Tekrar merhaba. Bu videoda cisimlerin aynadaki görüntülerden bahsedeceğiz.책 한 권이 있다고 가정해 보겠습니다 이것이 제 책입니다
Tekrar merhaba. Bu videoda cisimlerin aynadaki görüntülerden bahsedeceğiz.Powiedzmy, że mam tu jakąś książkę.
Tek taraflı bir ayna.Een eenrichtingsspiegel.
Tek taraflı bir ayna.Ein Einweg-Spiegel.
Tek taraflı bir ayna.Lustro fenickie.
Tek taraflı bir ayna.Miroir sans tain.
Tek taraflı bir ayna.O oglindă unidirecţională.
Tek taraflı bir ayna.Un espejo unidireccional.
Tek taraflı bir ayna.Еднопосочно огледало.
Tek taraflı bir ayna.Одностороннее зеркало.
Toplumun bir aynası gibisin.Anda seperti cermin masyarakat.
Varsayılan ayarlar ile bir aynalistesi oluşturGénère une liste de miroirs avec les réglages par défaut
Varsayılan ayarlar ile bir aynalistesi oluşturWygeneruj listę serwerów lustrzanych używając domyślnych ustawień
Vay! Çok güzel görünüyorsun! Burada, aynaya bak.ואו! את נראית ממש יפה תראי במראה
Vay! Çok güzel görünüyorsun! Burada, aynaya bak.واو تبدين جميلة , هنا انظري الى المرآه
Vay! Çok güzel görünüyorsun! Burada, aynaya bak.大成功!ちょっとトッコ・ミナ見てよ 目が10倍大きく見えるでしょ?
Ve bu onunla dünyanın en iyi aynalarını paylaşmak istememizin sebebi.A preto sme sa rozhodli podeliť o najlepšie zrkadlo na svete s vami.
Ve bu onunla dünyanın en iyi aynalarını paylaşmak istememizin sebebi.A proto jsme se rozhodli, že se s ním podělíme o nejlepší zrcadlo na světě.
Ve bu onunla dünyanın en iyi aynalarını paylaşmak istememizin sebebi.Dan inilah mengapa kami memutuskan untuk berbagi cermin terbaik di dunia dengannya.
Ve bu onunla dünyanın en iyi aynalarını paylaşmak istememizin sebebi.De aceea ne-am hotărât să îi arătăm cea mai frumoasă oglindă din lume.
Ve bu onunla dünyanın en iyi aynalarını paylaşmak istememizin sebebi.Dit is waarom we besloten de beste spiegel van de wereld met hem te delen.
Ve bu onunla dünyanın en iyi aynalarını paylaşmak istememizin sebebi.Ecco perché abbiamo deciso di condividere con lui il migliore specchio al mondo.
Ve bu onunla dünyanın en iyi aynalarını paylaşmak istememizin sebebi.E é por isso que decidimos partilhar o melhor espelho do mundo com ele.
Ve bu onunla dünyanın en iyi aynalarını paylaşmak istememizin sebebi.És ezért döntöttünk úgy, hogy megosztjuk vele a legjobb tükröt a világon.
Ve bu onunla dünyanın en iyi aynalarını paylaşmak istememizin sebebi.Et c'est pour cela que nous avons décidé de partager avec lui le meilleur miroir au monde.
Ve bu onunla dünyanın en iyi aynalarını paylaşmak istememizin sebebi.이런 까닭에 우리는 세상에서 가장 좋은 거울을 그와 함께 공유하기로 결정한 이유입니다.
Ve bu onunla dünyanın en iyi aynalarını paylaşmak istememizin sebebi.Och det är därför som vi bestämde oss för att dela världens bästa spegel med honom.
Ve bu onunla dünyanın en iyi aynalarını paylaşmak istememizin sebebi.Og det er grunden til vi besluttede at dele det bedste spejl i verden med ham.
Ve bu onunla dünyanın en iyi aynalarını paylaşmak istememizin sebebi.Por eso decidimos compartir el mejor espejo con él.
Ve bu onunla dünyanın en iyi aynalarını paylaşmak istememizin sebebi.Sen vuoksi päätimme jakaa maailman parhaan peilin hänen kanssaan.
Ve bu onunla dünyanın en iyi aynalarını paylaşmak istememizin sebebi.Und dies ist der Grund, weshalb wir beschlossen haben, den besten Spiegel der Welt mit ihm zu teilen.
Ve bu onunla dünyanın en iyi aynalarını paylaşmak istememizin sebebi.Và đây là lí do chúng tôi quyết định chia sẻ tấm gương tốt nhất trên đời với bé.
Ve bu onunla dünyanın en iyi aynalarını paylaşmak istememizin sebebi.Właśnie dlatego postanowiliśmy dać mu najlepsze lustro na świecie.
Ve bu onunla dünyanın en iyi aynalarını paylaşmak istememizin sebebi.Και γι' αυτό αποφασίσαμε να μοιραστούμε τον καλύτερο καθρέπτη του κόσμου μαζί του.
Ve bu onunla dünyanın en iyi aynalarını paylaşmak istememizin sebebi.И вот почему мы решили показать ему самое лучшее зеркало в мире.
Ve bu onunla dünyanın en iyi aynalarını paylaşmak istememizin sebebi.И затова решихме да споделим най-доброто огледало в света с него.
Ve bu onunla dünyanın en iyi aynalarını paylaşmak istememizin sebebi.І саме тому ми вирішили поділитися найкращим у світі дзеркалом і з ним.
Ve bu onunla dünyanın en iyi aynalarını paylaşmak istememizin sebebi.וזו הסיבה שהחלטנו לחלוק עימו את המראה הכי טובה בעולם.
Ve bu onunla dünyanın en iyi aynalarını paylaşmak istememizin sebebi.لهذا السبب قررنا أن نتشارك أفضل مرآة في العالم معه.
Ve bu onunla dünyanın en iyi aynalarını paylaşmak istememizin sebebi.世界一のミラーを息子に見せようと 思った理由です 皆さん どうもありがとうございます
Ve kilise ölçünün aynası, Tanrı'nın evreni yarattığı sayılar olacaktı.En de kerk zou deze maatstaf kunnen weerspiegelen op basis van Gods schepping van het universum.
Ve kilise ölçünün aynası, Tanrı'nın evreni yarattığı sayılar olacaktı.Et l'église pourrait refléter la mesure, avec les chiffres pour lesquels Dieu a créé l'univers.
Ve kilise ölçünün aynası, Tanrı'nın evreni yarattığı sayılar olacaktı.Kościół miał to odzwierciedlać, miał przypominać o ogromnym wszechświecie stworzonym przez Boga.
Ve kilise ölçünün aynası, Tanrı'nın evreni yarattığı sayılar olacaktı.Kostel tak tyto míry a čísla vesmíru odrážel ve vlastní architektuře.
Ve kilise ölçünün aynası, Tanrı'nın evreni yarattığı sayılar olacaktı.И храм может отражать эту соразмерность, численные соответствия, на основе которых Бог создал вселенную.
Ve kilise ölçünün aynası, Tanrı'nın evreni yarattığı sayılar olacaktı.Церква може відобразити цю розмірність, відповідності, згідно з якими Бог створив Всесвіт.
Ve öz farkındalık testi aynalarVíme, že jejich mozek k poměru těla je fyzický poměr inteligence - jenom druhým od lidí.
Verdiğim başlıklar herkesin organik şiir gibi konuştuğunu düşündüğümdendir, bunun başlığı "Ağzına bir Ayna".Do un titolo alle cose perché penso che le persone parlino per poemi organici, e questo pezzo si chiama
Verdiğim başlıklar herkesin organik şiir gibi konuştuğunu düşündüğümdendir, bunun başlığı "Ağzına bir Ayna".그리고 저는 사람들이 구조적인 시로 이야기한다고 생각하기 때문에 그것들에 제목을 달았어요. 그리고 그건 "그녀의 입으로의 거울"이라고 불리웠죠.
Verdiğim başlıklar herkesin organik şiir gibi konuştuğunu düşündüğümdendir, bunun başlığı "Ağzına bir Ayna".אני מדגישה זאת כי אני חושבת שדיבור אנושי הוא שירה אורגנית וזה נקרא
Verdiğim başlıklar herkesin organik şiir gibi konuştuğunu düşündüğümdendir, bunun başlığı "Ağzına bir Ayna".واعنون الأشياء لأنني اظن ان الناس يتحدثون في قصائد عضوية وهذه تسمى: " مراّة لفمها"
Verdiğim başlıklar herkesin organik şiir gibi konuştuğunu düşündüğümdendir, bunun başlığı "Ağzına bir Ayna".「彼女の口に鏡をあてる」 ポウレット・ジェンキンズという 収容者のインタビューです
Ve sonra, teknolojik özellikler arasında favorilerimden biri elbiseleri giydiğiniz sihirli aynadır.Eén van mijn favoriete aspecten van de technologie is de magische spiegel. Je trekt de kleren aan.
Ve sonra, teknolojik özellikler arasında favorilerimden biri elbiseleri giydiğiniz sihirli aynadır.그리고 제가 이 기술에서 가장 좋아하는 특징은 바로 옷을 입어보는 마술 거울입니다.
Ve sonra, teknolojik özellikler arasında favorilerimden biri elbiseleri giydiğiniz sihirli aynadır.L'un de mes éléments préférés de la technologie est le miroir magique, devant lequel vous vous habillez.
Ve sonra, teknolojik özellikler arasında favorilerimden biri elbiseleri giydiğiniz sihirli aynadır.Şi apoi una dintre facilităţile mele favorite ale tehnologiei este oglinda magică, unde te îmbraci.
Ve sonra, teknolojik özellikler arasında favorilerimden biri elbiseleri giydiğiniz sihirli aynadır.Uma das características da tecnologia que prefiro é o espelho mágico, onde se experimentam as roupas.
Ve sonra, teknolojik özellikler arasında favorilerimden biri elbiseleri giydiğiniz sihirli aynadır.Und dann, eines meiner Lieblingsfeatures ist der magische Spiegel. Man zieht also ein Kleidungsstück an.
Ve sonra, teknolojik özellikler arasında favorilerimden biri elbiseleri giydiğiniz sihirli aynadır.Y uno de mis aditamentos tecnológicos favoritos es el espejo mágico, donde uno se coloca las prendas.
Ve sonra, teknolojik özellikler arasında favorilerimden biri elbiseleri giydiğiniz sihirli aynadır.А после, една от любимите ми черти на технологията е магическото огледало, където обличаш дрехите.