parçacıkların yerleşimini tersine çevirir (aynalar)tükrözi a grafikus elemek elrendezését
parçacıkların yerleşimini tersine çevirir (aynalar)zrkadlovo prevráti rozloženie všetkých prvkov
parçacıkların yerleşimini tersine çevirir (aynalar)αντικατοπτρίζει όλη τη διάταξη των γραφικών συστατικών
parçacıkların yerleşimini tersine çevirir (aynalar)віддзеркалює вигляд віджету
parçacıkların yerleşimini tersine çevirir (aynalar)отразить расположение виджетов
parçacıkların yerleşimini tersine çevirir (aynalar)הופך אופקית את כל הסידור של הפריטים
parçacıkların yerleşimini tersine çevirir (aynalar)يعكس كالمرآة كامل تخطيط الودجات.
parçacıkların yerleşimini tersine çevirir (aynalar)ウィジェットのレイアウト全体を鏡像反転する
Sabah kalkıp aynaya baktığında şöyle diyor mudur:Acham que ele acorda de manhã, olha-se ao espelho e diz:
Sabah kalkıp aynaya baktığında şöyle diyor mudur:Bạn có nghĩ khi nó thức dậy vào buổi sáng, nhìn vào gương và thốt lên,
Sabah kalkıp aynaya baktığında şöyle diyor mudur:Credeți că se trezește dimineața, se uită în oglindă și zice
Sabah kalkıp aynaya baktığında şöyle diyor mudur:Denk je dat hij 's morgens wakker wordt, in de spiegel kijkt en zegt:
Sabah kalkıp aynaya baktığında şöyle diyor mudur:És azt el tudják képzelni, ahogy felkel reggel, belenéz a tükörbe és azt mondja,
Sabah kalkıp aynaya baktığında şöyle diyor mudur:Forse si sveglia al mattino, si guarda allo specchio e dice:
Sabah kalkıp aynaya baktığında şöyle diyor mudur:Glauben Sie, dass er morgens aufwacht, in den Spiegel schaut und sagt:
Sabah kalkıp aynaya baktığında şöyle diyor mudur:아침에 일어나서 황새치는 거울을 보면서
Sabah kalkıp aynaya baktığında şöyle diyor mudur:Myslíte, že ráno vstane, koukne do zrcadla a řekne,
Sabah kalkıp aynaya baktığında şöyle diyor mudur:Pensez-vous qu'il se réveille le matin, regarde dans le miroir et dit,
Sabah kalkıp aynaya baktığında şöyle diyor mudur:¿Piensan que él se despierta por la mañana, se mira al espejo y dice:
Sabah kalkıp aynaya baktığında şöyle diyor mudur:Wstaje rano, patrzy w lustro i mówi:
Sabah kalkıp aynaya baktığında şöyle diyor mudur:Думаете, он просыпается утром, смотрит в зеркало и говорит:
Sabah kalkıp aynaya baktığında şöyle diyor mudur:Мислите ли, че тя се събужда сутрин, поглежда се в огледалото и казва,
Sabah kalkıp aynaya baktığında şöyle diyor mudur:אתם חושבים שהוא מתעורר בבוקר, מביט במראה ואומר,
Sabah kalkıp aynaya baktığında şöyle diyor mudur:هل تتخيلون استياقظ هذه السمكة في الصباح .. ووقوفها امام المرآة
Sabah kalkıp aynaya baktığında şöyle diyor mudur:「今日は誰か刺しちゃうかもな」
Sadece bununla da kalmayacak, ayna görüntüsü şöyle görünecektir.Es sieht nicht nur so aus, als kämen sie von dort das ganze Bild wird so aussehen
Sadece bununla da kalmayacak, ayna görüntüsü şöyle görünecektir.Inte bara ser det ut att they coming därifrån men den verkliga bilden kommer att se ut som
Sadece bununla da kalmayacak, ayna görüntüsü şöyle görünecektir.Nejen že to vypadá, jako by vycházely odsud, ale obraz bude ve skutečnosti vypadat takto.
Sadece bununla da kalmayacak, ayna görüntüsü şöyle görünecektir.Не само че изглежда, че идват от там, но действителното изображение ще изглежда така.
Sadece bununla da kalmayacak, ayna görüntüsü şöyle görünecektir.השני של המראה. זה לא רק נראה ככה, אלא שהדמות אכן תיראה ככה.
Sadece IP adresinin bulunduğu ülkenin aynalarını kullanarak bir aynalistesi oluşturGénère une liste de miroirs se trouvant dans le pays associé à l'adresse IP
Sadece IP adresinin bulunduğu ülkenin aynalarını kullanarak bir aynalistesi oluşturWygeneruj listę serwerów lustrzanych, używając tylko tych w twoim kraju
Sadece önüne bakma, dikiz aynasına ve yan aynalara da bak.Ne csak előre nézz, nézd a visszapillantó és az oldalsó tükröt is.
Sadece önüne bakma, dikiz aynasına ve yan aynalara da bak.Ne regarde pas seulement en face,Nregarde aussi tes rétroviseurs.
Sadece önüne bakma, dikiz aynasına ve yan aynalara da bak.Και μην κοιτάς μόνο ευθεία. Κοίτα και στο πλάι σου και πίσω σου.
Sadece önüne bakma, dikiz aynasına ve yan aynalara da bak.ولا تنظري فقط امامك انظر الى الجانب والخلف, هذه الاشياء ليست للزينة فقط
Sadece portakala bakalım.Ayna yok,yansıma yok.오렌지에 집중하세요 거울도 없는 셈 치고, 반사에 대한 개념은 잠시 접어 두어도 좋습니다
Sadece portakala bakalım.Ayna yok,yansıma yok.Popatrz na pomarańczę. Żadnego zwierciadła, nic, żadnego odbicia czy czegokolwiek.
Sadece portakala bakalım.Ayna yok,yansıma yok.Váš mozek řekne: Fajn, mám dva paprsky, které přichází z něčeho, co vypadá jako bod přímo tady.
Sadece portakala bakalım.Ayna yok,yansıma yok.אם הייתי מסתכל על תפוז-פשוט ככה, בלי מראה בלי כלום
Sanal görüntüyü biraz daha kolay olabilir çünkü etrafımızda ayna ve diğer yansıtıcı yüzeyler görürüz.어떤 면에서는 이 허상이 더 본능적으로 받아들이기 쉽습니다 왜냐하면 우리가 거울을 볼 때나 반사가 되는 표면 을 볼 때 이런 경험을 수도 없이 하기 때문이지요
Sanal görüntüyü biraz daha kolay olabilir çünkü etrafımızda ayna ve diğer yansıtıcı yüzeyler görürüz.Vamos apenas dizer que temos uma seta na frente do espelho, só assim você se acostumar com esta notação
Sanal görüntüyü biraz daha kolay olabilir çünkü etrafımızda ayna ve diğer yansıtıcı yüzeyler görürüz.ואולי דמות מדומה היא יותר אינטואטיבית יש לנו יותר ניסיון אתם במראות
Sanırım, çoğu zaman bizim yaptığımız tek şey, müşterilere bir nevi ayna tutmak ve:A hodně často prostě držíme před našimi klienty zrcadlo a říkáme jim:
Sanırım, çoğu zaman bizim yaptığımız tek şey, müşterilere bir nevi ayna tutmak ve:Et je pense que, souvent, ne ne faisons en fait que tenir le miroir devant nos clients en disant :
Sanırım, çoğu zaman bizim yaptığımız tek şey, müşterilere bir nevi ayna tutmak ve:Ich glaube, oft ist alles, was wir tun, einfach unseren Klienten den Spiegel vorzuhalten und zu sagen:
Sanırım, çoğu zaman bizim yaptığımız tek şey, müşterilere bir nevi ayna tutmak ve:Ik denk dat we vaak een spiegel ophouden naar onze klanten:
Sanırım, çoğu zaman bizim yaptığımız tek şey, müşterilere bir nevi ayna tutmak ve:우리가 하고 있는 것은 마치 거울을 들고 고객들한테 가서
Sanırım, çoğu zaman bizim yaptığımız tek şey, müşterilere bir nevi ayna tutmak ve:lo que hacemos es, en cierto modo, levantar el espejo a nuestros clientes y decir:
Sanırım, çoğu zaman bizim yaptığımız tek şey, müşterilere bir nevi ayna tutmak ve:Muitas vezes, só mostramos um espelho, aos nossos clientes e dizemos:
Sanırım, çoğu zaman bizim yaptığımız tek şey, müşterilere bir nevi ayna tutmak ve:W IDEO zazwyczaj staramy się być jak lustro, powiedzieć klientom:
Sanırım, çoğu zaman bizim yaptığımız tek şey, müşterilere bir nevi ayna tutmak ve:Και νομίζω, πολλές φορές, ότι απλά κρατάμε τον καθρέφτη μπροστά στους πελάτες μας, και λέμε
Sanırım, çoğu zaman bizim yaptığımız tek şey, müşterilere bir nevi ayna tutmak ve:מה שאנחנו עושים זה רק מחזיקים מראה מול הלקוחות שלנו, ואומרים:
Sanırım, çoğu zaman bizim yaptığımız tek şey, müşterilere bir nevi ayna tutmak ve:أنَّ ما نقوم به هو فقط ، نوعاً ما ، وضع مرآة أمام عملائنا ، ونمضي على هذا النحو :
Sanırım, çoğu zaman bizim yaptığımız tek şey, müşterilere bir nevi ayna tutmak ve:「実際に起きていることを見てください」 と言うようなことです
Sanki gizli bir dünyanın aynası.C'est comme un miroir par lequel on entre dans un monde caché.
Sanki gizli bir dünyanın aynası.Det er et syn ind i en anden verden.
Sanki gizli bir dünyanın aynası.E ca oglindă într-o lume ascunsă.
Sanki gizli bir dünyanın aynası.E' come una finestra su un mondo nascosto.
Sanki gizli bir dünyanın aynası.É como uma lupa sobre um mundo escondido.