Ana içeriğe geç
Sözlük

ayna ile cümle

ayna kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Bazılarınız, bu odadakilerin bazıları, harika insanlar. Bize kendi insanlığımızı gösteren ayna insanlar.Kilku z was jest tutaj, wspaniałych ludzi, którzy są lustrem dla naszego własnego człowieczeństwa.
Bazılarınız, bu odadakilerin bazıları, harika insanlar. Bize kendi insanlığımızı gösteren ayna insanlar.Дехто з вас у цій кімнаті, дивовижні люди, може бути дзеркалом для нашої власної людяності.
Ben ayna kullanmasam da bu benim tanagra tiyatrosuna digital bir övgüm.Acum, eu nu mai folosesc oglinzi, dar acesta e tributul meu digital teatrului Tanagra.
Ben ayna kullanmasam da bu benim tanagra tiyatrosuna digital bir övgüm.Agora, eu não vou usar espelhos, mas esta é minha homenagem digital ao Teatro Tanagra.
Ben ayna kullanmasam da bu benim tanagra tiyatrosuna digital bir övgüm.Én nem fogok tükröket használni, de ez az én digitális tisztelgésem a tanagra színház előtt.
Ben ayna kullanmasam da bu benim tanagra tiyatrosuna digital bir övgüm.Ich habe zwar keine Spiegel, aber diesen digitalen Tribut an das Tanagra-Theater.
Ben ayna kullanmasam da bu benim tanagra tiyatrosuna digital bir övgüm.Já nebudu používat zrcadla, ale toto je moje digitální poklona divadlu "Tanagra".
Ben ayna kullanmasam da bu benim tanagra tiyatrosuna digital bir övgüm.Jaz sicer ne bom uporabil ogledal, predstavil pa vam bom svoj digitalni prispevek k teatru tanagra.
Ben ayna kullanmasam da bu benim tanagra tiyatrosuna digital bir övgüm.Jeg vil ikke bruge spejle, men dette er min digitale hyldest til tanagra teateret.
Ben ayna kullanmasam da bu benim tanagra tiyatrosuna digital bir övgüm.저는 거울을 사용하지 않고 디지털 방식으로 타나그라 연극을 하나 보여 드리겠습니다.
Ben ayna kullanmasam da bu benim tanagra tiyatrosuna digital bir övgüm.Maintenant, je n'utilise pas de miroirs, mais voici mon hommage numérique au théâtre Tanagra.
Ben ayna kullanmasam da bu benim tanagra tiyatrosuna digital bir övgüm.Nee, ik zal geen spiegels gebruiken maar dit is mijn digitale bijdrage aan het Tanagra-theater.
Ben ayna kullanmasam da bu benim tanagra tiyatrosuna digital bir övgüm.Nie używając luster, złożę teraz cyfrowy hołd teatrowi tanagra.
Ben ayna kullanmasam da bu benim tanagra tiyatrosuna digital bir övgüm.No voy a usar espejos ahora, pero este es mi homenaje digital al teatro de Tanagra.
Ben ayna kullanmasam da bu benim tanagra tiyatrosuna digital bir övgüm.Ora non userò degli specchi ma questo è il mio tributo digitale al teatro Tanagra.
Ben ayna kullanmasam da bu benim tanagra tiyatrosuna digital bir övgüm.Sekarang, saya tidak akan menggunakan cermin, tetapi ini adalah upeti digital saya untuk Theater Tanagra.
Ben ayna kullanmasam da bu benim tanagra tiyatrosuna digital bir övgüm.Teraz nepoužijem zrkadlá, ale toto bude moja digitálna poklona divadlu "Tanagara".
Ben ayna kullanmasam da bu benim tanagra tiyatrosuna digital bir övgüm.Εγώ δεν θα χρησιμοποιήσω καθρέπτες, αλλά, αυτό είναι το ψηφιακό μου αφιέρωμα στο θέατρο της Τανάγρας.
Ben ayna kullanmasam da bu benim tanagra tiyatrosuna digital bir övgüm.Ні, я не буду використовувати дзеркала, але це мій цифровий вклад у театр танаґра.
Ben ayna kullanmasam da bu benim tanagra tiyatrosuna digital bir övgüm.Няма да използвам огледала, но това е дигиталния ми принос към театър Танагра.
Ben ayna kullanmasam da bu benim tanagra tiyatrosuna digital bir övgüm.Сейчас я не буду пользоваться зеркалами, а отплачу цифровыми технологиями театру танагра.
Ben ayna kullanmasam da bu benim tanagra tiyatrosuna digital bir övgüm.המופיעים על במה מיניאטורית. אני לא אשתמש במראות, אך זוהי המחווה שלי לתיאטרון ה"טנגרה".
Ben ayna kullanmasam da bu benim tanagra tiyatrosuna digital bir övgüm.يؤدون أدوارهم على مسرح مصغر. إلا أنني لن أستخدم المرايا الآن، لكن هذه هي إشادتي الرقمية بمسرح تاناغرا.
Ben ayna kullanmasam da bu benim tanagra tiyatrosuna digital bir övgüm.いわばデジタル技術を使った タナグラ劇場への讃辞です では 物語をはじめましょう
Benim kullandığım çok basit bir araştırma aleti: Bir ayna.Dabei habe ich ein sehr simples Forschungstool benutzt, einen Spiegel; und wir erhielten viele Informationen,
Ben put gibi kesilmiştim, donakalmıştım, bakabildiğim tek şey dikiz aynasıydı.Am fost atâta de împietrită și rătăcită, nu m-am putut uita decât în oglinda retrovizoare.
Ben put gibi kesilmiştim, donakalmıştım, bakabildiğim tek şey dikiz aynasıydı.Byłam sparaliżowana, zupełnie drętwa, wpatrzona jedynie we wsteczne lusterko.
Ben put gibi kesilmiştim, donakalmıştım, bakabildiğim tek şey dikiz aynasıydı.Ero talmente impietrita, non sentivo nulla, riuscivo solo a guardare lo specchietto retrovisore.
Ben put gibi kesilmiştim, donakalmıştım, bakabildiğim tek şey dikiz aynasıydı.Estaba muerta de miedo, y tan paralizada, no podía más que mirar en el espejo retrovisor.
Ben put gibi kesilmiştim, donakalmıştım, bakabildiğim tek şey dikiz aynasıydı.Ik was zo versteend en verdoofd, dat ik alleen maar in de achteruitkijkspiegel kon kijken.
Ben put gibi kesilmiştim, donakalmıştım, bakabildiğim tek şey dikiz aynasıydı.J'étais pétrifiée, engourdie, tout ce que je pouvais regarder c'était dans le rétroviseur.
Ben put gibi kesilmiştim, donakalmıştım, bakabildiğim tek şey dikiz aynasıydı.저는 매우 겁에 질렸고 멍한 상태였어요. 제가 보았던 모든 것들이 백미러에 있었죠.
Ben put gibi kesilmiştim, donakalmıştım, bakabildiğim tek şey dikiz aynasıydı.Бях толкова ужасена и толкова безчувствена, можех само да гледам в огледалото за задно виждане.
Ben put gibi kesilmiştim, donakalmıştım, bakabildiğim tek şey dikiz aynasıydı.Я была настолько окаменевшай и онемевшей, я могла только смотреть в зеркало заднего вида.
Ben put gibi kesilmiştim, donakalmıştım, bakabildiğim tek şey dikiz aynasıydı.הייתי כל כך מבוהלת וקהת חושים, שיכולתי רק להסתכל במראה האחורית.
Ben put gibi kesilmiştim, donakalmıştım, bakabildiğim tek şey dikiz aynasıydı.كنت مشلولة من الخوف مصابة بالخدر كل ماكان بإستطاعتي فعله كان النظر إلى المرأة الخلفية
Ben put gibi kesilmiştim, donakalmıştım, bakabildiğim tek şey dikiz aynasıydı.ずっと バックミラーを見つめていた 彼が高速の道路脇に 死んだ娘を置き去りにしたの
Bilinçlilik, bütün imgelerin kendi üzerinde ortaya çıkmasına izin veren bir ayna gibidir.A consciência é como um espelho que permite que todas as imagens surjam em si.
Bilinçlilik, bütün imgelerin kendi üzerinde ortaya çıkmasına izin veren bir ayna gibidir.A tudat olyan, mint egy tükör, amely bármely képet elénk vetít.
Bilinçlilik, bütün imgelerin kendi üzerinde ortaya çıkmasına izin veren bir ayna gibidir.Bewusstsein ist wie ein Spiegel, der alle Bilder entstehen lässt.
Bilinçlilik, bütün imgelerin kendi üzerinde ortaya çıkmasına izin veren bir ayna gibidir.Conștiința e precum o oglindă care permite tuturor imaginilor să se reflecte în ea.
Bilinçlilik, bütün imgelerin kendi üzerinde ortaya çıkmasına izin veren bir ayna gibidir.Het bewustzijn is als een spiegel die toestaat dat alle beelden erop mogen verschijnen.
Bilinçlilik, bütün imgelerin kendi üzerinde ortaya çıkmasına izin veren bir ayna gibidir.Kesadaran adalah cermin yang membuat banyak gambar keluar darinya.
Bilinçlilik, bütün imgelerin kendi üzerinde ortaya çıkmasına izin veren bir ayna gibidir.의식이란 사물을 비추는 거울과 같습니다.
Bilinçlilik, bütün imgelerin kendi üzerinde ortaya çıkmasına izin veren bir ayna gibidir.La conscience est comme un miroir qui permet aux images d'avoir un support.
Bilinçlilik, bütün imgelerin kendi üzerinde ortaya çıkmasına izin veren bir ayna gibidir.La consciencia es como un espejo que permite ver todas las imágenes que surgen.
Bilinçlilik, bütün imgelerin kendi üzerinde ortaya çıkmasına izin veren bir ayna gibidir.La coscienza è come uno specchio che permette a tutte le sensazioni di venir fuori.
Bilinçlilik, bütün imgelerin kendi üzerinde ortaya çıkmasına izin veren bir ayna gibidir.Medvetande är som en spegel som tillåter alla bilder att uppträda på den.
Bilinçlilik, bütün imgelerin kendi üzerinde ortaya çıkmasına izin veren bir ayna gibidir.Świadomość jest jak lustro odbijające różne obrazy.
Bilinçlilik, bütün imgelerin kendi üzerinde ortaya çıkmasına izin veren bir ayna gibidir.Tietoisuus muistuttaa peiliä, joka sallii kaikenlaiset kuvat.
Bilinçlilik, bütün imgelerin kendi üzerinde ortaya çıkmasına izin veren bir ayna gibidir.Uvedomenie je ako zrkadlo, ktoré umožní všetkým podobám zobraziť sa.
Bilinçlilik, bütün imgelerin kendi üzerinde ortaya çıkmasına izin veren bir ayna gibidir.Vědomí je jako zrcadlo umožňující, aby se v něm všechny obrazy objevovaly.
Bilinçlilik, bütün imgelerin kendi üzerinde ortaya çıkmasına izin veren bir ayna gibidir.Ý thức giống như một tấm gương cho phép mọi hình ảnh khởi lên trên nó.
Bilinçlilik, bütün imgelerin kendi üzerinde ortaya çıkmasına izin veren bir ayna gibidir.Η συνείδηση είναι σαν ένας καθρέπτης ο οποίος επιτρέπει μέσα του όλες τις εικόνες.
Bilinçlilik, bütün imgelerin kendi üzerinde ortaya çıkmasına izin veren bir ayna gibidir.Самосознание — зеркало, в котором появляются все образы.
Bilinçlilik, bütün imgelerin kendi üzerinde ortaya çıkmasına izin veren bir ayna gibidir.Свідомість схожа на дзеркало, що відбиває абсолютно будь-які образи.
Bilinçlilik, bütün imgelerin kendi üzerinde ortaya çıkmasına izin veren bir ayna gibidir.Съзнателността е като огледало, което позволява на всички образи да се оглеждат в него.
Bilinçlilik, bütün imgelerin kendi üzerinde ortaya çıkmasına izin veren bir ayna gibidir.מודעות היא כמו מראה שמאפשרת לכל התמונות להשתקף בה.
Bilinçlilik, bütün imgelerin kendi üzerinde ortaya çıkmasına izin veren bir ayna gibidir.الضمير كالمرآة التى تستطيع أن ترى فيه كل صورك وتراها بوضوح .
Bilinçlilik, bütün imgelerin kendi üzerinde ortaya çıkmasına izin veren bir ayna gibidir.醜い顔も美しい顔も
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod