Ve sonra, teknolojik özellikler arasında favorilerimden biri elbiseleri giydiğiniz sihirli aynadır.И затем одна из моих любимых возможностей этой технологии — магическое зеркало там, где вы надеваете одежду.
Ve sonra, teknolojik özellikler arasında favorilerimden biri elbiseleri giydiğiniz sihirli aynadır.ועוד היבט חביב עלי של הטכנולוגיה הזו הוא מראת הקסם, היכן שלובשים את הבגדים.
Ve sonra, teknolojik özellikler arasında favorilerimden biri elbiseleri giydiğiniz sihirli aynadır.وهنا واحدة من أحب الخصائص لي هذه التقنية إنها المرآة السحرية, عندما تقوم بارتداء الملابس
Ve sonra, teknolojik özellikler arasında favorilerimden biri elbiseleri giydiğiniz sihirli aynadır.試着室のマジックミラーです 鏡には大きなディスプレイがあって くるりと回ると
Ve son zamanlarda aynada gördüğüm yüze bile katlanamıyorumDan akhirnya, saya tidak bisa melihat muka saya sendiri di cermin.
Ve son zamanlarda aynada gördüğüm yüze bile katlanamıyorumEn nu, ik kan mezelf niet eens meer in de spiegel aankijken.
Ve son zamanlarda aynada gördüğüm yüze bile katlanamıyorumÉs a végén... már a pofámat sem bírom nézni amit a tükörben látok.
Ve son zamanlarda aynada gördüğüm yüze bile katlanamıyorumИ в последнее время время я даже не могу смотреть в зеркало на мудака которого я там вижу.
Ve son zamanlarda aynada gördüğüm yüze bile katlanamıyorumולאחרונה אני לא יכול להסתכל על עצמי במראה
Ve teleskopla ilgili size son iletmek istediğim bir mühendislik eseri olan aynasıdır.Dan salah satu karya teknik yang akan saya ceritakan sehubungan dengan teleskop ini adalah cerminnya.
Ve teleskopla ilgili size son iletmek istediğim bir mühendislik eseri olan aynasıdır.Egy másik mérnöki eszköz, amit meg akarok mutatni, a távcsőhöz kapcsolódik: a tükör.
Ve teleskopla ilgili size son iletmek istediğim bir mühendislik eseri olan aynasıdır.Het stukje techniek waar ik in verband met deze telescoop iets meer over wil zeggen is de spiegel.
Ve teleskopla ilgili size son iletmek istediğim bir mühendislik eseri olan aynasıdır.Jednym z zagadnień inżynierii, które chcę z Wami zostawić, dotyczących tego teleskopu, jest lustro.
Ve teleskopla ilgili size son iletmek istediğim bir mühendislik eseri olan aynasıdır.그리고 이 망원경의 기술 중 제가 특히 강조하고 싶은 것은 거울입니다.
Ve teleskopla ilgili size son iletmek istediğim bir mühendislik eseri olan aynasıdır.O realizare inginerească cu care vreau să vă las în privința acestui telescop o reprezintă oglinzile.
Ve teleskopla ilgili size son iletmek istediğim bir mühendislik eseri olan aynasıdır.Uma peça de engenharia com que vos quero deixar, no que toca a este telescópio, é o espelho.
Ve teleskopla ilgili size son iletmek istediğim bir mühendislik eseri olan aynasıdır.Und ein Stück Technik möchte ich Ihnen ans Herz legen, dieses Teleskop betreffend, den Spiegel.
Ve teleskopla ilgili size son iletmek istediğim bir mühendislik eseri olan aynasıdır.Y, antes de pasar a otro telescopio, quisiera mostrarles otra maravilla de la ingeniería: el espejo.
Ve teleskopla ilgili size son iletmek istediğim bir mühendislik eseri olan aynasıdır.Και ένα κομμάτι της μηχανικής που θέλω να σας μιλήσω όσο αφορά αυτό το τηλεσκόπιο είναι το κάτοπτρο.
Ve teleskopla ilgili size son iletmek istediğim bir mühendislik eseri olan aynasıdır.Ещё одно инженерное чудо, о котором я хочу упомянуть в связи с этим телескопом - это зеркало.
Ve teleskopla ilgili size son iletmek istediğim bir mühendislik eseri olan aynasıdır.И една технология, с която искам да ви оставя, по отношение на този телескоп е огледалото.
Ve teleskopla ilgili size son iletmek istediğim bir mühendislik eseri olan aynasıdır.עבודה הנדסית אחת שאני רוצה לציין בפניכם בקשר לטלסקופ זה היא המראה.
Ve teleskopla ilgili size son iletmek istediğim bir mühendislik eseri olan aynasıdır.والقطعة الهندسية الذي أود أن أترككم معها فيما يتعلق بهذا التلسكوب هي المرآة.
Ve teleskopla ilgili size son iletmek istediğim bir mühendislik eseri olan aynasıdır.工学的な特徴は その鏡です 4枚ある鏡はいずれも
Ve yavaş yavaş hafta hafta Her ağacın karakteri çıktı ve kendisini hayran düzgün yansıyan göl aynası.A postupně z týdne na týden charakteru každý strom vyšel, a obdivoval se odráží v hladké zrcadlo jezera.
Ve yavaş yavaş hafta hafta Her ağacın karakteri çıktı ve kendisini hayran düzgün yansıyan göl aynası.A postupne z týždňa na týždeň charakteru každý strom vyšiel, a obdivoval sa odráža v hladkej zrkadlo jazera.
Ve yavaş yavaş hafta hafta Her ağacın karakteri çıktı ve kendisini hayran düzgün yansıyan göl aynası.E, gradualmente, a cada semana o caráter de cada árvore saiu, e admirava-se refletido no bom espelho do lago.
Ve yavaş yavaş hafta hafta Her ağacın karakteri çıktı ve kendisini hayran düzgün yansıyan göl aynası.És fokozatosan hétről hétre a karakter minden fa jött ki, és csodálta magát tükröződik a sima tükör a tó.
Video görüntüsünü ayna görüntüsüne çevirirNameComment=Etichettatore di file musicaliName
Video görüntüsünü ayna görüntüsüne çevirirNameComment=Speglar videobildenName
Video görüntüsünü ayna görüntüsüne çevirirNameEspeja una imagen de vídeoName
Video görüntüsünü ayna görüntüsüne çevirirNameEspelha a imagem do vídeoName
Video görüntüsünü ayna görüntüsüne çevirirNameMet en miroir une image vidéoName
Video görüntüsünü ayna görüntüsüne çevirirNameName
Video görüntüsünü ayna görüntüsüne çevirirNameName
Video görüntüsünü ayna görüntüsüne çevirirNameName
Video görüntüsünü ayna görüntüsüne çevirirNameName
Video görüntüsünü ayna görüntüsüne çevirirNameName
Video görüntüsünü ayna görüntüsüne çevirirNameSpiegelt VideobilderName
Video görüntüsünü ayna görüntüsüne çevirirNameToont videobeeld gespiegeldName
Video görüntüsünü ayna görüntüsüne çevirirNameZrcadlení obrázkůName
Video görüntüsünü ayna görüntüsüne çevirirNameZrkadlí obraz videaName
Video görüntüsünü ayna görüntüsüne çevirirNameΚαθρέφτισμα της εικόνας βίντεοName
Video görüntüsünü ayna görüntüsüne çevirirNameВіддзеркалює відео- картинкуName
Yani aynanın iç tarafındaki şu noktadan yansıyor gibi görülecekler.Also es sieht so aus, dass sie von diesem Punkt in der anderen Seite des Spiegels ausgehen
Yani aynanın iç tarafındaki şu noktadan yansıyor gibi görülecekler.Så ser det ut som de avvika från denna punkt på andra sidan av spegeln
Yani aynanın iç tarafındaki şu noktadan yansıyor gibi görülecekler.Takže to vypadá, jako kdyby vycházely z tohoto bodu na druhé straně zrcadla.
Yani aynanın iç tarafındaki şu noktadan yansıyor gibi görülecekler.Изглежда, като че се разклоняват от тази точка, от другата страна на огледалото.
Yani aynanın iç tarafındaki şu noktadan yansıyor gibi görülecekler.שם. נראה כאילו הן נובעות מהנקודה הזאת, בצד
Yani bana göre bu bir ayrıcalık ve aynaya baktığım zaman, gerçekten kendimi görmüyorum.Así que para mí, es un privilegio, y cuando me miro en el espejo, realmente no me veo a mí mismo.
Yani bana göre bu bir ayrıcalık ve aynaya baktığım zaman, gerçekten kendimi görmüyorum.Deci, pentru mine e un mare privilegiu, când mă uit în oglindă nu mă văd pe mine.
Yani bana göre bu bir ayrıcalık ve aynaya baktığım zaman, gerçekten kendimi görmüyorum.Für mich ist es ein Privileg und wenn ich in den Spiegel schaue, sehe ich mich gar nicht.
Yani bana göre bu bir ayrıcalık ve aynaya baktığım zaman, gerçekten kendimi görmüyorum.그래서 저에겐 이것이 영광입니다. 거울을 볼 때면 거울안의 저 자신을 보는 것이 아니라
Yani bana göre bu bir ayrıcalık ve aynaya baktığım zaman, gerçekten kendimi görmüyorum.Portanto, para mim isso é um privilégio, e quando olho para o espelho o facto é que não me vejo a mim próprio.
Yani bana göre bu bir ayrıcalık ve aynaya baktığım zaman, gerçekten kendimi görmüyorum.Pre mňa to znamená privilégium, a keď sa pozriem do zrkadla, v skutočnosti nevidím seba.
Yani bana göre bu bir ayrıcalık ve aynaya baktığım zaman, gerçekten kendimi görmüyorum.Szóval számomra ez kiváltság, és amikor belenézek a tükörbe, igazából nem magamat látom.
Yani bana göre bu bir ayrıcalık ve aynaya baktığım zaman, gerçekten kendimi görmüyorum.Vậy nên với tôi, nó là một đặc ân, và khi tôi nhìn vào gương thực tế là tôi không thực sự nhìn bản thân mình,
Yani bana göre bu bir ayrıcalık ve aynaya baktığım zaman, gerçekten kendimi görmüyorum.Voor mij is het een privilege. En als ik in de spiegel kijk, zie ik eigenlijk niet mijzelf.
Yani bana göre bu bir ayrıcalık ve aynaya baktığım zaman, gerçekten kendimi görmüyorum.Zatem dla mnie to przywilej i kiedy patrzę w lustro prawda jest taka, że nie widzę siebie.
Yani bana göre bu bir ayrıcalık ve aynaya baktığım zaman, gerçekten kendimi görmüyorum.Для меня это большая честь. Когда я смотрюсь в зеркало, я не вижу себя.