Tom aynada görünmüyordu.Tom didn't look in the mirror.
Tom aynaya baktı.Tom looked in the mirror.
Tom bir aynaya baktı.Tom looked in a mirror.
Ayna olmadan kendi yüzünü göremezsin.You cannot see your own face without a mirror.
Ayna olmadan kendi yüzünüzü göremezsiniz.You cannot see your own face without a mirror.
Ayna olmadan kendi yüzümüzü göremeyiz.We cannot see our own faces without a mirror.
Kimse bir ayna olmadan kendi yüzünü göremez.One cannot see their own face without a mirror.
Tom ve Mary duvarda asılı aynada kendilerini gördüler.Tom and Mary saw themselves in the mirror that was hanging on the wall.
Tom arka dikiz aynasında bir polis arabası fark etti.Tom noticed a police car in the rear-view mirror.
Tom ve Mary aynada kendilerine baktılar.Tom and Mary looked at themselves in the mirror.
Aynaya bak.Look in the mirror.
Küçük bir ayna satın almak istiyorum.I'd like to buy a small mirror.
Gözlerimiz gerçek değilse aynalar nasıl gerçek olabilir?How can mirrors be real if our eyes aren't real?
Aynada kendime bakmak için banyoya koştum.I ran to the bathroom to look at myself in the mirror.
Tom aynalı güneş gözlüğü ve ve siyah bir beyzbol şapkası takıyordu.Tom was wearing mirrored sunglasses and a black baseball cap.
O bir aynasız.He's a shamus.
Mary aynada kendini kontrol etti.Mary checked herself in the mirror.
Mary çantasından küçük bir ayna çıkardı ve saçını ve makyajını kontrol etti.Mary took a little mirror out of her purse and checked her hair and make-up.
Mary çantasında bir ayna çıkardı ve onu Tom'a verdi.Mary took a mirror out of her bag and handed it to Tom.
Tom her zaman geri gitmeden önce dikiz aynasına bakar.Tom always looks in the rearview mirror before he backs up.
Tom aynada kendine bakmaya devam etti.Tom continued to stare at himself in the mirror.
Tom dikiz aynasına baktı.Tom glanced at the rear-view mirror.
Tom aynadaki yansımasına baktı.Tom stared at his reflection in the mirror.
Köpek aynadaki görüntüsüne havlamaya devam etti.The dog kept barking at his reflection in the mirror.
O, aynadaki görüntüsüne hayran kaldı.She admired her reflection in the mirror.
Ne sıklıkta aynada kendine bakarsın?How often do you look at yourself in the mirror?
Aynada kendine bakmak ister misin?Do you like to look at yourself in the mirror?
Aynada kendinize bakmaktan hoşlanır mısınız?Do you like to look at yourself in the mirror?
Ne sıklıkta bir aynada kendine bakarsın?How often do you look at yourself in a mirror?
En son ne zaman bir aynada kendine baktın?When was the last time you looked at yourself in a mirror?
Tom banyo aynasında kendine baktı.Tom looked at himself in the bathroom mirror.
Tom dikiz aynasında kendine baktı.Tom looked at himself in the rear-view mirror.
Bütün gün aynada kendine bakar.He looks at himself all day in the mirror.
Tom kendisine bakarak bir boy aynasının önünde durdu.Tom stood in front of a full-length mirror, looking at himself.
Der Spiegel haftalık Alman dergisidir ve aynı zamanda "ayna" anlamına gelir.Der Spiegel is a German weekly magazine and it also means "The Mirror".
Restoranın aynasına yansımış denizi gördük.We saw the sea reflected in the mirror of the restaurant.
Aynayı duvara as.Hang the mirror on the wall.
Son günlerde aynada kendine baktın mı?Have you looked at yourself in the mirror recently?
Yakınlarda aynaya baktın mı?Have you looked in a mirror recently?
Yakınlarda aynaya baktınız mı?Have you looked in a mirror recently?
Aynaya bakmayı sever misin?Do you like looking in the mirror?
Aynaya bakmayı sever misiniz?Do you like looking in the mirror?
Aynada kendine bakmaktan hoşlanır mısın?Do you like looking at yourself in the mirror?
Ben aynaya baktım.I looked into the mirror.
O, aynada kendine hayran kaldı.She admired herself in the mirror.
Tablo, aynanın önünde saçlarını tarayan genç bir kadını gösteriyor.The painting shows a young woman combing her hair before a mirror.
En iyi ayna, eski bir dosttur.The best mirror is an old friend.
Aynanı seviyorum.I like your mirror.
Tom aynaya bakıyor.Tom is looking in the mirror.
Mary aynanın önünde oturuyordu, saçını tarıyordu.Mary was sitting in front of the mirror, brushing her hair.
Tom aynada kendisine bakıyor.Tom is looking at himself in the mirror.
Tom aynanın önünde durdu.Tom stood in front of the mirror.
Mary saçlarını tararken aynaya baktı.Mary looked into the mirror while she was brushing her hair.
Bir ayna metaldan ya da camdan yapılabilir.A mirror can be made out of metal or glass.
Mary aynaya bakmayı sevmez.Mary doesn't like looking in the mirror.
Aynanın altında iki gözlük vardı.There were two glasses under the mirror.
Tom aynanın önünde saçını tarıyordu.Tom was combing his hair in front of a mirror.
Tom aynanın önünde elbiselerini çıkardı.Tom undressed in front of the mirror.
Aynada kendine nasıl bakıyorsun?How do you look at yourself in the mirror?
Tom'un aynada kendine baktığını gördüm.I saw Tom looking at himself in the mirror.