ayrı ile cümle
ayrı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Yüzlerce gemi Amerikan limanlarından ayrıldı.Hundreds of ships left American ports.
Thomas Jefferson 1809'un Mart ayında Beyaz Saray'dan ayrıldı.Thomas Jefferson left the White House in March of 1809.
1791'de grup erken ayrıldı.The group left early in 1791.
Ayrıca başka bir nedeni vardı.There also was another reason.
Santa Ana başkan olarak emekliye ayrıldı.Santa Ana stepped down as president.
Birçok kişi ayrıca onun bir deli olduğunu düşünüyordu.Many people also considered him a madman.
Mormon'lar 1846'ın ilkbaharında Illinois'ten ayrıldı.The Mormons left Illinois in the spring of 1846.
Başkan Washington'dan eylül ayı başlarında ayrıldı.The president left Washington in early September.
Yakında ayrılıyor olacağız.We'll soon be leaving.
Babam odadan ayrıldığında küçük kız kardeşim bana el hareketi çekti.When my dad left the room, my little sister gave me the finger!
İsimsizlik veya ayrıntılı referans, her ikisi de iyidir.Anonymity or detailed reference are both fine.
Bana tüm ayrıntıları verin.Give me all the details.
O zamana kadar çoktan ayrılmış olacağım.By that time I'll have already left.
Oyun sırasında, aniden yağmur yağmaya başladı ve ayrıca gök gürledi.During the game, it suddenly began to rain and it thundered, too.
Ayrılıkçı hareket ülke içinde çatışma yaratıyor.The separatist movement is creating conflict within the country.
Birçok azınlık grubu geçmişte ayrımcılığa uğradı.Many minority groups have been discriminated against in the past.
Sen yarın ayrılıyorsun, değil mi?It's tomorrow that you're leaving, isn’t it?
Ayrıntılara girer misin?Could you elaborate?
Bu analiz iki bölüme ayrılır.This analysis is divided in two parts.
Çin ve Moğolistan, Çin Seddi ile ayrılır.China and Mongolia are separated by the Great Wall of China.
Onlar büyük bir uzaklıkla ayrılırlar.They are separated by a great distance.
Deha ve delilik sadece başarı ile ayrılır.Genius and madness are separated only by success.
Şehirden ayrılmak zorundaydı, bu yüzden Berlin'e taşındı.He had to leave the city, so he moved to Berlin.
Haziran'da ayrıldığın zaman seni çok özleyeceğim.I'll miss you so much when you leave in June.
Bakın! Onlar evden ayrılıyorlar.Look! They are leaving the house.
O, ofisten ayrılmadan önce onunla konuşacağız.We will talk to her before she leaves the office.
Ben eve gitmeden önce ayrıldı.She left before I got home.
Annem ve babam ben gelmeden önce ayrılmıştı.My parents had left before I arrived.
O, onun odadan ayrılmasını istemiyordu.She didn't want him to leave the room.
O, onun kasabadan ayrılmasını bekliyordu.She expected him to leave town.
Paris'ten ayrılmak istiyorum.I want to leave Paris.
Sanırım benim için ayrılma zamanıdır.I think it's time for me to split.
O, arkadaşları ile birlikte ayrıldı.She left with her friends.
Fikir ayrılığında uzlaşamaz mıyız?Can't we just agree to disagree?
Bay Gardiner kahvaltıdan hemen sonra onlardan ayrıldı.Mr. Gardiner left them soon after breakfast.
Ayrıca Piotr ve Lech de iyi arkadaşlardır.Also Piotr and Lech are good friends.
Ayrıca Felicja'nın da sarı düz saçları var.Also Felicja has blonde straight hair.
Hatta Mary'nin kocası bebek doğuncaya kadar bir yere ayrılmadı.Mary's husband didn't even stick around until the baby was born.
Lütfen konserden sonra ayrılmayın. El yazmalarını imzalıyor olacağız.Please stick around after the concert. We'll be signing autographs.
Kazaya sebep olan sürücü bir yere ayrılmadı.The driver who caused the accident didn't stick around.
Katil salatalık cinsiyet ayrımı yapıyor.The killer cucumber is sexist.
Evden saat sekizde ayrıldı.He left the house at eight o'clock.
Filler üç farklı türe ayrılır.Elephants are divided into three different species.
Afrika filleri savana ve orman filleri olmak üzere iki farklı türe ayrılır.African elephants are divided into two different species: savannah and forest elephants.
John ve Peter ayrılmaz arkadaşlar.John and Peter are inseparable friends.
Dün bana senin ve erkek arkadaşının ayrıldığını söylemedin mi?Didn't you tell me yesterday that you and your boyfriend had broken up?
Fransa'dan ayrıldığımdan beri Fransız yemeği yemedim.I haven't eaten French food since I left France.
Elimden geldiğince kısa sürede Boston'dan ayrılmayı düşünüyorum.I plan to leave Boston as soon as I can.
Keşke sana bütün ayrıntıları söyleyebilsem ama patronum bana söylemememi söyledi.I wish I could tell you all the details, but my boss told me not to.
Tam evden ayrılırken yağmur yağmaya başladı.It started raining just as I was leaving home.
Bizi ayrı tutacak bir şey yok.There's nothing that can keep us apart.
İznim olmadan bu odadan ayrılmamalısın.You are not to leave this room without my permission.
Geceleyin burada kalabilirsin ama sabahleyin ayrılmak zorundasın.You may stay here for the night, but you'll have to leave in the morning.
Ben onun hemen ayrılmasını istiyorum.I demand that he leave at once.
Burnum gerçekten büyük ve ayrıca çarpık.My nose is really big, and it's crooked as well.
Lütfen 6:00 ve 7:00 arasında ayrılmayı planla.Please plan to leave between 6:00 and 7:00.
6:00 ve 7:00 arasında ayrılmayı planlamalısın.You should plan to leave between 6:00 and 7:00.
6:00 ve 7:00 arasında ayrılmayı planlamalısınız.You should plan to leave between 6:00 and 7:00.
Birbirlerinden ayrılamazlar.They are inseparable.
Suçun belirli ayrıntıları açıklanmadı.Certain details of the crime were not made public.