the problem in detail.
Tom bir telefon görüşmesi yapmak için odadan ayrıldı.Tom left the room to make a phone call.
Benim tavsiyem en kısa sürede ayrılmak olurdu.My advice would be to leave as soon as you can.
Onu daha sonra ayrıntılı olarak açıklayacağım.I'll explain it in more detail later.
Keşke bir yere ayrılmasan ve bize yardım etsen.I wish you would stick around and help us.
Onlardan ikisi ayrıldılar.The two of them have grown apart.
Tom erken ayrılmak istedi.Tom wanted to leave early.
Tom okuldan erken ayrıldı.Tom left school early.
Sabahleyin saat kaçta evden ayrılırsın?What time do you leave your house in the morning?
Siz ikinizin ayrı banka hesapları var mı?Do you two have separate bank accounts?
Evden ayrıldıktan sonra, anahtarın hâlâ evde olduğunun farkına vardım.After I had left the house, I realized that the key was still in the house.
Tom ve Mary'nin ayrıldığına dair hiçbir fikrim yoktu.I had no idea that Tom and Mary had split up.
Şimdiden ayrılıyor muyuz?Are we already leaving?
Ev numaranı, mahalleni, posta kodunu ve sokağını ayrı ayrı yazmak zorundasın.You have to enter your house number, suburb, post code and street seperately.
Yedince ve sekizinci sınıf öğrencilerinin tamamen ayrı zaman çizelgeleri var.The grade seven and the grade eight students both have completely separate timetables.
Ne zaman işten ayrılırsın?What time do you get off work?
Tom sahneden ayrıldı.Tom walked off the stage.
Ayrıntılı bir rapor bekliyorum.I expect a detailed report.
Belki sadece ayrılmalıyım.Maybe I should just quit.
Pazartesi günü sana daha fazla ayrıntı verebilirim.I can give you more details on Monday.
Ayrıntılara girmemi ister misiniz?Would you like me to elaborate?
Partiden çok erken ayrıldım.I left the party too early.
Çok erken ayrıldım.I left too early.
Erken ayrılmak zorunda kalabiliriz.We may have to leave early.
Bize biraz daha ayrıntı verir misin?Could you give us more details?
Tom her ayrıntıyı duymak istiyordu.Tom wanted to hear every detail.
Tom ayrılışını üç gün erteledi.Tom postponed his departure for three days.
Neden Boston'dan ayrıldın?Why did you leave Boston?
Tom kimseye söylemeden ayrıldı.Tom left without telling anyone.
O onunla ayrılacak.He will break up with her.
Tom odadan ayrılmadan önce Mary'nin elmas kolyesini aldı.Before leaving the room, Tom took Mary's diamond necklace.
Özel kuvvetlerde beş yıldan sonra işten ayrıldım.After five years in the special forces, I quit.
Tom Mary'nin cenaze töreni bitmeden mezarlıktan ayrıldı.Tom left the cemetery before Mary's funeral was over.