Öyle bir şey yapsaydım aynada yüzüme dahi bakamazdım.No podría mirarme en el espejo por la mañana si hiciera eso.
Bu esas talimatlar nedeniyle, her zerre evrenin küçük bir aynasıdır.En virtud de estas instrucciones intrínsecas, cada mónada es como un pequeño espejo del universo.
Burada köle, altın, bıçak, boncuk, ayna, rom ve silah ticareti yaptılar.Desde allí comerciaban esclavos, oro, cuchillos, cuentas, espejos, ron y armas.
Bir tahtada hareket eden taş "aynanın içinden" diğer tahtaya geçer.Una pieza que se mueve en el tablero pasa "a través de un cristal" al otro tablero.
Aynaları ve gizli bölmeleri de açabilir.Puede contener laticíferos y conductos secretores.
Ayna gibi uzanmıştır.Rompiendo el espejo.
Aynamda göstereyim mi?Consejo en el montículo.
Aynanın İçindekiler dizisinin altıncı romanıdır.King of Fools, en el cual es la sexta pista.
Yumurtaları ve yavruları martı ve aynaklar tarafından avlanır.Sus huevos y crías son depredados por gaviotas y págalos.
Ak aynaklar günümüzde Peru'da hâla yaşamaktadır.“Ante la coyuntura que se está viviendo estos días en Perú.
Özel olarak, küresel aynalar küresel aberasyonlar sergileyebilir.En particular, los espejos esféricos exhiben aberración esférica.
Ak aynaklar bölgelerini yabancılara karşı korurlar.También protegen sus territorios frente a los extraños.
Kelir aynada aytïŋïz kensi yazuχuŋïznï!Eymún ta lafkengche'geymún.
Ayna taşı yoktur.La reina sin espejo.
Böyle bir aynanın büyüklüğü sınırlıdır.El repertorio de este personaje fue muy limitado.
Onun sevdiği ise Aynalı Fatma'dır.Todo es fácil a quien ama, de Lope de Vega.
Aynanın üstünde, duvarda "Jan van Eyck buradaydı."Su principal proyección fue en Jan van Eyck.
Her iki odak noktası da aynanın arkasındadır.Ambos se reflejan en un espejo.
Şu anki en büyük yer telekopları çapı 6 ve 11 m arasında değişen birincil aynalara sahiptir.Los telescopios terrestres actuales más grandes tienen un espejo primario de entre 6 y 11 metros de diámetro.
Ayrıca aynada görünmeme gibi bir özelliği de vardır.Evitarán mirarse en el espejo.
Kaydırıcıdan çıkan ışınlar, bir aynadan yansıtılarak tekrar kaydırıcıya düşürülür.El sensor requiere limpieza si se acumulan residuos en el espejo.
Doğal hayattaki kızıl aynakların ömrü yaklaşık 15 yıl kadardır.La esperanza de vida de estos animales en la naturaleza, es de alrededor de quince años.
Karşılaştırılacak olursa ak aynak nadiren 1 kg. ağırlığa ulaşır.El peso de un Nihontō raramente supera 1 kg sin la saya.
Sonuç olarak komedya, Atina demokrasisinin bir aynasıydı.La asamblea fue el símbolo de la democracia ateniense.
Bu prensip, sıvı aynalı teleskopların üretilmesinde kullanılır.Por ello se utilizan en astronomía en la construcción de telescopios.
Köyün ismi bir aynadan gelmektedir.De allí su nombre de "espejo".
Bir aynanın önünde saçını fırçalıyordu.Si stava spazzolando i capelli davanti allo specchio.
Aynada kendimi görmek isterim.Voglio guardarmi allo specchio.
İkinci ayna kapının yanına asıldı.Il secondo specchio è appeso accanto alla porta.
Ayna Ayna, televizyon dizisi.Lo specchio sporco della televisione.
Kollardan birinin 90°/270° doğrusu üzerinden ayna simetrisi alınırsa, diğer kol elde edilir.Prendendo l'immagine speculare di un braccio lungo la retta 90°/270°, i due bracci si sovrappongono.
Köyün ismi bir aynadan gelmektedir.Di conseguenza, la sua anima sta uscendo dallo specchio.
Şair,kendisine dik dik baktıklarını söyleyerek 'aynaları' kişileştirmiştir.Giunto presso di loro, il poeta è turbato e addolorato da ciò che vede.
Kelir aynada aytïŋïz kensi yazuχuŋïznï!Risālat al-aḥkām fī uṣūl al-aḥkām.
Ayna gibi uzanmıştır.Come in uno specchio.
Ayna varlığın çeşitli görüntülerini yansıtır.Ma lo specchio continua a riflettere immagini...
Harap durumdaydı, ayna taşı kırılmıştı ve musluğu koparılmıştı, su gelmemekteydi.Aveva finito la benzina perché l'indicatore era rotto e i box erano troppo lontani per spingere l'auto.
İzleyiciye sol tarafını dönmüş olan kadın bir ayna önünde yüzünü pudralamaktadır.La donna tiene nella sua mano destra uno specchio, rivolto verso lo spettatore.
Küçük ve koyu renkli bu aynağın ayırt edici özelliği ten rengi benekli gerdanıdır.Il nero con riflessi verdastri è il solo colore di questa particolarissima specie.
Doktorasının ardından İstanbul'a taşındı ve Şehrin Aynaları'nı (1999) yazdı.Anche sua moglie descrisse il suo lavoro in Siria in Come, Tell Me How You Live (1946).
Dikiz aynası düştü.Зеркало заднего вида отвалилось.
Tom kendisini aynada gördü.Том увидел себя в зеркале.
Judy aynaya bakarak çok fazla zaman harcıyor.Джуди проводит много времени смотрясь в зеркало.
Aynada kendine bak.Взгляни на себя в зеркало.
Kız aynaya bakarak durdu.Девочка стояла, глядясь в зеркало.
O, aynadaki görüntüsüne hayran kaldı.Она пришла в восторг от своего отражения в зеркале.
Judy aynaya bakarak çok zaman geçirir.Джуди проводит много времени перед зеркалом.
Ayna simetrisi ilk olarak fizikçiler tarafından keşfedilmiştir.Зеркальная симметрия была изначально обнаружена физиками.
Teleskop 30 metrelik bir aynaya sahip olacaktı.Телескоп будет иметь зеркало размером 30 метров.
Bu fenomen T-ikiliği olarak bilinir ve ayna simetrisiyle yakından ilişkili olduğu anlaşılır.Это явление называется T-дуальностью и тесно связано с зеркальной симметрией.
Burada köle, altın, bıçak, boncuk, ayna, rom ve silah ticareti yaptılar.Отсюда они вели торговлю рабами, золотом, ножами, бусами, зеркалами, ромом и оружием.
Aynamda göstereyim mi?Поедем в Хыналык?
Ayna simetrisi, fizikçilerin ikilik dedikleri durum için hususi bir örnektir.Зеркальная симметрия — частный случай того, что физики называют дуальностью.
1882 yılında, 80 cm aynalı teleskop kullanarak NGC 6027 galaksisini keşfetti.В 1882 году он открыл галактику NGC 6027.
Charlie, Ayna İstasyonu'na gitmeye gönüllü olur.Он решил, что Чарли сейчас же отправится на станцию «Зеркало».
Pasif olarak ısıtılmış aynalar altın kaplamalı, 600 m uzunlukta ve 191–300 mm çapta elektroformlu nikeldir..Пассивно нагреваемые зеркала — позолоченные никелевые оболочки длиной 600 мм и диаметром от 191 до 300 мм.
Yüzeyi ayna gibi ters görüntü verir.Быть объективным, как зеркало.
Ayna evresi, Jacques Lacan'ın psikanaliz teorisinde bir konsepttir.Стадия зеркала — термин психоаналитической теории Жака Лакана.
Her iki odak noktası da aynanın arkasındadır.Также имеются два зеркала заднего вида.
Ocak 2009'da EasyPeasy diye yeniden adlandırılmıştır ve esas aynadan bir milyon kez daha fazla indirilmiş.Проект был переименован в EasyPeasy в январе 2009 и был скачан более одного миллиона раз с основного сервера.