ayrı ile cümle

ayrı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Ondan sonra, ayrıldım ama onların evinde çantamı unuttuğumu fark ettim.After that, I left, but then I realized that I forgot my backpack at their house.
Tren istasyonundan ayrıldığımda bir adam gördüm.When I left the train station, I saw a man.
Buradan ayrılıyoruz. Polisler geliyor.We're getting out of here. The cops are coming.
Öğrenci gereksiz ayrıntıları çıkararak raporunu kısaltmaya karar verdi.The student decided to abridge his paper by taking out unnecessary details.
Onlara, ayrılmadan önce beni aramalarını söyle.Tell them to call me before they leave.
Biz ayrıldığımızda yağmur yağıyordu, fakat vardığımızda hava güneşliydi.It was raining when we left, but by the time we arrived, it was sunny.
Bu odadan ayrılmayacaksın.You are not to leave this room.
Ne zaman buradan ayrılacaksın?When will you leave here?
Buradan ayrılmayın.Don't you move from here.
Sen dönmeden önce o buradan ayrılmış olacak.He will have left here by the time you return.
Sen dönmeden önce ben buradan ayrılmış olacağım.I will have left here before you return.
Sen ayrıldıktan sonra geldi.He came after you left.
Ayrılmadan önce ateşi söndürdüğünden emin ol.Be sure to put out the fire before you leave.
Saat kaçta ayrılacaksın?What time will you leave?
Ne zaman ayrılacaksın?What time will you leave?
Aptal ve parası çabuk ayrılırlarA fool and his money are soon parted.
Güç ve para ayrılmaz.Power and money are inseparable.
Gözden uzak olan gönülden de ırak olur. Ayrı olduğunda teması kaybedersin.Out of sight out of mind. When you're separated you lose touch.
Misafirlerden bazılarının ziyafet salonundan ayrıldığını gördüm.I saw some of the guests leave the banquet room.
Sen hazır olur olmaz, ayrılacağız.We'll leave as soon as you are ready.
Tren istasyondan ayrılmak üzereydi.The train was about to leave the station.
Uçak sahilden ayrılırken düz uçuşa geçmeden önce hızla yükseldi.The plane rose sharply before leveling off as it left the coast.
Bilinenler bilinmeyenlerden ayrılmalı.The known must be separated from the unknown.
Çok muhabbet tez ayrılık getirir.Familiarity breeds contempt.
Biz ayrı hesaplar istiyoruz.We'd like separate checks.
Okuldan ayrılınca Afrika'ya gitti.On leaving school, he went to Africa.
Okuldan ayrıldıktan sonra ne yapacaksın.What are you going to do after you leave school?
Her konuşmacıya beş dakika ayrıldı.Each speaker was allotted five minutes.
Biz yabancı turistlere vergi muafiyeti ayrıcalığı veriyoruz.We give foreign tourists the privilege of tax exemption.
Diplomatlara çeşitli ayrıcalıklar tanınır.Diplomats are allowed various privileges.
Birçok üye aidatlar yükseldiğinde kulüpten ayrıldı.Many members dropped out of the club when the dues were raised.
Ayrılık kalbi sevgiyle doldurur.Absence makes the heart grow fonder.
Biz ayrıldık ve kendi yolumuza gittik.We broke up and went our own ways.
Biz ayrıldık, birbirimizi asla tekrar görmeyeceğiz.We parted, never to see each other again.
Nesneler ve durumlar arasında ayrım yapabilmeliyiz.We must be able to discriminate between objects and situations.
Irk ayrımını ortadan kaldırmaya yönelik çabalarımıza devam edeceğiz.We shall continue our efforts to eradicate racial discrimination.
Laramie'ye birlikte geldik ve orada ayrıldık.We went together to Laramie, and there we parted.
Evden ayrılmadan önce gazı kapatmayı unutma.Don't forget to turn off the gas before you leave the house.
Evden ayrılmadan önce, evcil hayvanınızın yiyeceğinden emin olun.Before you leave home, make sure your pets have enough food.
Evden ayrıldığımda hava güzeldi.The weather was lovely when I left home.
Evden ayrılır ayrılmaz çok yağmur yağmaya başladı.I had no sooner left the house than it began to rain hard.
Tom bana telefon ettiğinde evden ayrılıyordum.I was leaving home when Tom telephoned me.
Evden ayrılır ayrılmaz şiddetli şekilde yağmur yağmaya başladı.I had hardly left home when it began to rain heavily.
Ne zaman ayrılıyorsun?What time are you leaving?
Ne zaman otelden ayrılmalıyım?What time should I leave the hotel?
Britanya kanalla kıtadan ayrılmaktadır.Britain is separated from the Continent by the Channel.
Film öylesine sıkıcıydı ki seyirciler tek tek ayrılmıştı.The movie was so dull that the audience left one by one.
Bana tüm ayrıntıları ver.Give me chapter and verse.
Buradan bir kez ayrılırsan, tekrar dönemezsin.Once you leave here, you can't come back again.
En kısa sürede buradan ayrılmalıyız.We should lose no time in leaving here.
Buradan ayrılırken zaman kaybetmemeliyiz.We should lose no time in leaving here.
Öncelikle, beş parasızım, ayrıca, zamanım yok.For one thing, I'm penniless; for another, I don't have the time.
Komite beş bölüme ayrıldı.The committee divided into five sections.
Robert telefon konuşmasının ortasında kırılıp ayrıldı.Robert broke off in the middle of his phone call.
Ayrıca bir araba kiralamak istiyorum.I would also like to rent a car.
Radyo haberleri ayrıntılı olarak yayınlıyor.The radio broadcast the news in detail.
Otobüsler Montgomery'de ayrıldı.The buses in Montgomery were segregated.
Montgomery'de otobüslerin içinde ırk ayrımcılığı vardı.The buses in Montgomery were segregated.
Daha önce ayrılmalıydık.We should have set off earlier.
Yerinde olsam, işimi bırakırım ve Londra'dan ayrılırım.If I were you, I would quit my job and leave London.
İlgili Sayfalar