Onun bir ayna yansıması olduğunu biliyor ama bu canlı bir duyu deneyimi.Ele sabe que é o reflexo de um espelho, mas é uma experiência sensorial notável.
Onun bir ayna yansıması olduğunu biliyor ama bu canlı bir duyu deneyimi.Er weiß, dass es sich um eine Spiegelung handelt. Trotzdem hat er ein klares, sensorisches Erlebnis.
Onun bir ayna yansıması olduğunu biliyor ama bu canlı bir duyu deneyimi.Hän tietää sen peilikuvaksi, mutta sensorinen kokemus on elävä.
Onun bir ayna yansıması olduğunu biliyor ama bu canlı bir duyu deneyimi.Han vet att det är en spegelbild, men det är en levande sensorisk upplevelse.
Onun bir ayna yansıması olduğunu biliyor ama bu canlı bir duyu deneyimi.Hij weet dat het een spiegelbeeld is. Maar het gevoel is levensecht.
Onun bir ayna yansıması olduğunu biliyor ama bu canlı bir duyu deneyimi.Il sait qu'il s'agit d'une réflexion, mais il a une expérience sensorielle très vive.
Onun bir ayna yansıması olduğunu biliyor ama bu canlı bir duyu deneyimi.그게 거울에 비친 모습이라는 것을 알지만, 그에게 생생한 감각적 경험인 것이죠.
Onun bir ayna yansıması olduğunu biliyor ama bu canlı bir duyu deneyimi.Lo sa che è un riflesso nello specchio, ma è una esperienza sensoriale vivida.
Onun bir ayna yansıması olduğunu biliyor ama bu canlı bir duyu deneyimi.Sabe que es un reflejo del espejo, pero es una experiencia sensorial vívida.
Onun bir ayna yansıması olduğunu biliyor ama bu canlı bir duyu deneyimi.Ştie că nu e real. Ştie că e o reflecţie în oglindă, dar e o experienţă senzorială vie.
Onun bir ayna yansıması olduğunu biliyor ama bu canlı bir duyu deneyimi.Tudta, hogy csak egy tükörkép, de akkor is határozottan úgy érezte.
Onun bir ayna yansıması olduğunu biliyor ama bu canlı bir duyu deneyimi.Vie, že je to zrkadlový odraz, no je to živý zmyslový zážitok.
Onun bir ayna yansıması olduğunu biliyor ama bu canlı bir duyu deneyimi.Ví, že to není skutečné. Ví, že to je odraz v zrcadle, ale je to živý smyslový zážitek.
Onun bir ayna yansıması olduğunu biliyor ama bu canlı bir duyu deneyimi.Wiedział, że to iluzja, lustrzane odbicie, niemniej odbierał wyraźny wzrokowy komunikat.
Onun bir ayna yansıması olduğunu biliyor ama bu canlı bir duyu deneyimi.Γνωρίζει ότι είναι μία αντανάκλαση του καθρέφτη αλλά είναι μια ζωηρή αισθητηριακή εμπειρία.
Onun bir ayna yansıması olduğunu biliyor ama bu canlı bir duyu deneyimi.Він знає, що це - відображеня у дзеркалі, але це також живий чуттєвий досвід.
Onun bir ayna yansıması olduğunu biliyor ama bu canlı bir duyu deneyimi.Знае, че е едно отражение в огледало, но това е ярко сетивно усещане.
Onun bir ayna yansıması olduğunu biliyor ama bu canlı bir duyu deneyimi.Он знает, что это отражение в зеркале, но это ясный и яркий чувственный опыт.
Onun bir ayna yansıması olduğunu biliyor ama bu canlı bir duyu deneyimi.אלא רק בבואת מראה, אך עדין זו חוויה חושית משכנעת.
Onun bir ayna yansıması olduğunu biliyor ama bu canlı bir duyu deneyimi.هو يعلم أنها انعكاس مرآة ولكنها تجربة حسية حية.
Onun bir ayna yansıması olduğunu biliyor ama bu canlı bir duyu deneyimi.しかしそれは鮮明な感覚経験なのです 次に私は「本物の腕と幻を動かして下さい」と言いました
Örneğin, bir ayna varsayalım halüsinasyonlar o kadar kolay üretilmektedir.Angenommen, ein Spiegel, zum Beispiel - Halluzinationen sind so leicht herzustellen.
Örneğin, bir ayna varsayalım halüsinasyonlar o kadar kolay üretilmektedir.Antag att en spegel, till exempel - hallucinationer är så lätta att framställa.
Örneğin, bir ayna varsayalım halüsinasyonlar o kadar kolay üretilmektedir.Giả sử một máy nhân bản, ví dụ như ảo giác rất dễ dàng sản xuất.
Örneğin, bir ayna varsayalım halüsinasyonlar o kadar kolay üretilmektedir.예를 들어, 미러를 가정해 - 환상은 그리 쉽게 생산하고 있습니다.
Örneğin, bir ayna varsayalım halüsinasyonlar o kadar kolay üretilmektedir.Misalkan cermin, misalnya - halusinasi begitu mudah diproduksi.
Örneğin, bir ayna varsayalım halüsinasyonlar o kadar kolay üretilmektedir.Oletetaan peili, esimerkiksi - hallusinaatiot ovat niin helppo valmistaa.
Örneğin, bir ayna varsayalım halüsinasyonlar o kadar kolay üretilmektedir.Predpokladajme, že zrkadlo, napríklad - halucinácie sú tak ľahko vyrába.
Örneğin, bir ayna varsayalım halüsinasyonlar o kadar kolay üretilmektedir.Předpokládejme, že zrcadlo, například - halucinace jsou tak snadno vyrábí.
Örneğin, bir ayna varsayalım halüsinasyonlar o kadar kolay üretilmektedir.Recimo, ogledalo, na primer - halucinacije, so tako zlahka proizvajajo.
Örneğin, bir ayna varsayalım halüsinasyonlar o kadar kolay üretilmektedir.Să presupunem că o oglindă, de exemplu - halucinaţii sunt atât de uşor produse.
Örneğin, bir ayna varsayalım halüsinasyonlar o kadar kolay üretilmektedir.Stel dat een spiegel, bijvoorbeeld - hallucinaties zijn zo gemakkelijk geproduceerd.
Örneğin, bir ayna varsayalım halüsinasyonlar o kadar kolay üretilmektedir.Supongamos que un espejo, por ejemplo - las alucinaciones son tan fáciles de producir.
Örneğin, bir ayna varsayalım halüsinasyonlar o kadar kolay üretilmektedir.Suponha que um espelho, por exemplo - alucinações são tão facilmente produzido.
Örneğin, bir ayna varsayalım halüsinasyonlar o kadar kolay üretilmektedir.Supponiamo che uno specchio, per esempio - le allucinazioni sono così facilmente prodotte.
Örneğin, bir ayna varsayalım halüsinasyonlar o kadar kolay üretilmektedir.Supposons un miroir, par exemple - les hallucinations sont produites si facilement.
Örneğin, bir ayna varsayalım halüsinasyonlar o kadar kolay üretilmektedir.Tegyük fel, hogy egy tükör, például - hallucinációk olyan könnyen elő.
Örneğin, bir ayna varsayalım halüsinasyonlar o kadar kolay üretilmektedir.Załóżmy, że lustro, na przykład - halucynacje są tak łatwo produkowane.
Örneğin, bir ayna varsayalım halüsinasyonlar o kadar kolay üretilmektedir.Ας υποθέσουμε ότι ένα καθρέφτη, για παράδειγμα - παραισθήσεις είναι τόσο εύκολα να παραχθεί.
Örneğin, bir ayna varsayalım halüsinasyonlar o kadar kolay üretilmektedir.Да предположим, че огледалото, например - халюцинации са толкова лесно.
Örneğin, bir ayna varsayalım halüsinasyonlar o kadar kolay üretilmektedir.Предположим, зеркало, например, - галлюцинации так легко производится.
Örneğin, bir ayna varsayalım halüsinasyonlar o kadar kolay üretilmektedir.Припустимо, дзеркало, наприклад, - галюцинації так легко проводиться.
Örneğin, bir ayna varsayalım halüsinasyonlar o kadar kolay üretilmektedir.افترض مرآة ، على سبيل المثال -- وبسهولة أنتجت الهلوسة.
Örneğin, bir ayna varsayalım halüsinasyonlar o kadar kolay üretilmektedir.あなたが本当に良いコンジュラーを見ているかどうかは分からない - "
parçacıkların yerleşimini tersine çevirir (aynalar)cerminkan seluruh tata letak widget
parçacıkların yerleşimini tersine çevirir (aynalar)espelha completamente a disposição dos elementos
parçacıkların yerleşimini tersine çevirir (aynalar)위젯의 전체 레이아웃을 반전합니다.
parçacıkların yerleşimini tersine çevirir (aynalar)obrátí celé rozvržení widgetů
parçacıkların yerleşimini tersine çevirir (aynalar)odzwierciedla układ elementów interfejsu
parçacıkların yerleşimini tersine çevirir (aynalar)Oglindește întreaga formatare a componentelor
parçacıkların yerleşimini tersine çevirir (aynalar)Ordnet sämtliche Bedienelemente spiegelverkehrt an
parçacıkların yerleşimini tersine çevirir (aynalar)peilaa koko asettelun
parçacıkların yerleşimini tersine çevirir (aynalar)phản ánh toàn bộ bố trí các ô điều khiển
parçacıkların yerleşimini tersine çevirir (aynalar)prezrcali ves videz gradnikov
parçacıkların yerleşimini tersine çevirir (aynalar)Reflète la disposition entière des éléments graphiques (widgets)
parçacıkların yerleşimini tersine çevirir (aynalar)replica el diseño completo de elementos gráficos
parçacıkların yerleşimini tersine çevirir (aynalar)ribalta l' intera disposizione degli elementi grafici
parçacıkların yerleşimini tersine çevirir (aynalar)speglar hela layouten på komponenter
parçacıkların yerleşimini tersine çevirir (aynalar)spejler hele udlægningen af kontroller
parçacıkların yerleşimini tersine çevirir (aynalar)Spiegelt de hele opmaak van widgets