Ayna kırıldı.The mirror broke.
Yan dikiz aynamın ayarı bozuk.My side mirror is misaligned.
Yan aynamın ayarı bozuk.My side mirror is misaligned.
Işığın bir kısmı bu ayna aracılığıyla kaçar.Some of the light escapes through this mirror.
Aslında onun için gerçekten harika bir ayna haline geldi."It actually ends up being a really great mirror for her."
Ayna simetrisi ilk olarak fizikçiler tarafından keşfedilmiştir.Mirror symmetry was originally discovered by physicists.
Özellikle, aynadaki yüzün tekrar çizilmiş olduğu öne sürülüyordu.In particular, it had been claimed that the face in the mirror had been overpainted.
Ayna en sonunda Gosniko tarafından hiçbir değişiklik görmeden 1974 biterken kabul edildi.Mirror was ultimately approved by Goskino without any changes in fall 1974.
Ayna maddesi ,eğer varsa, sıradan madde ile zayıf etkileşime girmesi gerekir.Mirror matter, if it exists, would need to interact weakly with ordinary matter.
Bunlardan biri, bir ayna simetrisi orijinal quintic ile ilgilidir.One of these is related to the original quintic by mirror symmetry.
Şimdilerde 6.5 m’lik tek bir ayna ile yer değişmiştir.This has now been replaced by a single 6.5 m mirror.
Domus Aurea'nın savurganlıklarından bazıları geleceğe ayna tutmuştur.Some of the extravagances of the Domus Aurea had repercussions for the future.
Ayna simetrisi, fizikçilerin ikilik dedikleri durum için hususi bir örnektir.The mirror symmetry relationship is a particular example of what physicists call a duality.
Gördüklerinden sonra istemeden kendisini ayna parçası ile yaralar.Thereafter, they paid him when they saw one they wanted to use.
Aynanın parlatılması 1981 Mayıs'ına kadar sürdü.Mirror polishing continued until May 1981.
Bu örnek 10 m’lik parçalı aynalara sahip Keck teleskoplarını takip etmiştir.Its example was followed by the Keck telescopes with 10 m segmented mirrors.
Bu esas talimatlar nedeniyle, her zerre evrenin küçük bir aynasıdır.By virtue of these intrinsic instructions, each monad is like a little mirror of the universe.
Öte yandan bir ayna yansıtıcı yüzüne karşıt diğer tüm kısımlar sayesinde desteklenebilir.A mirror, on the other hand, can be supported by the whole side opposite to its reflecting face.
William'ın bunu yapmasının hemen ardından odada büyük bir ayna ortaya çıkar.After William does this, a large mirror suddenly seems to appear.
Bu dağıtımlar için birbiririnin “ayna”sı denir.These manifolds are said to be "mirror" to one another.
Tipik olarak, iki ayna biri, çıkış bağlantı elemanı, kısmen saydamdır.Typically one of the two mirrors, the output coupler, is partially transparent.
Kendini beğenmiştir, her gün ayna karşısında kendini över.Just look in the mirror every day.
"Ayna Çarpması"."Ayna ERESHOVA".
Teleskop 30 metrelik bir aynaya sahip olacaktı.The telescope is enclosed in a radome of diameter 30 m.
Esâret altındaki ak başlı aynaklar ortalama on dört yıla kadar yaşamaktadır.White-faced ibises in captivity live up to fourteen years on average.
Çünkü ayna parçacıkları arasındaki etkileşim ayna bozonları aracılığıyla oluşur.This is because the forces between mirror particles are mediated by mirror bosons.
Kelid Aynası, ilk kitapta Felsefe Taşı için konulan son önlemdir.The Mirror of Erised was the final protection given to the Philosopher's Stone in the first book.
İçinde arasında 60 derecelik eğimle birbirine bitişik üç ayna bulunur.It has two mirrors with 45 degree to each other.
Ve ta’rîf ve muarref ve muhâtab ve hitâb ayndan aynadır.He sees the tooth and claw, and he sees the transcendence.
Arkasında ise ayna görünümlü materyaller kullanılmıştır.Before the UVIS system, handheld mirrors were in use.
Birbirine geçmiş pembe ipek kurdeleler aynanın üzerini örtmektedir ve çerçevesini sarmaktadır.Intertwining pink silk ribbons are draped over the mirror and curl over its frame.
Tarkovsky senaryoyu filme alırken son isim olarak Ayna ismine karar verdi.Only while filming Tarkovsky decided to finally title the film Mirror.
Asya esintisindeki tablolar, haritalar ve aynaların birçoğu Milano'daki antikacılardan geldi.Many paintings, maps, and mirrors influenced by Asian art came from an antiques shop in Milan.
Ayna'nın konsepti 1964'lere kadar geri gitmektedir.The main concept of Mirror dates as far back as 1964.
Obsidyen aynalar ve pullar da bulunmuştur.Obsidian mirrors and flakes have also been found.
(Ters dönüş gerçek bir ayna yansıması değildir çünkü Cα atomlarının kiralliği değişmez.)(The inverse turn is not a true enantiomer since the Cα atom chirality is maintained.)
Ayna nöron sisteminin fonksiyonu tartışılan bir konudur.The function of the mirror system is a subject of much speculation.
Pozitronyum ayna pozitronyumuna dönüşebilir ve ayna pozitronyumuna parçalanabilir.Positronium could then turn into mirror positronium and then decay into mirror photons.
Ayna evresi, Jacques Lacan'ın psikanaliz teorisinde bir konsepttir.Four discourses is a concept developed by French psychoanalyst Jacques Lacan.
Her iki odak noktası da aynanın arkasındadır.Subsequently, they are both presented in a mirrored room.
Aynamda göstereyim mi?Pergamos in Mysia.
Ayna metaforu kullanılmıştır.If the mirror was chosen.
Birçok sistemde güneş ışığı ayna kullanarak küçük alanlarda yoğunlaştırılır.In many such systems, mirrors are employed to concentrate sunlight into a smaller area.
Cismin aynaya olan uzaklığı, görüntünün aynaya olan uzaklığına eşittir.The separation distance between the mirrors is equal to the mirror focal length.
Birbirinin ayna görüntüsü olan sağ elli ve sol elli biçimleri vardır.There are both left-handed and right-handed forms, which are mirror images of each other.
''Çanakkale içinde aynalı çarşı Ana ben gidiyom düşmana karşı, off, gençliğim eyvah!Where Did We Go Wrong Down In It Who I Am Kiss It Away Breaking Up Save Me Me The Enemy Hey, Loser!
Tüm aynaklar ve kaşıkçılar gündüzleri faaliyet gösteren kuşlardır.Photography fans or bird watchers can watch these birds any time of the day.
Beth, banyodaki aynayı kırar ve kırık bir ayna parçası ile bileklerini kesmeye kalkar.He discovers Sam in the bath with her wrists cut.
Charlie, Ayna İstasyonu'na gitmeye gönüllü olur.Peter manages to pilot the shuttle into the space station.
Erişkinlerin gözleri yıl boyunca kırmızıdır halbuki bayağı aynakların gözleri koyu renklidir.Adults have red eyes year-round, whereas glossy ibises have dark eyes.
2010 yılının Aralık ayında Çin'in Şensi eyaletinde 997 tepeli aynak bulunmaktaydı.There were 937 K-food stores in Finland in 2012.
Ve bu yasayı merceklerin ve küresel aynaların optimum eğriliğini hesaplamak için kullandı.He used this law to compute optimum shapes for lenses and curved mirrors.
Ayna varlığın çeşitli görüntülerini yansıtır.The monument shows the portrait view of the character.
Bu videoda size bir sır vereceğim ve onun sırt kaslarını her gün aynada görebileceksiniz.Jeff Cavaliere, ATHLEANX.COM
Ayna nöron sistemi böyle çalışır.That's how the mirror neuron system works.
Odada ayna olmasın. -There are no mirrors in this room. Nothing like that.
Hatta aynada kendinizi bile tanıyamıyorsunuz.You can't even recognize yourself in the mirror.
Yaptığım şey "ayna kutusu" dediğim bir şey icat etmek oldu.OK? What you do is you create what I call a mirror box.
Geldi, ona kutu içerisinde bir ayna verdim, "ayna kutusu" dediğim bir kutu.So he came there, and I gave him a mirror like that, in a box, which I call a mirror box, right?
Onun bir ayna yansıması olduğunu biliyor ama bu canlı bir duyu deneyimi.He knows it's a mirror reflection, but it's a vivid sensory experience.