ayrı ile cümle

ayrı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom, Mary'yle birlikte bardan ayrıldı.Tom left the bar with Mary.
Tom gerçekten Mary ile ayrıldı mı?Did Tom really break up with Mary?
Tom üç aylığına ayrılıyor.Tom is leaving for three months.
Tom anlaşmanın ayrıntılarını avukatına bıraktı.Tom left the details of the agreement to his lawyer.
Tom az önce ofisimden ayrıldı.Tom has just left my office.
Tom bir cevap beklemeden ayrıldı.Tom left without waiting for a reply.
Tom yarın kasabadan ayrılacak.Tom is leaving town tomorrow.
Tom ve Mary'nin ayrıldığını bilmiyordum.I didn't know Tom and Mary had broken up.
Tom eşinden ayrı yaşıyor.Tom is living apart from his wife.
En ince ayrıntısına kadar her şey mükemmeldi.Everything was perfect, down to the smallest detail.
Tom yaklaşık 2.30'da evden ayrıldı.Tom left the house about 2:30.
Tom derhal ayrılmamız gerektiğini söyledi.Tom said we needed to leave at once.
Cinsiyet temelli ayrımcılık yasaklanmıştır.Discrimination on the basis of gender is prohibited.
Tom asla telefonu olmadan evden ayrılmaz.Tom never leaves home without his phone.
Tom ödeme yapmadan restorandan ayrıldı.Tom left the restaurant without paying.
On dakika içinde ayrılıyorum.I'm leaving in ten minutes.
Ben ayrıldığımda Tom ağladı.Tom cried when I left.
Tom biz buraya geldikten hemen sonra ayrıldı.Tom left soon after we got here.
Tom elinden geldiğince kısa sürede ayrıldı.Tom left as soon as he could.
Tom bir şey söylemeden ayrıldı.Tom left without saying anything.
Tom bir saat önce okuldan ayrıldı.Tom left school an hour ago.
İki leopar yavrusunun ayrılması hakkındaki hikaye bana oldukça basmakalıp gibi görünüyor.The story about the separation of the two leopard cubs seems pretty trite to me.
Tahmin et ne oldu? Tom ve Mary ayrıldı.Guess what? Tom and Mary broke up.
Evden çok genç ayrıldı.He left home very young.
Sen ayrıldığında hepimiz seni özleyeceğiz.We'll all miss you when you leave.
Tom Mary'ye ondan ayrılmak istediğini anlatan bir cep telefonu mesajı gönderdi.Tom sent Mary a text message telling her he wanted to break up with her.
Tom cep telefonu mesajı yoluyla Mary'den ayrıldı.Tom broke up with Mary via text message.
Tom'la ayrılıyor musun?Are you breaking up with Tom?
Tomla ayrılacağımı düşünüyorum.I think I'm going to break up with Tom.
Gerçekten Tom'la ayrılacak mısın?Are you really going to break up with Tom?
Neden Tom'la ayrıldın?Why did you break up with Tom?
Tom'un kız arkadaşı, ondan ayrılmakla tehdit etti.Tom's girlfriend threatened to leave him.
Ben geldiğimde Tom tam ayrılmak üzereydi.Tom was just about to leave as I arrived.
"Bizim trenimiz saat 9'da ayrılıyor" - "Merak etmeyin. Biz bunu yapacağız.""Our train leaves at 9" - "Don't worry. We'll make it."
Dün işten ne zaman ayrıldın?What time did you leave work yesterday?
Benden ayrılmayacağına bana söz verdin.You promised me you wouldn't leave me.
Kasabadan ayrılmış olabileceğini düşünüyordum.I thought you might've left town.
Tom ve Mary partiden beraber ayrıldı.Tom and Mary left the party together.
İşten erken ayrılmak zorunda kalmayacağım.I won't have to leave work early.
En kısa sürede ayrılmak istiyorum.I want to leave as soon as I can.
Her ders için ayrı defterim var.I have a separate notebook for each class.
Tom'un anne babası ayrıldılar.Tom's parents are divorced.
İlk otobüsü yakalamak için erkenden ayrıldım.I left early to catch the first bus.
Tom kız arkadaşından ayrılmayı planlıyor.Tom plans to break up with his girlfriend.
Ben oraya varmadan önce Tom'un ayrılmayacağından emin ol.Make sure Tom doesn't leave before I get there.
Sadece ayrılmam gerektiğini düşünüyorum.I think I should just leave.
Tom veda etmeden evden ayrıldı.Tom left the house without saying goodbye.
Yarın sabah derhal ayrılmalıyım.I have to leave first thing tomorrow morning.
Her ayrıntıyı hatırlıyorum.I remember every detail.
Okuldan ayrılıyorum.I'm dropping out of school.
Tom okuldan ayrılmamaya karar verdi.Tom has decided not to drop out of school.
Her birinizle ayrı ayrı gurur duyuyorum.I'm proud of each and every one of you.
Tom seninle ayrılmayacak.Tom isn't going to break up with you.
Ben ayrıntılara gömülmek istemiyorum.I don't want to get bogged down in details.
Sürüden ayrılma.Go with the flow.
Bu odadan ayrılma.Don't leave this room.
Şimdi mülkümden ayrıl.Get off my property now.
8.15'te evden ayrılırım ve 8.45'te okula varırım.I leave the house at eight fifteen, and arrive at school at eight forty‐five.
Yakında ayrılıyor musun?Are you leaving soon?
Tom üç saat önce ayrıldı, o yüzden şimdiye kadar varmış olmalı.Tom left three hours ago so he should've arrived by now.
İlgili Sayfalar