ayrı ile cümle

ayrı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Onu daha ayrıntılı olarak açıklayabilir misiniz?Would you explain it in more detail?
Ben yakında ayrılmak zorundayım.I've got to leave soon.
Mary'nin ondan ayrılmak istediğini haber aldım.I got word that Mary wants to divorce him.
Mary ile ayrıldım.I'm through with Mary.
Mayuko kuralları ayrıntılı olarak açıkladıMayuko explained the rules in detail.
Birkaç dakika içinde ayrılacağız.We will take off in a few minutes.
Ayrıca hardal almak istiyorum.I'd like to have mustard on the side.
Bob ve Lucy'nin ayrıldıklarını duydum.I hear that Bob and Lucy have broken up.
Garson, hesabımızı ayrı getir, lütfen.Waiter, give us separate checks please.
Peter yarın ayrılmaya karar verdi.Peter has decided to leave tomorrow.
Peter kalktığında, Jean zaten evden ayrılmıştı.When Peter got up, Jean had already left home.
Otobüs vaktinden beş dakika önce ayrıldı.The bus left five minutes ahead of time.
Otobüs erken ayrıldı.The bus left early.
Otobüsler peş peşe ayrıldılar.The buses left one after another.
Otobüsler art arda ayrıldı.The buses left one after another.
Otobüs az önce ayrıldı.The bus has just left.
Otobüs, beş dakika içinde ayrılacak.The bus leaves in five minutes.
Otobüs ne kadar süre önce ayrıldı?How long ago did the bus leave?
Otobüs duraktan ayrıldı.The bus left the stop.
Byron dönmemek üzere İngiltere'den ayrıldı.Byron left England, never to return.
Niçin ayrılmak istediğine dair fikrim yok.I have no idea why you want to part with that.
Tom Kobe'den yarın sabah ayrılıyor.Tom is leaving Kobe tomorrow morning.
Tom uzundur ve ayrıca güçlüdür.Tom is tall and likewise strong.
Tom sabah erken ayrılmayı umuyordu fakat o uyuyakaldı.Tom expected to leave early in the morning, but he overslept.
Tom ve Nancy geçen ay ayrıldılar.Tom and Nancy broke up last month.
Her öğrenci saat altıya kadar okuldan ayrılmak zorundadır.Every student has to leave school by six.
Paha biçilmez porselen parçalara ayrıldı.The priceless china shattered into fragments.
Bu arada, Mary'nin işinden ayrıldığını duydun mu?By the way, did you hear that Mary quit her job?
Lütfen bana ayrıntılı planınızı gösterin.Please show me your detailed plan.
Tur sırasında gruptan ayrıldı ve kendi yolunu buldu.During the tour he broke apart from the group and found his own way.
Ben ayrılmak üzereyim.I'm about to leave.
Kapı zili çaldığında ayrılmak üzereydim.I was about to leave when the doorbell rang.
O telefon ettiğinde biz tam ayrılmak üzereydik.We were just about to leave when she telephoned.
Chaplin geri dönmemek üzere Amerika'dan ayrıldı.Chaplin left America for good.
Ayrılma saati ne zaman?When is checkout time?
Bu ayrılmak istediğin anlamına mı geliyor?Does that mean you want to break up?
O, parçalara ayrıldı.It fell to pieces.
Onu daha ayrıntılı açıklar mısın?Could you explain it in more detail?
Lütfen bana hikayeyi ayrıntılı olarak anlat.Please tell me the story in detail.
Tren ayrıldı bile.The train has already left.
Konuyu daha ayrıntılı kontrol edeceğim.I'll check further into the matter.
Raporun en küçük ayrıntısına bile dikkat edilmesi gerekir.Attention should be paid to even the smallest detail of the report.
Yılın sonunda Japonya'dan ayrıldı.He left Japan at the end of the year.
Bana onun ayrıntılarını verin.Give me the details of it.
Diktatör ayrıcalıklarını istediği kadar kötüye kullandı.The dictator abused his privileges to his heart's content.
Ayrıcalık özel olarak kadın için ayrılmıştır.The privilege is reserved exclusively for women.
Seninle bu konuda ayrılıyoruz.I differ from you on that point.
Köprüden sonra demiryolu ikiye ayrılır.The railroad divides into two after the bridge.
Fırtına geminin limandan ayrılmasını imkansız hale getirdi.The storm will make it impossible for the ship to leave port.
Bir fırtına geminin Kobe'den ayrılmasını engelledi.A storm kept the ship from leaving Kobe.
Ayrıca, bir profesörle görüşmeliyim.In addition, I have to interview a professor.
Şu kazayı ayrıntılı olarak anlatın.Describe that accident in detail.
Sınav iki bölüme ayrıldı.The exam was divided into two parts.
Havacılık uzmanı, istatistikleri ayrıntılı olarak analiz etti.The aviation expert analyzed the statistics in detail.
Bina üç yıl önce parçalara ayrıldı.The building crumbled to pieces three years ago.
O sonuçla aile iki gruba ayrılabilir.From that conclusion the family could be divided into two groups.
Herkes için aşikardır ki, evlilik er ya da geç ayrılmayla sonuçlanır.It was obvious to everyone that the marriage would sooner or later end in divorce.
Plan ayrıntılı olarak tartışıldı.The plan was discussed in detail.
Planın ayrıntıları açıklanmadı.The details of the plan unfolded.
Para spor salonunun yapımı için ayrılmıştır.The money was appropriated for building the gymnasium.
İlgili Sayfalar