Birinin diğerinin aynası olması için onları çevirebilirsiniz.نستطيع تحريكهم فتبدو إحداهما مثل الأخريات
Bir karton kolinin ortasına ayna koyuyoruz, sonra hayalet kolu içine koyuyoruz.Dat is een kartonnen doos met in het midden een spiegel.
Bir karton kolinin ortasına ayna koyuyoruz, sonra hayalet kolu içine koyuyoruz.Do kartonowego pudełka z lustrem wkładamy fantom.
Bir karton kolinin ortasına ayna koyuyoruz, sonra hayalet kolu içine koyuyoruz.Ez egy kartondoboz, közepén egy tükörrel, és amögé kerül a fantom.
Bir karton kolinin ortasına ayna koyuyoruz, sonra hayalet kolu içine koyuyoruz.Je to papírová krabice a uprostřed je zrcadlo.
Bir karton kolinin ortasına ayna koyuyoruz, sonra hayalet kolu içine koyuyoruz.판지로 만들어진 상자의 중앙에 거울을 두고,
Bir karton kolinin ortasına ayna koyuyoruz, sonra hayalet kolu içine koyuyoruz.Man använder en papplåda med en spegel i mitten. Sen stoppar man fantomen...
Bir karton kolinin ortasına ayna koyuyoruz, sonra hayalet kolu içine koyuyoruz.O cutie de carton cu o oglindă la mijloc, şi apoi pui fantoma...
Bir karton kolinin ortasına ayna koyuyoruz, sonra hayalet kolu içine koyuyoruz.Se tiene una caja de cartón con un espejo a la mitad, y entonces pone uno al fantasma.
Bir karton kolinin ortasına ayna koyuyoruz, sonra hayalet kolu içine koyuyoruz.Sie nehmen einen Pappkarton mit einem Spiegel in der Mitte, in den man das Phantom-Körperflied steckt.
Bir karton kolinin ortasına ayna koyuyoruz, sonra hayalet kolu içine koyuyoruz.קרטון ובאמצעו מראה,
Bir karton kolinin ortasına ayna koyuyoruz, sonra hayalet kolu içine koyuyoruz.لديك صندوق من الكرتون فيه مرآة في النصف،
Bir karton kolinin ortasına ayna koyuyoruz, sonra hayalet kolu içine koyuyoruz.そこに幻の腕を入れます 最初の患者ディレックがやって来ました
Bize kendi insanlığımızı gösteren ayna insanlar.Csodálatos emberek, akik tükröt mutatnak mindannyiunknak emberségünkből.
Bize kendi insanlığımızı gösteren ayna insanlar.놀라운 사람들이 있습니다.
Bize kendi insanlığımızı gösteren ayna insanlar.המציעים לכולנו מראה לאנושיות שלנו.
Bize kendi insanlığımızı gösteren ayna insanlar.يقدمون لنا جميعنا مرآة لنرى فيها إنسانيتنا.
Bize kendi insanlığımızı gösteren ayna insanlar.ルシール・クリフトンというアメリカの詩人の詩で終わりたいと思います
Bizim gibi, o da aynadaki bireyin kendisi olduğunu biliyor.Ca şi noi, știe că acea reflexie din oglindă este ea.
Bizim gibi, o da aynadaki bireyin kendisi olduğunu biliyor.Come noi, sa che l'individuo nello specchio è lei.
Bizim gibi, o da aynadaki bireyin kendisi olduğunu biliyor.Comme nous, elle sait que cet individu dans le miroir, c'est elle.
Bizim gibi, o da aynadaki bireyin kendisi olduğunu biliyor.Como nosotros, sabe que el individuo en el espejo es ella misma.
Bizim gibi, o da aynadaki bireyin kendisi olduğunu biliyor.정말 우리처럼, 이 보노보도 거울 속의 모습이 자신이라는 것을 압니다.
Bizim gibi, o da aynadaki bireyin kendisi olduğunu biliyor.Ligesom os, ved hun at individet i spejlet er hende.
Bizim gibi, o da aynadaki bireyin kendisi olduğunu biliyor.Meidän laillamme hän tietää kuvan esittävän itseään.
Bizim gibi, o da aynadaki bireyin kendisi olduğunu biliyor.Net zoals wij herkent ze zich in een spiegel.
Bizim gibi, o da aynadaki bireyin kendisi olduğunu biliyor.Seperti kita, dia tahu bahwa individu dalam cermin itu adalah dia.
Bizim gibi, o da aynadaki bireyin kendisi olduğunu biliyor.Tak jak my, wie że twarz w lusterku to ona sama.
Bizim gibi, o da aynadaki bireyin kendisi olduğunu biliyor.(Tal como nós, ela sabe que a figura no espelho é ela.)
Bizim gibi, o da aynadaki bireyin kendisi olduğunu biliyor.Tudja, akárcsak mi, hogy az a valaki ott a tükörben nem más, mint ő maga.
Bizim gibi, o da aynadaki bireyin kendisi olduğunu biliyor.Wir wir weiß sie, dass das Individuum im Spiegel sie selbst ist.
Bizim gibi, o da aynadaki bireyin kendisi olduğunu biliyor.Подобно на нас, тя знае, че това което вижда в огледалото е тя.
Bizim gibi, o da aynadaki bireyin kendisi olduğunu biliyor.Так же, как мы, она знает, что отражение в зеркале — это она сама.
Bizim gibi, o da aynadaki bireyin kendisi olduğunu biliyor.כמונו היא יודעת שמי שמשתקף במראה זו היא.
Bizim gibi, o da aynadaki bireyin kendisi olduğunu biliyor.مثلنا تماما، تعرف أن ذاك الوجه في المرآة هو وجهها.
Bizim gibi, o da aynadaki bireyin kendisi olduğunu biliyor.(音楽)
- Böyle hileler olmasın. Odada ayna olmasın. -Essa é a porta,bem ali.
Brunelleschi'nin aynada gördüğü resmin yansıması ile gerçek bina birebir aynı gözüküyor.Co Brunelleschi viděl v odrazu malby, vypadalo přesně jako realita, která byla před ním.
Brunelleschi'nin aynada gördüğü resmin yansıması ile gerçek bina birebir aynı gözüküyor.O que Brunelleschi via no reflexo da pintura era exatamente igual à realidade em frente a ele.
Brunelleschi'nin aynada gördüğü resmin yansıması ile gerçek bina birebir aynı gözüküyor.(Ж)Брунеллескі добився того, щоб зображення у дзеркалі були такими ж, як і реальні об'єкти перед ним.
Brunelleschi'nin aynada gördüğü resmin yansıması ile gerçek bina birebir aynı gözüküyor.(ж) То, что Брунеллески видел в отражении рисунка, (ж) выглядело точно так же, как реальность перед ним.
Bu aynalar, çalışmama kattığım en yeni malzemeler.[ANATSUI] Gli specchi sono l'elemento più recente nelle mie opere.
Bu aynalar, çalışmama kattığım en yeni malzemeler.Anat sui : 거울은 요즘들어 제가 사용하기 시작한 재료예요
Bu aynalar, çalışmama kattığım en yeni malzemeler.[Anatsui] Les miroirs sont les éléments le plus neufs que j'introduit dans mon œuvre.
Bu aynalar, çalışmama kattığım en yeni malzemeler.[Anatsui] Los espejos son prácticamente los elementos más nuevos que estoy incorporando a mi obra.
Bu aynalar, çalışmama kattığım en yeni malzemeler.[ANATSUI] Os espelhos são o elemento mais recente que incorporei no meu trabalho.
Bu bir jüri simülasyon müzakere odası ve bunu iki yönlü aynanın ötesinde görebilirsinizAceasta este o cameră de simulare a procesului de deliberare a unui juriu
Bu bir jüri simülasyon müzakere odası ve bunu iki yönlü aynanın ötesinde görebilirsinizDas hier ist ein Beratungsraum für simulierte Jurys, und hinter dem spiegelnden Glas sehen Sie
Bu bir jüri simülasyon müzakere odası ve bunu iki yönlü aynanın ötesinde görebilirsinizDit is een simulatieruimte voor juryberaadslaging.
Bu bir jüri simülasyon müzakere odası ve bunu iki yönlü aynanın ötesinde görebilirsinizEsta é uma sala de simulação de deliberação de júri.
Bu bir jüri simülasyon müzakere odası ve bunu iki yönlü aynanın ötesinde görebilirsiniz여기는 모의 배심원 토의실입니다. 양면거울 너머로 배심원자문가들이
Bu bir jüri simülasyon müzakere odası ve bunu iki yönlü aynanın ötesinde görebilirsinizVoici la salle des délibérations d'une simulation de jury. Vous pouvez voir derrière ce miroir sans teint
Bu bir jüri simülasyon müzakere odası ve bunu iki yönlü aynanın ötesinde görebilirsinizזהו חדר הדמיה לדיוני חבר מושבעים, ואתם רואים שמעבר למראה הדו-צדדית הזו
Bu bir jüri simülasyon müzakere odası ve bunu iki yönlü aynanın ötesinde görebilirsinizهذه هي هيئة محلفين المحاكاة في غرفة المداولة ، ويمكنك رؤية خلف تلك المرآة باتجاهين
Bu bir jüri simülasyon müzakere odası ve bunu iki yönlü aynanın ötesinde görebilirsinizマジックミラーの向こう側に 陪審裁判のアドバイザーたちが控えていて
Bu da aynamız.A tento paprsek vypadá, jako kdyby vycházel zezadu odsud. Tady se sbíhají.
Bu da aynamız.Então ele iria voltar como aquele
Bu da aynamız.이것은 거울입니다
Bu da aynamız.To nasze lustro
Bu da aynamız.И този лъч изглежда, като че идва от тук отзад.