Ana içeriğe geç
Sözlük

ayna ile cümle

ayna kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Cisimler, aynada gerçekte göründüklerinden daha yakındır.Objects in mirror are closer than they appear.
Tom aynaya bakmayı sevmez.Tom doesn't like looking in the mirror.
Son zamanlarda bir aynaya baktın mı?Have you looked in a mirror lately?
O, aynadaki yansımasına baktı.She stared at her reflection in the mirror.
Meryem makyajını yenilemek için akıllı telefonunu ayna olarak kullandı.Mary used her smartphone as a mirror to touch-up her makeup.
Sıcak duş alırsam banyodaki ayna buğulanır.If I take a hot shower, the mirror in the bathroom fogs up.
Yatak odamda bir boy aynası var.I have a full-length mirror in my bedroom.
Sivilceleri aynanın önünde patlatmayı bırak.Stop popping pimples in front of the mirror.
Tom, konuşmasını aynanın karşısında pratik yaptı.Tom practised his speech in front of the mirror.
Ayna nerede?Where's the mirror?
Aynaya doğru yürüdüm.I walked into a mirror.
Ayna paramparça oldu.The mirror was shattered.
Aynada bir çatlak var.There was a crack in the mirror.
Aynasızları atlatmamız lazım, gazla hadi!We gotta lose the heat, step on it!
Aynamın önünde çok fazla vakit harcıyorum.I spend too much time in front of my mirror.
Aynamın önünde çok fazla zaman geçiriyorum.I spend too much time in front of my mirror.
Aynanın karşısına oturdum ve acı acı ağladım.I sat before the mirror and wept bitterly.
Aynaya bak ve kendini boktan hisset.You look in the mirror and feel like a shitty person.
Ben senin ışığını yansıtan bir ayna gibiyim.I am like a mirror reflecting your light.
Eski kırık aynamı bulmak istiyorum.I want to find my old cracked mirror.
Aynadaki nesneler göründüklerinden daha yakındır.Objects in the mirror are closer than they appear.
Odadaki bir ayna duvar bir ferahlık yanılsaması yaratır.A mirror wall in the room creates an illusion of spaciousness.
Bu aynayı benim için o duvara dayayabilir misin?Could you prop up this mirror against that wall for me?
Büyücünün duman ve aynalar kullanması ayrıntılı bir cepheydi.The magician's use of smoke and mirrors was an elaborate facade.
Mary onun sihirli aynasına baktı.Mary looked into her magic mirror.
Onun konuşması duman ve aynalardan başka bir şey değildir.His talk is nothing but smoke and mirrors.
Aynada kendime baktım.I looked at myself in the mirror.
Kırmızı ve mavi ışıklar dikiz aynasında yanıp sönmeye başladı.Red and blue lights started flashing in the rearview mirror.
Tom aynanın önünde uyguladı.Tom practiced in front of the mirror.
Mary konuşmasını ayna önünde uyguladı.Mary practiced her speech in front of the mirror.
Tom aynanın önünde konuşmasını çalışıyor.Tom is practicing his speech in front of the mirror.
Teleskobun aynasının mükemmel biçimde pürüzsüz olması gerek.The telescope's mirror needs to be perfectly smooth.
Ben aynada kendimi gördüm.I saw myself in the mirror.
Aynaya baktım.I looked in the mirror.
Aynada kendime bakmayı seviyorum.I love looking at myself in the mirror.
Aynada yüzümü gördüm.I saw my face in the mirror.
Aynada suratıma baktım.I looked at my face in the mirror.
Aynada yüzüme baktım.I stared at my face in the mirror.
Bu teleskop çok büyük bir aynaya sahip.This telescope has a very large mirror.
Teleskopların birincil ve ikincil aynası vardır.Telescopes have a primary and a secondary mirror.
Tom, aynayı kimin kırdığını söyledi?Who did Tom say broke the mirror?
Tom ve Mary bir saattir aynanın karşısında duruyorlardı zaten.Tom and Mary have been standing in front of the mirror for an hour already.
Tom ve Mary bir saat kadar aynanın karşısında duruyorlardı zaten.Tom and Mary have been standing in front of the mirror for an hour already.
Tom ve Mary bir saattir aynanın önünde duruyor.Tom and Mary have been standing in front of the mirror for an hour already.
Tom aynaya baktı ve yaşlı bir adam gördü.Tom looked into the mirror and saw an old man.
Tom'un dikiz aynasında kırmızı ve mavi ışıklar yanıp sönüyordu.Red and blue lights flashed in Tom's rearview mirror.
Son zamanlarda gerçekten aynada kendine baktın mı?Have you really looked at yourself in the mirror lately?
Neden aynaya bakmıyorsun?Why don't you take a look in the mirror?
Neden bir değişiklik olsun diye aynaya bakmıyorsun?Why don't you take a look in the mirror for a change?
Tom konuşmasını aynanın önüne uyguladı.Tom practiced his speech in front of the mirror.
Neden arka aynana bakıyorsun?Why do you keep looking in your rear mirror?
Neden dikiz aynasına bakmaya devam ediyorsun?Why do you keep looking in your rear-view mirror?
Ayna çok kirli.The mirror is very dirty.
Kendini dev aynasında görme Tom.Get over yourself, Tom.
Çelik ayna.I'm rubber, you're glue.
Tom aynaları ayarladı.Tom adjusted the mirrors.
Bu adil değil! Aynada kartlarımı gördün!That's not fair! You saw my cards in the mirror!
Aynayı çekiçle paramparça etti.She shattered the mirror with a hammer.
Aynada kendine bakıyordu.He was looking at himself in the mirror.
O, kendisine aynadan bakıyordu.He was staring at himself in the mirror.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod